Pek çoğumuz ulaşmak istediğimiz hedefler, başlamak istediğimiz projeler ya da hep ertelediğimiz hayallerimize ilişkin ilk adımı atmaktan tedirginlik duyarız. Başaramayacağımızdan korkar, masamıza oturup çalışmaya cesaret edemez ya da ilk adımı atmak için bazı şartların hazır olmasını bekleriz. Örneğin, hep gitmek istediğimiz spor salonuna kaydolur ama bazen devamını getiremeyiz. Ya da pazartesi günü başladığımız diyetleri çarşamba günü esnetirken buluruz kimi zaman kendimizi. İşte tam da bu noktada özel günler; örneğin yılbaşı, doğum günü veya yıldönümü gibi zihnimizde yer eden tarihler, bizim için çok daha cazip olur. Bu tarihlerin bir sihri olduğuna, sanki yeni yıl veya yeni yaş günümüzde aldığımız kararların çok daha sürdürülebilir olacağına inanırız. Fakat elimizde bir liste olsa, hayallerimize giden yolda birçok şeyi eksik bıraktığımızı da yine bir sonraki yıl fark ederiz. Peki her sene istediğimiz ancak bir türlü devamını getiremediğimiz hedeflerimiz, yaptığımız kocaman hayal listeleri neden hep yarım kalıyor? Bu sene yeni yıl dileklerimizi dilerken neleri farklı yapmalıyız acaba? İşte bu soruların da yanıtı psikolojiden geçiyor.
Hedeflerimizin Gerçekleşmesinin Gizli Engelleri
1- Çok İddialı ve Ulaşılması Zor Hedefler Belirlemek
Hayallerimize giden yolda bize engel olan en büyük şey çok iddialı ve ulaşılması zor hedefler belirlememizdir. Çünkü insan beyni, büyük hedefleri büyük bir tehdit ile ilişkilendirmektedir. Bu yüzden de başarısızlığı hisseder hissetmez kaçınma üretmeye başlar. Böylece hep duyduğumuz ama uygulamakta zorlandığımız “gerçekçi hedefler belirleme” işi büyük bir önem arz eder. Örneğin, “Her gün spor yapacağım” düşüncesi beynimizde bir tehdit gibi yer ederken, “haftada üç gün spor yapacağım” düşüncesi çok daha uyumlu ve gerçekleştirmeye yakın bir zemindedir.
2- Kendimize Ait Düşünce ve Duygularımız
Hayallerimize ulaşmak için çaba gösterdiğimiz günlerden biri hedeflediğimiz gibi gitmediğinde sanki tüm günler hiç çaba göstermemişiz gibi düşünerek kendimizi suçlar, hatta kimi zaman “Benden hiçbir şey olmaz” gibi düşüncelerle benlik algımızı sarsarız. Böylece hedefimizden değil, kendimizden kaçarız. Bizim dışımızda gelişen faktörler tüm motivasyonumuzu kırar ve devamı gelmez. Bu noktada mükemmeliyetçi tutum da devreye girebilmektedir. Her şeyin kusursuz gittiği bir hedef yolu olmasını ummak gerçeğe aykırı ve kişiyi zorlayıcı bir beklentidir.
3- Karar Alırken Kendi İç Sesimizi ve İhtiyaçlarımızı Değil Dışsal Beklentileri Göz Önünde Bulundurmak
Özellikle sosyal medya hesaplarını sık kullanan kişilerde farklı hayat rutinleri dikkat çekici olabilmekte ve bu da hedeflerimizi etkilemektedir. Örneğin, gördüğümüz bir sosyal medya kullanıcısının sabah beşte güne başlayarak kitap okuması bizi etkiler ve “Herkes yapıyor. Ben de yapmalıyım” düşüncesine bürünürüz. Fakat günlük rutinimize, çalışma tempomuza ve sosyal hayatımıza bu beklenti uymayabilir. Hal böyle olunca yapamadığımızı, yenildiğimizi, hiçbir hedefimizi gerçekleştirmek için çabalamadığımızı düşünür ve kendimize kızarız.
Yeni Yılda Eski Tuzaklara Düşmeme Rehberi
Her yılbaşında içimizde aynı umut belirir: “Bu sene farklı olacak.” Daha disiplinli, daha üretken, daha mutlu olacağımıza inanırız. Ama çoğu zaman birkaç hafta geçmeden hedefler sessizce yarım kalır. Bunun nedeni çoğu kişinin sandığı gibi irade eksikliği değil, psikolojik gerçekleri göz ardı ederek hedef koymamızdır.
Yılbaşında genellikle kim olmak istediğimize odaklanırız, ne yapabileceğimize değil. Büyük, soyut ve aynı anda çok fazla hedef belirleriz. Beyin ise belirsizliği ve aşırı yükü tehdit olarak algılar. Sonuç: erteleme, kaçınma ve “nasıl olsa olmadı” düşüncesi. İşte bu yüzden gerçekçi hedefler belirlemek ve bunu yaparken de amacımıza ulaşmak için olabildiğince somutlaştırılmış programlar yapmak oldukça işlevsel bir yöntemdir. Fakat bu programlara uyduğumuz süre içinde de yine bir yanılgıya düşer ve motivasyonun sürekli yüksek olacağını varsayarız; oysa motivasyon geçicidir, sürdürülebilir olan alışkanlıktır.
Amaçlarımıza ulaşmak için hangi alışkanlıkları nasıl kazanabileceğimizi düşünmek, sağlıklı alışkanlıkları hayatımıza yerleştirmeye çalışmak atılabilecek en önemli adımdır. Sağlıklı bir rutin oluşturabilmek çoğu hedefin anahtarı olurken bu rutinleri küçültmek de beynin direncini azaltmış olur. Böylece yeni yıl dileklerimiz sadece dilek olarak kalmaz.
Sürdürülebilir alışkanlıklarla örülmüş hayallerimiz için bir diğer önemli husus ise hedefin nedenini netleştirmektir. Başkaları için anlamlı fakat kendimiz için anlamlı olmayan hedefler uzun ömürlü olmaz. Her ne kadar hayat rutinimize bir şekilde sığdırsak da devamının gelmesini sağlayacak bir tempo elde edemeyiz. Oysa ulaşmak istediğimiz hedefin bizim için anlam ifade etmesi çok daha uzun ömürlü çabaları doğurur.
Bununla birlikte, ilerlemeyi takip etmek ve mükemmeliyetçiliği elden bırakmak gerekir. Hayatın bizim kontrolümüzde gelişmeyen çok sayıda olayı barındırdığı gerçeğini göz ardı etmeden yolumuza devam etmek, amaçlarımıza ulaşmak için küçük alışkanlıklar elde etmek ve günlük rutinlerimizi incelemek bizi başarıya götüren önemli anahtarlardır. Önce kendimizi tanımalı, sonra çalışmaya ve üretmeye başlamalıyız. Eğer bu adımları takip ederek ilerlersek gerçekten de o sene, bu sene olabilir…


