Giriş
Yakınınız olan birinin başarısızlık yaşadığını öğrendiğinizde ne hissedersiniz? Üzüntü, empati ve destek olma isteği beklenen tepkiler arasındadır. Ancak bazen bu duygulara eşlik eden, dile getirmekte zorlanabileceğimiz başka bir his daha ortaya çıkabilir: Kendi durumumuzun daha iyi olduğunu fark etmekten kaynaklanan rahatlama. Başkasının yaşadığı olumsuzluğun bize dolaylı bir memnuniyet vermesi, insan duygularının karmaşık yönlerinden biridir.
Psikolojide schadenfreude olarak adlandırılan bu kavram, başka bir kişinin talihsizliği karşısında hissedilen haz veya memnuniyeti ifade eder. Bu duygu, kişinin başkasının acı çekmesini mutlaka bilinçli olarak istemesi anlamına gelmez. Bazen yakın çevremizdeki birinin başarısızlığı, kendi yetersizlik duygularımızı geçici olarak hafifletebilir. Peki, başkasının kaybı hangi koşullarda kendi kazancımız gibi hissedilir?
Sosyal Karşılaştırma ve Özdeğer İlişkisi
İnsanlar kendilerini değerlendirirken yalnızca kişisel ölçütlerine başvurmaz; çevrelerindeki insanların başarılarını, özelliklerini ve yaşam koşullarını da dikkate alabilir. Festinger’in (1954) sosyal karşılaştırma kuramı, bireylerin kendi görüşlerini ve yeteneklerini değerlendirme süreçlerinde başkalarıyla karşılaştırma yapabildiklerini ortaya koyar.
Bu karşılaştırmalar her zaman olumsuz sonuçlanmaz. Başkasının başarısı ilham verebilir, yeni hedefler belirlemeyi kolaylaştırabilir veya öğrenme fırsatı yaratabilir. Bununla birlikte, karşılaştırma kişinin kendi değerini tehdit ediyor gibi algılandığında kıskançlık, yetersizlik ve rekabet duyguları da ortaya çıkabilir.
Özellikle kendimizi sık sık başkalarının başarıları üzerinden değerlendirdiğimizde, onların elde ettikleri sonuçlar kendi değerimizin bir göstergesiymiş gibi algılanabilir. Böyle bir durumda, daha önce kendimizi geride hissetmemize neden olan bir kişinin başarısızlığı, aradaki farkın azaldığı düşüncesini doğurabilir. Kişi kendi koşulları değişmediği hâlde kendisini görece daha iyi hissedebilir. Buradaki rahatlama, gerçek bir ilerlemeden çok, karşılaştırmanın sonucundaki değişimle ilişkili olabilir.
Kıskançlıktan Başkasının Talihsizliğine Duyulan Hazza
Kıskançlık ile schadenfreude birbiriyle ilişkili olabilse de aynı duyguyu ifade etmez. Kıskançlık, başka bir kişinin sahip olduğu bir özellik, başarı veya imkâna yönelik eksiklik hissiyle bağlantılıdır. Schadenfreude ise o kişinin olumsuz bir durum yaşaması karşısında ortaya çıkan memnuniyeti anlatır.
Lange ve arkadaşlarının (2018) meta-analizi, kıskançlığın farklı biçimlerini ve bunların başkasının talihsizliğine verilen duygusal tepkilerle ilişkisini incelemiştir. Araştırmacılar, kıskançlığın tek biçimli bir duygu olarak ele alınamayacağını; kişinin başkasının sahip olduğu şeye yönelik tutumunun farklılaşabildiğini göstermiştir. Başkasından ilham alarak kendini geliştirmeye yönelmek ile o kişinin sahip olduklarını kaybetmesini istemek bu açıdan birbirinden ayrılır.
Benzer biçimde, van Dijk ve arkadaşları (2006), başkasının talihsizliğinden duyulan hazzın özellikle kişinin kendisiyle karşılaştırdığı birinin olumsuzluk yaşaması durumunda ortaya çıkabildiğini göstermiştir. Bu bulgular, söz konusu duygunun yalnızca karşıdaki kişinin başına gelenlerle değil, onun bizim için ne ifade ettiğiyle de ilişkili olabileceğini düşündürür.
Örneğin, iş yerinde aynı pozisyon için değerlendirilen iki çalışma arkadaşını düşünelim. Birinin öne çıkarılması, diğerinde kendisini yetersiz hissetme veya geride kalma duygusu yaratabilir. Öne çıkan kişinin daha sonra bir hata yapması, diğer çalışanda kısa süreli bir rahatlama oluşturabilir. Bu rahatlama, kişinin kendi performansında bir iyileşme olduğu için değil, kendisini kıyasladığı kişinin avantajının azaldığını düşünmesi nedeniyle ortaya çıkabilir. Bununla birlikte, böyle bir tepki herkes için geçerli değildir; kişi aynı anda hem çalışma arkadaşının yaşadığı güçlüğe üzülebilir hem de kendi konumuna ilişkin rahatlama hissedebilir.
Bu Duygu Bize Ne Anlatabilir?
Başkalarının başarısızlığı karşısında hissettiğimiz rahatlama, tek başına karakterimiz hakkında kesin bir yargıya varmak için yeterli değildir. Önemli olan, bu duygunun hangi koşullarda ortaya çıktığını ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini fark edebilmektir.
Bir başkasının kaybı bizi rahatlatıyorsa kendimize şu soruları yöneltebiliriz: Kendi başarımı neden başkasının başarısıyla ölçüyorum? Bu kişinin ilerlemesi bende hangi yetersizlik duygusunu uyandırıyor? Onun yaşadığı olumsuzluk gerçekten benim koşullarımı değiştirdi mi, yoksa yalnızca kendimi değerlendirme biçimimi mi etkiledi?
Bu sorular, suçluluk duymaktan çok öz farkındalık geliştirmeye hizmet edebilir. Çünkü başkalarıyla karşılaştırma yapmayı tamamen ortadan kaldırmak gerçekçi olmayabilir; ancak bu karşılaştırmaların özdeğerimizi belirlemesine izin verip vermediğimizi sorgulayabiliriz. Başkasının başarısının bizim başarısızlığımız, onun kaybının da bizim kazancımız olmadığını hatırlamak bu süreçte önemlidir.
Sonuç
Başkasının talihsizliği karşısında hissedilen memnuniyet, insan ilişkilerinde her zaman açıkça konuşulmayan duygulardan biridir. Sosyal karşılaştırma, kıskançlık ve özdeğer algısı, bu duygunun hangi koşullarda ortaya çıkabileceğini anlamamıza yardımcı olur. Bununla birlikte, tek bir tepkiye bakarak bir insanın niyetini veya kişiliğini kesin biçimde değerlendirmek doğru değildir.
Psikolojik farkındalık, yalnızca başkalarının davranışlarını anlamaya çalışmakla değil, kendi iç dünyamızdaki çelişkili duyguları da tanımakla gelişir. Başkasının kaybından rahatlama duyduğumuzu fark ettiğimizde asıl soru, bu duygunun bizi iyi ya da kötü biri yapıp yapmadığı değildir. Asıl soru, kendi değerimizi başkalarının kayıplarına ihtiyaç duymadan nasıl kurabileceğimizdir.
Kaynakça
- Festinger, L. (1954). A theory of social comparison processes. Human Relations, 7(2), 117–140. https://doi.org/10.1177/001872675400700202
- Lange, J., Weidman, A. C., & Crusius, J. (2018). The painful duality of envy: Evidence for an integrative theory and a meta-analysis on the relation of envy and schadenfreude. Journal of Personality and Social Psychology, 114(4), 572–598. https://doi.org/10.1037/pspi0000118 van Dijk, W. W., Ouwerkerk, J. W., Goslinga, S., Nieweg, M., & Gallucci, M. (2006). When people fall from grace: Reconsidering the role of envy in Schadenfreude. Emotion, 6(1), 156–160. https://doi.org/10.1037/1528-3542.6.1.156

