Pazartesi, Haziran 8, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

OKULLARDA GÖRÜNMEZ DUVARLAR: KRİZ ANLARINDA ÇOCUKLARLA İLETİŞİM ve GÜVENİN YENİDEN İNŞASI

Son zamanlarda okullarda gerçekleşen saldırılar, toplumda derin bir endişe ve kaygı yaratmıştır. Bu olaylar yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da etkilemektedir. Bazı çocuklar okula gitmek istemezken, bazıları anlamlandıramadıkları bir korku hissiyle baş etmeye çalışmaktadır. Ebeveynler ve eğitimciler ise, çocukları koruma ve doğru şekilde bilgilendirme konusunda ikilem yaşamaktadır.

Peki, böylesine hassas ve zor bir konu çocuklara nasıl anlatılmalıdır? Öncelikle, çocukların düşündüğümüzden daha fazla şeyi fark ettiğini kabul etmek gerekir. Evde konuşulanlar, televizyonda gördükleri ya da arkadaşlarından duydukları bilgiler, onların zihninde eksik ve çoğu zaman korkutucu bir şekilde yer eder. Bu nedenle, hiç konuşmamak çoğu zaman çocukların kaygısını azaltmak yerine artırır.

Ailenin kuracağı cümleler, çocuğun güven duygusunu yeniden inşa etmede belirleyici bir rol oynar. “Şu an güvendesin, okulda öğretmenlerin senin güvenliğini sağlıyor.” gibi ifadeler, çocuğun kaygısını azaltırken okulla arasında oluşabilecek mesafeyi de yavaş yavaş ortadan kaldırır. Elbette bu cümlelerin etkili olabilmesi için çocuğun yaşına uygun, onun anlayabileceği bir dil kullanılması büyük önem taşır. Özenle seçilmiş, sade ve net ifadeler; çocuğun hem anlamasını kolaylaştırır hem de kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olur.

Çocuk olayla ilgili daha fazla detay öğrenmek istediğinde, onun merakını tamamen yok saymak yerine anlayabileceği bir dilde ve sınırlı bilgiyle açıklama yapmak önemlidir. Fazla detaya girmek, çocuğun zihninde korkutucu senaryolar oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, kısa, net ve güven verici ifadeler tercih edilmelidir. Örneğin: “Evet, bugün bir okulda üzücü bir olay yaşandı ama sen şu an güvendesin.” gibi cümleler, hem gerçeği saklamadan aktarmayı hem de çocuğun güven duygusunu korumayı sağlar. Ayrıca, çocuğun sorduğu kadarını yanıtlamak, onun hazır olmadığı bilgileri yüklememek açısından önemlidir. Çocuk daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsa, zaten sorularıyla bunu ifade edecektir.

Bununla birlikte, çocuklarla bu tür konuları konuşurken bazı hatalardan kaçınmak gerekir. “Korkacak bir şey yok, niye korkuyorsun?” gibi sert ve yargılayıcı ifadeler, çocuğun duygularını rahatça ifade etmesine engel olur. Bu tür yaklaşımlar, çocuğun kendini anlaşılmamış hissetmesine neden olurken, okulla arasında daha da güçlenen ve aşılması zor duvarlar örmesine yol açabilir. Benzer şekilde, aşırı detay vermek, olayın korkutucu yönlerini uzun uzun anlatmak ya da ‘her yer tehlikeli’ gibi genelleyici ifadeler kullanmak da çocuğun kaygısını artırabilir.

Bunun yerine, daha anlayışlı ve güven veren bir dil kullanmak büyük önem taşır. “Korkmuş olabilirsin, seni anlıyorum.” ya da “İstersen bu konuda konuşabiliriz.” gibi ifadeler, çocuğun duygularını açmasına alan tanır ve kendini daha güvende hissetmesini sağlar. Ayrıca, çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat tanımak, onu sadece dinlemek bile başlı başına iyileştirici bir etkiye sahiptir. Çocuk her zaman konuşmak istemeyebilir; bu noktada zorlamak yerine yanında olduğunuzu hissettirmek yeterlidir.

Çocuğun güven duygusunu desteklemek için ebeveynlerin ve eğitimcilerin atacağı küçük ama etkili adımlar büyük önem taşır. Günlük rutinlerin mümkün olduğunca korunması, çocuğun hayatındaki düzen hissini devam ettirir ve kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olur. Okulun güvenli bir ortam olduğu vurgulanmalı; öğretmenlerin ve okul yönetiminin gerekli önlemleri aldığı sade bir dille anlatılmalıdır.

Ebeveynlerin kendi kaygılarını yönetebilmesi de bu süreçte kritik bir rol oynar. Çocuklar, yetişkinlerin duygularını kolayca hisseder ve çoğu zaman onları model alır. Bu nedenle, sakin, dengeli ve güven veren bir tutum sergilemek, çocuğun da olaylara daha sağlıklı tepkiler vermesine yardımcı olur. Ayrıca, çocuğa zorlandığında başvurabileceği güvenli alanlar ve kişiler hatırlatılmalıdır. “Kendini kötü hissedersen öğretmenine ya da bana söyleyebilirsin.” gibi cümleler, çocuğun yalnız olmadığını hissettirir.

Yaşanan bu tür olaylar, yalnızca birer haber başlığı değil; geride derin izler bırakan, pek çok hayatı etkileyen gerçeklerdir. Hayatını kaybedenlerin acısı, yaralananların yaşadığı zorluklar ve bu sürecin bir parçası haline gelen herkesin hikâyesi, toplum olarak hepimizi derinden etkiler. Suça sürüklenen çocukların da çoğu zaman ihmal, travma ya da yanlış yönlendirmelerin bir sonucu olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yalnızca sonuçlara değil, bu sonuçları doğuran koşullara da dikkatle yaklaşmak gerekir.

Çocuklara daha güvenli bir dünya sunabilmek; onları korkuyla değil, anlayışla büyütebilmekle mümkündür. Okullarda alınan güvenlik önlemleri ve yetişkinlerin bilinçli, duyarlı yaklaşımları bir araya geldiğinde, çocukların kendilerini güvende hissedecekleri alanlar yeniden inşa edilebilir. Çünkü her çocuk güven içinde öğrenmeyi, her ebeveyn çocuğunu huzurla okula göndermeyi hak eder. Ve her zor olayın ardından, daha bilinçli ve daha koruyucu bir toplum olabilmek bizim elimizdedir.

Aslı Yüksel Sipahioğlu
Aslı Yüksel Sipahioğlu
Aslı Yüksel Sipahioğlu, Antalya Bilim Üniversitesi %100 İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuş bir psikologdur. Pamukkale Üniversitesi’nde pedagojik formasyon eğitimini tamamlamıştır. Aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı oyun terapisi, çocuklarda kayıp ve yas terapisi, çocuklarda mahremiyet eğitimi ve kısa süreli çözüm odaklı terapi alanlarında eğitimler almıştır. Lisans eğitimi süresince “Childhood Autism: Exploring Societal and Psychological Impacts” başlıklı bir çalışma yürütmüştür. Lisans eğitimi sürecinde rehabilitasyon merkezleri ile çocuk ve ergen danışmanlık merkezlerinde staj deneyimi kazanmıştır. Çalışmalarını ağırlıklı olarak çocuk ve ergen psikolojisi alanında sürdürmekte; çocuk ve ergenlerin dünyasını anlamaya odaklanan, gelişimsel yaklaşımlar çerçevesinde psikoloji yazıları ve içerikler üretmekte, mesleki gelişimini destekleyen eğitimlere devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar