İlişkide Özür Dilemek Neden Her Zaman Sorunu Çözmüyor?
Bazı özürler ilişkideki problemi çözmeye yeterken, neden bazı özürler çözümü sağlamada yeterli olmaz ve daha büyük bir krize sürükleyerek çiftleri birbirinden uzaklaştırır?
Bir ilişkide yalnızca “özür dilerim” demek her zaman yeterli olmayabilir. Çünkü bazen ihtiyaç duyulan şey, özrün kendisinden çok, kişinin yaptığı davranışın karşı tarafta yarattığı etkiyi anlayabildiğini göstermesidir. Çiftlerden biri yalnızca “özür dilerim” cümlesini duymak yerine, “Seni kırdığımın farkındayım ve bunun için gerçekten üzgünüm.” gibi bir ifadeyle
davranışının sorumluluğunun üstlenildiğini ve yaşanan kırgınlığın görüldüğünü hissetmek
isteyebilir. Çünkü bazen bir tarafın sadece yapılan eylemin sorumluluğunun alındığını görüp hissetmeye ve neden böyle olduğuna dair gerekçeyi duymaya ihtiyacı olur. Özrün karşı tarafta beklenen karşılığı bulmadığı durumlarda ise çatışma sona ermek yerine devam edebilir; hatta daha önce yaşanan kırgınlıkların da yeniden gündeme gelmesiyle sorun daha karmaşık bir hâle gelebilir.
Peki, bir özrü gerçekten onarıcı yapan şey nedir? Neden bazı özürler ilişkiyi ve kişileri birbirine yakınlaştırırken, bazıları “beni hiç anlamıyorsun” duygusuna kapılmaya neden olur?
1- Her “Özür Dilerim” Gerçek Bir Özür müdür?
Özür dileme eylemi, bireyin hatasından pişmanlık duyarak farkındalık çerçevesinde ilişkiye ve karşısındaki kişiye verdiği zararı yeniden onarmasıdır (İşbilen, 2024). Bir özrün dile getirilmesi kadar, o özrün nasıl ve ne şekilde dile getirildiği de çok önemlidir.
Özrün şekli literatürde doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki biçimde ele alınır (İşbilen, 2024). Doğrudan dilenen özür, kişinin hatasını kabul ettiğini, sorumluluk aldığını ve aynı şeyin tekrar olmayacağına dair güvence verdiğini gösterir. Dolaylı bir özür ise “özür dilerim” kelimesini kullanmadan bazı mazeretler yoluyla dile getirilmesidir (İşbilen, 2024).
Bu durumda “Seni incittiğim için gerçekten özür dilerim.” ile “Sen öyle yaptığın için ben de öyle dedim, özür dilerim.” ifadeleri, sorumluluk alabilme noktasında farklılık gösterecektir. Çünkü birçok araştırmacıya göre bir ilişkinin kalitesi ve devamlılığının sürdürülebilmesi için önemli olan, yaşanan çatışmada kişilerin hissettiği duygular ve sergiledikleri davranışlardır (Kaynak, 2014).
2- Bir Özrü Onarıcı Yapan Nedir?
Gottman, başarılı ve başarısız evlilikleri kavramsallaştırmak adına Güçlü İlişki Evi modelini ortaya atmıştır. Bu model yedi bloktan oluşmaktadır; sevgi haritaları oluşturma, ilgi ve beğeniyi paylaşma, birbirine yönelme, olumlu bakış açısı, çatışmayı yönetme, hayalleri gerçekleştirme ve ortak anlam yaratma (Anlatan, 2021).
Bu bloklardan sadece “Çatışmayı Yönetme” aşamasını ele almak, onarıcı bir özrün nasıl olması gerektiği açısından anlaşılır olacaktır. Güçlü İlişki Evi modelinde yer alan çatışmayı yönetme bloğunda, başarılı ve mutlu bir ilişkiye sahip olan çiftlerin çatışma esnasında birbirlerini suçlamaktan ziyade birbirlerini anlamaya çalıştıkları ve eylemlerinin sorumluluğunu alarak onarma yoluna girdikleri belirtilmektedir (Anlatan, 2021).
Gottman’ın Mahşerin Dört Atlısı olarak adlandırdığı; eleştiri, aşağılama, savunmacılık ve duvar örme ise ilişkiyi ve iletişimi olumsuz etkileyen iletişim biçimleridir. Onarım girişimleri ise çatışmanın daha fazla büyümesini engellemek ve çiftlerin yeniden birbirlerine yönelmelerini sağlamak açısından önem taşımaktadır. Bu noktada “sen dili” yerine “ben dili”nin kullanılması, takdir ve beğeninin dile getirilmesi, karşı tarafı anlamaya çalışmak ve sorumluluk alabilmek onarıcı iletişimin önemli unsurları arasında yer almaktadır.
3- Özür Dilemek Neden Bazen Yetmez?
Özür dilemek, yaşanan çatışmayı sonlandırmaya yetse de kırgınlıkları telafi etme yolunda yetersiz kalabilir. Bazen bazı özürler; sorumluluk alınmadan dilendiğinde, aynı davranışı tekrar etmeye devam ederek dilendiğinde, şefkatin ve ilginin özürle tamamlanmadığı durumlarda yetersiz kalabilir.
Çünkü kişi özürden sonra anlaşılmak, ilgi görmek, şefkat ve yakınlık hissetmeye ihtiyaç duyabilir. Bu durumda da sadece “özür dilerim” cümlesiyle kapanan bir konu, karşı tarafın “Özür diledim ya, daha ne yapayım?” diyerek savunmacı davranmasına neden olarak çatışmayı döngüye sokabilir.
Bu nedenle ilişkilerde asıl onarıcı olan yalnızca “özür dilerim” demek değildir; o sorumluluğu taşıyabilmek, partnerinin duygularını anlayabilmek, bir daha olmayacağına dair güven verebilmek, özrünü sevgi ve ilgi ile birleştirebilmektir.
Kaynakça
- Kaynakça
- Anlatan, Ö. (2021). Deneye dayalı bir yaklaşım: Gottman çift terapisi. Aile Psikolojik Danışmanlığı Dergisi, 4(1), 74–93.
- İşbilen, N. (2024). Özür dileme stratejileri ve dindarlık üzerine ampirik bir araştırma. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 67(67), 337–373.
- Kaynak, B. D. (2014). İlişki çatışmalarında duygu ifade biçimleri: Yatırım modeli açısından bir inceleme [Yüksek lisans tezi]. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji (Sosyal Psikoloji) Anabilim Dalı.


