Çarşamba, Mayıs 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yetişkinlik Döneminde İlişkisel Güven Algısı: Duygusal İhmal

İnsan yakın ilişki kurarken güven içinde hissetmek ister. Çünkü güvende hissetmek, temelde psikolojik bir ihtiyaçtır. Güven duymak sadece karşı tarafın tutarlılığına veya sadakatine bağlı kalmayarak, bireyin kendi içsel güven duygusuyla da ilişkilidir. Bu içsel güven, yaşamımızın çok erken bir döneminde, yani çocukluk dönemimizde bakım verenimiz tarafından edindiğimiz duygusal bakımla kazanılır. Böylece içsel güven, bu duygusal bakımla şekillenir.

Çocukluk döneminde deneyimlenen duygusal ihmal, yetişkinlik döneminde gizlenen ama bir o kadar da etkisi bulunan yaralarımızdır. Peki bu gizli yaralar, yetişkinlik döneminde kurduğumuz ilişkilerin güven duygusunu nasıl zedeler? İlişkilerimizi nasıl etkiler? İlişkilerde neden yeterli hissetmez, savunmasız ya da kaygılı hissederiz?

Gizli Yaralar: Duygusal İhmal

Duygusal ihmal; çocukluk döneminde sevgi, şefkat, alakadar olma, avutma, duygusal yansıtma ve kabullenme gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılmak, bu ihtiyaçların karşılanmamış olması demektir (Glaser, 2002). Fiziksel şiddette bedende görünen izler veya hisler vardır. Ancak duygusal ihmal durumunda görünen bir iz olmadığı için çoğu kişi bu deneyimi ancak yetişkinlik döneminde ilişkisel zorlanmalar yaşadığında fark edebilmektedir.

Çünkü duygusal ihmal, gizli bir yara olarak içsel duyguda saklanır ve bireyin içsel güven algısını zedeler. Bu durum, yetişkinlikte kurulan ilişkilerde güven kaybı ya da ilişkisel zorlanmalar şeklinde ortaya çıkar. Aynı zamanda duygusal ihmal yaşayarak büyümüş bireyler, duygularını tanımakta ve ifade etmekte zorlanabilir; kendilerini önemsiz hissedebilir, ilişkilerinde kaygılı ve tetikte olabilir, duygusal kaçınma ve terk edilme korkusu yaşayabilirler.

Bowlby (1969), bağlanma kuramında çocukluk döneminde bakım verenle kurulan duygusal bağın, bireyin kendisi ve başkalarıyla ilgili temel düşünce ve inançlarını şekillendirdiğini vurgular. Duygusal ihmal yaşamış kişiler, “Duygusal ihtiyacım olduğunda yanımda olacak kimse yok” şeklinde bir içsel savunma geliştirebilir. Bu içsel savunma, yetişkinlik döneminde kurulan ilişkilerde sürdürülebilen güven ile doğrudan ilişkilidir.

Yetişkinlik Döneminde Nasıl Güvenli İlişki Kurulur

İlişkisel güven, bireyin başka bir kişiye duygusal olarak yakınlaşırken kendini güvende hissedebilme kapasitesidir. Bu kapasitenin oluşması, karşı tarafın davranışları kadar bireyin çocukluk döneminde kazandığı duygu düzenleme becerisiyle de ilişkilidir (Mikulincer & Shaver, 2016). Duygusal ihmal yaşamış bireyler, bu beceriyi yeterince geliştirememiş olabilir. Bu nedenle yetişkinlikte güven duygusu bazı durumlarda zedelenebilir.

Yakınlığa İlişkin Aşırı Hassasiyet

Yakın ilişkide partnerden hızlı yanıt alamamak, yeterince ilgi görmemek ya da duygusal mesafe hissi, duygusal ihmal yaşamış bireylerde terk edilme korkusunu tetikleyebilir. Bu korku yoğun kaygıyla birleştiğinde ilişkinin sürdürülebilirliğini zorlaştırabilir.

Güvenli Olmayan Yakınlıklar

Bazı bireyler yakın ilişki kurmaktan kaçınır. Çünkü yakınlık, geçmişte karşılanmamış sevgi ve şefkat ihtiyaçlarını hatırlatır. Bu nedenle yakın ilişkiler tehdit olarak algılanabilir ve birey duygusal olarak geri çekilebilir (Bartholomew & Horowitz, 1991).

Kendilik Değeri İle Güven Arasındaki Bağ

Duygusal ihmal, bireyin kendisine yönelik olumsuz inançlar geliştirmesine neden olabilir. “Sevilmeye layık değilim” ya da “Değersizim” gibi düşünceler, güven duygusunu kırılgan hale getirir. Bu durumda birey, yakın ilişkilerde partnerinin sevgisinden şüphe edebilir, sınayabilir ya da mesafeli davranabilir.

Duygusal Düzenleme Neden Bu Kadar Etkilidir

Beyindeki duygusal düzenleme sistemleri, çocukluk döneminde bakım verenle kurulan ilişkiyle gelişir (Schore, 2001). Duygusal yansıtma ve yatıştırmanın olmadığı durumlarda, duygular daha yoğun yaşanır ve birey duygusal ihtiyaçlarını tehdit olarak algılayabilir. Bu durum, ilişkilerde güven duygusunun tutarsızlaşmasına yol açar.

Duygusal İhmal İyileştirilebilir Mi

Evet, duygusal ihmal iyileştirilebilir. Araştırmalar, özellikle psikoterapi sürecinin bu etkileri anlamlı biçimde dönüştürebildiğini göstermektedir (Levy vd., 2015). Terapi süreci, bireyin duygularını tanımasını, düzenlemesini ve ilişkilerde güven duygusunu zedeleyen içsel dinamikleri fark etmesini destekler.

Güven: Duygusal İhmal İyileştiğinde Yeniden Kazanılır

Duygusal ihmal genellikle yetişkinlikte kurulan yakın ilişkilerde görünür hale gelir. Ancak bu, değiştirilemez bir kader değildir. Güven, farkındalık, içsel iyileşme ve çoğu zaman profesyonel destekle yeniden kazanılabilir. Sağlıklı bir ilişki, bireyin hem kendi duygularını hem de karşısındaki kişinin duygularını aynı anda görebilmesiyle mümkündür. Ve bir kişi, başkasına güven duymadan önce kendi duygusal ihtiyaçlarının varlığını kabul etmeyi öğrenmelidir.

Emine Ocakbeği
Emine Ocakbeği
Psikolog Emine Ocakbeği, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Lisans Programı’ndan mezun olmuş, Klinik Psikoloji alanındaki yüksek lisans eğitimine İstanbul Okan Üniversitesi’nde devam etmektedir. Eğitim süreci boyunca çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalıştığı çeşitli kurumlarda deneyimler edinmiş; her bireyin yaşam öyküsünün kendine özgü bir anlam taşıdığını gözlemlemiştir. Şu anda çocuk, ergen ve yetişkinlerle psikoterapi sürecini yürütmekte; duygu düzenleme, öz şefkat, ilişkisel farkındalık ve yaşam doyumu gibi alanlarda bireysel gelişimi destekleyen çalışmalar yapmaktadır. Emine Ocakbeği, her insanın içinde iyileşme ve yeniden başlama gücü olduğuna inanmaktadır. Terapi sürecini; bireyin kendini yeniden keşfettiği, duygularını anlamlandırdığı ve yaşamına daha sağlıklı bir denge kazandırdığı bir alan olarak görmektedir. Amacı, danışanlarının kendilerini daha derinlemesine tanımalarına, içsel kaynaklarıyla yeniden bağ kurmalarına ve yaşamlarında kalıcı bir dönüşüm yaratmalarına destek olmaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar