YARDIM İSTEME: ZORLUKLARI, KÖKENLERİ VE YAŞAM BECERİSİ OLARAK GELİŞTİRİLMESİ
Yardım istemek bazılarımız için kolay olsa da, bazılarımız için birinden yardım talep etmek oldukça zorlayıcı ve tercih edilmeyen bir davranıştır. Bu yazıda yardım istemenin zorlukları ve neden yardım isteyemediğimizi anlamaya çalışıp, bunu değiştirmek için neler yapabileceğimiz konularına açıklık getireceğiz.
1. Yardım istemeyi engelleyen faktörler:
Yardım istemek kavramına bakış açımız ve yardım isterken nasıl hissettiğimiz, yardım isteme davranışımızı etkiler. Yardım istemeyi yetersizlik, muhtaç olma, kusurluluk veya yük olma gibi algıladığımızda, yardım istemek daha da zorlaşır. Yardım istediğim kişi tarafından zayıf görüleceğim korkusu, her şeyi tek başıma halletmeliyim baskısı veya yardım istersem kontrolü elimden bırakmış olurum düşüncesi, yardım istemenin önündeki diğer engellerdir. Toplumsal cinsiyet rollerimiz de yardım istememizin önünde engel oluşturabiliyor. Yapılan çalışmalarda erkeklerin kadınlara göre sosyal ve psikolojik yardım alma oranları daha az bulunmuştur.
Yardım isteme bazı durumlarda mükemmeliyetçilikle ilişkili olabiliyor. Yüksek standartları olan kişiler, yardım istediği veya işi verdiği kişinin işi yeteri kadar iyi yapamayacağını düşünür; “nasıl olsa arkasından yapmam gerekecek, en iyisi kendim yapayım” der ve işi paylaşamaz. Yardım eden üsttedir, yardım alan alttadır inancı da kişiyi yardım istemekten geri tutar ve zamanla yalnızlaştırır.
2. Yardım isteme davranışına yeni bir bakış açısı:
Yardım istemek sanılanın aksine bir zayıflık değil, sağlam
bir karakteri ve özgüveni işaret eder. Kişinin yardıma ihtiyacı olduğunu fark etmesi, nerede tıkandığını bilmesi, kendi sınırlarının farkında olduğunu gösterir; bu da bir eksi değil, artıdır. Yardım istedikçe çevremizle ilişkilerimiz de güçlenir ve yalnızlık azalır. Kişi sosyal ilişki içinde olduğunda ruh sağlığı da olumlu anlamda etkilenir. Yardım isteyen insanların depresyon seviyesi daha düşük olur ve yaşam sevinçleri daha yüksektir.
3. Çocukluk dönemi ve ebeveyn tutumunun etkisi:
Yardım isteme becerisi büyük oranda yetiştiğimiz ortamda şekillenir. Kişi ihtiyaçlarının görülmediği veya yardım isteğinin sürekli geri çevrildiği bir ortamda büyüdüyse, yardım isteme becerisi gelişemez. Çocuğa küçük yaşta yaşının üzerinde sorumluluk yüklendiyse, kişi yardım istemeden büyür. Aile içinde başarısız olduğunda eleştirilip sürekli kusurlu hissettirildiyse, yardım istemeyi yetersizlik olarak kodlayıp bu becerisini geliştiremez. Ailenin kimseye muhtaç olmama, milletin eline bakmama gibi bakış açıları varsa, çocuk yardım istemenin zayıflık olduğuna inanır.
4. İlişkilerde ve ebeveynlikte yardım isteme:
Bazı ilişkilerde karşı taraftan hiçbir şey istemeyen ve bütün sorumlulukları yüklenen bir taraf olabiliyor. Başta iyi giden bu düzen, bir süre sonra bütün yükü alan ve hiç yardım talep etmeyen tarafa tükenmişliğe yol açabiliyor. Bununla beraber ilişkide kopukluk ve hayal kırıklıkları olabiliyor. Gerektiği yerde ve ihtiyaç duyduğunda bunu fark ettirmek, iki kişiyi birbirine yaklaştırır ve uzaklaşmayı ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Yardım isteme becerisi gelişmemiş bir yetişkin ebeveynlik rolüne geçtiğinde, çocuğu için saçını süpürge eden, her şeyi çocuğu yerine yapan, onun sorumluluklarını da alan ama ortak işbirliğine girmeyen bir tablo çizebiliyor. Her şeyi yaparak süper anne veya süper baba olmak, çocuğun yaşam becerilerinin gelişmesine engel olabiliyor. Yardım isteyen ebeveyn olmak, çocuğa başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı olmayı ve işbirliğini öğretir.
5. Yardım isteme becerisi geliştirme:
Yardım isteme becerisini büyüdüğümüz ortamda edinememiş olabiliriz; fakat bu beceri sonradan da geliştirilebilir. Öncelikle yardım isteyememenin kökenini anlamalıyız. “Ben hangi durumlarda, ne zaman ve neden yardım isteyemiyorum?” sorusunun cevabı size yol gösterecektir. Çevremizle ilişkisel olarak bağ kurmayı deneyebiliriz. Görev odaklı bir bağ yerine ilişki odaklı bir bağ kurma, daha iyi hissettirecektir. Yardım istemeyle ilgili küçük provalar yapabiliriz. En yakınlarımızdan küçük küçük bir şeyler isteyerek başlayabiliriz. “Şu suyu uzatır mısın?” gibi minik bir adım bile, başarmış hissettirip tekrar denemenize cesaret verecektir.
6. Çocukta yardım isteme becerisini geliştirme:
Çocuğunuzun yardım istemeyi bilmesini istiyorsanız, yapabileceğiniz birkaç şey var. Öncelikle çocuklar duyduklarını değil, gördüklerini yaparlar; bu sebeple rol model olmak kıymetlidir. Çocuk, anne babasını yardım isterken görürse, bunun normal bir şey olduğunu öğrenebilir.
Çocuktan yardım istemek ve onu sürece dahil etmek, birine nasıl yardım edeceğini öğrenmesini sağlar. Yetersiz ve kusurlu hissettirmemek, her koşulda yapmamız gereken ve yardım isteme becerisini de geliştirecek bir davranıştır. Kimseden yardım istememe gibi olumsuz aile tutumlarından kaçınmalıyız. Çocuğun erken ebeveynleşmesine sebep olacak, gelişim seviyesinin üzerinde sorumluluk yüklememeliyiz. Yardım becerisinin gelişmesi için yapılabilecek şeylerden biri de her şeyi çocuk adına yapmamaktır.
Yardım istemek; bir acizlik veya yetersizlik göstergesi değil, bireyin kendi sınırlarını fark edebildiğini gösteren ve ortak akıl üretebilmesini sağlayan güçlü bir karakter ve olgunluk işaretidir. Bireyi yardım etmekten alıkoyan sosyal damgalanma, kendini damgalama, yük olma kaygısı ve katı cinsiyet kalıpları gibi psikolojik engeller fark edilip aşıldıkça, kişi kendisini derin bir yalnızlığa mahkum etmekten kurtulur. Hayatla yalnızca görev odaklı değil, ilişkisel ve paylaşımcı bağlar kurabilmek; sosyal desteğin getirdiği iyi oluşu ve yaşam sevincini arttırıp depresyon riskini azaltır. Sonuç olarak, hem yetişkinlikte kazanılabilen hem de ebeveynlik aracılığıyla çocuklara aktarılabilen bu beceri, bireyleri yalnızlaşmaktan koruyarak sağlıklı ilişkiler kurmanın temel anahtarıdır.


