Cumartesi, Temmuz 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Mezuniyetin Görünmeyen Duygusu: Yas

Yas sadece ölümden sonra mı gelir? Sadece sevdiğimiz birinin kaybından sonra mı yas tutarız? İnsan bazen sevgiyle sımsıkı tuttuğu şeylerin bitişine de yas tutar.

Giriş

Büyük hayaller kurduğumuz umutlarımızın kırgınlığından sonra da gelir yas. Bir sürecin bitmesinden sonra duyduğumuz hüzün de yastır. Sevgi sadece insanlara duyulmaz.

Temel Çerçeve

Bir eşya, bir süreç veya bir duruma da sevgi ve umut besleyebiliriz. Eğitim hayatı da bunlardan biridir. İnsan kendinin farkına vardığı birkaç yıldan sonra kendini okulda bulur.

Kendi yaşıtlarının arasında, belirli kuralların olduğu ve birçok yetişkinin bulunduğu bir dünyaya adım atar. İlk adımı biraz yeniliğe duyduğu korkuyla, biraz ailesinin onu bırakmasından kaynaklanan kırgınlıkla, biraz da bilinmeze duyduğu heyecanla atar. Ve o zilin çalmasıyla eğitim hayatı başlamış olur.

Değerlendirme

Okul sadece derslerin öğretildiği yer değildir. Akranlarınla iletişim kurmayı öğrendiğin yerdir. İlk aşkın, ilk kavgan, ilk hayal kırıklığın, ilk tepkilerini düzenlediğin yerdir.

Yetişkinlerle nasıl diyalog kuracağını dahi orada öğrenirsin. Kuralları ve nedenlerini, düzeni, topluluğu ve o topluluktaki dinamikleri öğrenirsin. Toplumda kendine yer edinme isteği başlar.

Bununla birlikte "Kimim ben?" sorusunu ilk defa okul zamanı sorarsın. Kimlik belirleme arzusu, kendini keşfetme isteği bir kıvılcımdan ateşe dönüşür. Kendini tanırsın, hatta biraz daha ileri gidecek olursak kendini başkalarının gözünde de görmeye başlarsın.

Kendini korumayı, sınırları ve birçok sosyal ve bireysel normu öğrenmeye ve benimsemeye başlarsın. Okul bizler için küçültülmüş güvenli bir dünyadır. Gerçek dünyaya adım atmadan önce bu dünyada öğrenir ve pratiğini yaparız.

Ve zamanı geldiğinde bu sahnenin perdeleri kapanır. Hepimiz sahneden ineriz. Kapı açılır ve gerçek dünyaya ilk adımımızı atarız.

Tarih tekerrür eder. Okula attığımız ilk adımda duyduğumuz korku, heyecan, kırgınlık yine bize uzaktan el sallar. Ama bu sefer hoş geldin demek için değil, güle güle demek için.

Okul hayatı bitmiştir. Çocukluktan, ergenlikten ve nihayet ilk yetişkinlik çağlarında geçirdiğimiz okul süreci sonlanmıştır. Peki hayatımızın büyük çoğunluğunu geçirdiğimiz bu dünyanın bitişinin ardından duyduğumuz hüzün nedir?

Yas… İlk başta da söylediğim gibi yas sadece sevdiğimiz birinin ölümünün ardından duyduğumuz duygu değildir. Yas bazen sevdiğimiz şeylerin bitişine duyduğumuz hüzündür.

Önce mezuniyet telaşının geçtiği birkaç gün, daha sonrasında yeni mezun oluşunun rahatlaması gelir. Artık o yorucu sınavlar, dersler yoktur. Mezuniyet tebrikleri, hatıraları konuşmakla geçen birkaç hafta…

Bu sürece kadar sanki yazın sonunda tekrar okula dönecekmiş gibi bir his gelir. Fakat ilk heyecanlar bitip herkes elini çektikten sonra kendinle baş başa kaldığın o gün farkına varırsın. Artık öğrenci değilsindir.

Ve boşlukta gibi hissedersin. Ne olacağı belirsiz yeni bir hayat. Geçmişe duyduğun özlem, devamlı hatıralarını hatırlama ve yeniye duyduğun korku…

İşte yas tam olarak budur. Bu bir süreçtir. Aynı okula attığın ilk adımda başlayan süreç gibi, aynı ilk aşkından sonra hissettiğin hayal kırıklığı gibi, aynı arkadaşlarınla ilk defa sabaha kadar konuşup duygularını paylaştığın gibi.

Yaşadığın olaylardan sonra duyduğun his. Hayatın sana yeni kapılar açmak için önceki kapıları kapatmasıdır aslında. Bir süreci bitirdiğin için üzülmen çok doğal bir şey.

Ve üzülürken gelecek yeni süreç için duyduğun heyecan da çok normal. Bu süreci başarılı bir şekilde sonlandırdığın için kendini tebrik etmelisin. Sen buradasın ve bu sona gelmek için çok çabaladın ve başardın.

Yeni hayatına hazırsın. Yaşadığın tüm duyguları kocaman kucakla. Sana bu duyguları yaşattığı için kalbine teşekkür et.

Hissettiğin tüm duygular sana ait, onları kabul et ve hazır olduklarında uğurla. Ve yeni hisler için kalbinin kapısını açık tut. Peki tüm bu yazının sonunda "Yas sürecimin bittiğini nasıl anlarım?" diye sorabilirsin.

Eğer kendine şu soruyu soruyorsan hislerini kabul etmiş, kucaklamış ve hazır olduklarında onları uğurlamışsın demektir. Peki şimdi ne olacak?

Helen Rumeysa Yetiş
Helen Rumeysa Yetiş
Yazarlık yolculuğum kişisel blog hesabım üzerinden başladı. Yazılarımı ilk olarak burada paylaşarak üretim sürecime adım attım. 2020 yılından bu yana bir gazetede köşe yazarlığı yapıyorum ve bu süreçte yazarlık alanında profesyonel deneyim kazandım. Aynı zamanda Türk PDR Derneği bünyesinde hem yazarlık hem de yayın yönetimi görevlerinde bulundum. Üniversite yıllarımda öğrenci topluluklarında aktif rol aldım; kulüp yönetiminde görev üstlenerek yayın süreçlerinde yer aldım ve kulüp dergisinin kurulmasına katkı sağladım. Fikir İvriz Dergisi’nde yazarlık yaptım ve farklı mecralarda düşünce odaklı yazılar üretmeye devam ediyorum. Yazılarımda ağırlıklı olarak insan psikolojisi, ilişkiler ve bireysel farkındalık konularına odaklanıyorum. Yazarlığı hem profesyonel bir üretim alanı hem de kişisel bir ifade biçimi olarak görüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar