Perşembe, Aralık 4, 2025

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İncir Ağacının Altında: Her Şeyi İstemek ve Seçim Yapmanın Zorluğu

Sylvia Plath, Sırça Fanus adlı kitabında hayatın seçimleri üzerine unutulmaz bir metafor kurar:

“Hayatımı önümde duran bir incir ağacı olarak gördüm. Her dalın ucunda, bir mor incir gibi, harika bir gelecek parlıyordu. Bir dalda harika bir eş ve mutlu bir evlilik vardı, diğerinde ünlü bir şair, bir başka dalda parlak bir akademisyen, öbüründe müthiş bir editör, daha ileride Avrupa ve Afrika’da seyahatler, başka bir yerde başarılı bir yazar, annelik, harika arkadaşlıklar… Her incir bana göz kırpıyor ve beni çağırıyordu ama ben orada, ağacın altında, hangisini seçeceğimi bilemeden öylece oturuyordum. Birini seçsem, diğer tüm incirlerden vazgeçmiş olacaktım. Hepsini istiyordum ama karar veremedikçe incirler olgunlaştı, karardı, kurudu ve birer birer önüme düştüler.”

Aslında çoğumuzun önünde böyle bir ağaç var. Üniversite seçiminden kariyer yoluna, ilişkilerden hobilere kadar hayat birçok dallanıp budaklanan ihtimalle dolu. Ancak çoğu zaman karar verme kaygısı, yanlış olanı seçme ihtimalinin ağırlığıyla bizi hareketsiz bırakıyor. Böylece ne yolu seçiyoruz, ne de o yola çıkacak enerjiyi bulabiliyoruz. Sonuçta incirler birer birer çürüyor.

Rekabetin ve “Nitelikli İnsan” Baskısının Ağırlığı

Bugünün dünyasında rekabet yalnızca kariyerle sınırlı değil. Sosyal hayatta bile “nitelikli” sayılmak için birden fazla hobimiz, özel ilgi alanımız, sosyal projelerimiz olması gerektiği söyleniyor. Hangi kitapları okuduğun, hangi sporu yaptığın, hatta gününü nasıl geçirdiğin bile bir tür “yeterlilik” göstergesi gibi sunuluyor. Bu da doğal olarak “her şeyi yapmalıyım, her yerde olmalıyım” baskısını yaratıyor.

Oysa her şeye yetişmeye çalışmak çoğu zaman bizi yoran bir yarış hâline dönüşüyor. Belki de mesele, çok yönlü olmayı değil, çok yüklü olmamayı öğrenmekte.

Her Şeyde İyi Olmak Zorunda Mıyız?

Belki de en kritik soru bu: Sevip keyif aldığımız her şeyi “profesyonel” seviyeye taşımak zorunda mıyız? Resim yapmaktan hoşlanıyorsak ille de harika tablolar çıkarmamız mı gerek? Şarkı söylemekten keyif almak için konservatuvar seviyesinde sesimiz olmalı mı?

Bazı şeyler sadece hobi olarak kalabilir. Hem de gerçekten hobi: Yarışın olmadığı, kıyasın olmadığı, sadece “sevdiğimiz için” yaptığımız alanlar… Hayatı zenginleştiren şey, her ilgi alanının başarıya dönüşmesi değil; bazılarının yalnızca bize keyif katmasıdır. Burada hobi ve kariyer ayrımını doğru yapmak önemlidir.

Hayatta Seçim Yapmak: Vazgeçmek Değil, Adanmak

Her seçim aynı zamanda bir vazgeçiştir. Ancak vazgeçtiklerimizin yasını tutmak yerine, seçtiklerimizin heyecanına odaklanmayı deneyebiliriz. Bir yol seçmek, diğer olasılıkların yok olduğu anlamına gelmez; sadece şimdilik onlara “hayır” demektir.

Burada işe yarayabilecek küçük bir rehber:

  • Önceliğini belirle. Hayatının bu döneminde senin için en önemli olan şey ne? Eğitim mi, iş mi, kişisel gelişim mi, yoksa sadece dinlenmek mi?

  • Bütünleştirici yollar ara. Seni yormayan ama farklı ilgilerini bir araya getiren alanlar bulabilirsin. Örneğin hem yazmayı hem psikolojiyi seviyorsan, deneyimlerini yazıya dökebilirsin.

  • Hobiyi hobi olarak bırak. Her şeyden bir kariyer çıkarmak zorunda değilsin. Bazen sırf keyif için yapılan şeyler, hayatı dengede tutar.

  • Seçimini kutla. Bir karara vardığında, “Acaba diğer ihtimaller ne olurdu?” diye oyalanmak yerine, seçtiğin yolun sana kattıklarını görmeye çalış.

İncirleri Tazelemek

Hayatta hiçbir seçim sonsuza dek sabit değildir. Bugün bir yolu seçmiş olmak, yarın bambaşka bir yolu deneme ihtimalini ortadan kaldırmaz. Önemli olan, incirlerin dallarda çürümesine izin vermemek; yani harekete geçmek, karar vermek, denemek.

Kısacası, hayatı sürekli “geç kalma” kaygısıyla izlemek yerine, bulunduğun anın imkanlarıyla bir seçim yapmak çoğu zaman en cesur adımdır. Belki de tek yapmamız gereken, hayatta seçim yapmak için incir ağacının altında daha fazla oyalanmadan, elimizi uzatıp birini koparmaktır.

Merve Saraçoğlu
Merve Saraçoğlu
Merve Saraçoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Psikolog Yetiştirme Programı kapsamında dinamik yönelimli terapi, BDT ve şema terapi üzerine temel eğitimler almıştır. TÜBİTAK destekli bir projede, kadınların doğum sonrası deneyimleri ve kırılgan erkeklik algısı üzerine yürütülen nicel bir araştırmada görev almıştır. Psikolojiye dair kişisel meraklarını bilimsel verilerle harmanlayarak yazılarında paylaşmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar