Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan Gençlik: Ev Gençleri
Dünya gençlerinin salgını NEET (Not in Employment, Education or Training), yani ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlik. Türkçede bu kavramı “Ev Genci” olarak sıklıkla duymaya başladık. Türkiye’de 15-29 yaş aralığındaki ev genci sayısı 5 milyona dayanmış durumda. Ev genci tanımı; işsiz ya da istihdam dışında kalan, çoğunlukla ailesiyle yaşayan ve sosyal hayatı sınırlı olan genç bireyleri içermektedir. Bu gençler esasında kendi tercihleri tarafından değil; ekonomik koşullar, toplumsal yapı ve sosyal beklentiler tarafından şekillenmektedir.
Diplomalı İşsiz Ev Gençleri
Ülkemizde diplomalı işsizlik oranları gün geçtikçe artmaktadır. Okuldan işe geçişteki zorluklar, ekonomik kriz, işsizlik, düşük maaşlar, barınma ve geçim maliyetlerinin gittikçe yükselmesi sebebiyle genç yetişkinler ayrı bir eve çıkıp kendi hayatlarına adım atamamaktadırlar. Uzun süre aileyle yaşamak hem güvenli hem kısıtlayıcı bir durumdur. Bazıları üzerlerindeki baskı nedeniyle ruhsal sıkıntı yaşamaktadır. Bazı gençler aile desteğiyle ayakta kalırken maddi bağımlılık, bireyselleşme süreçleri yavaşlamaktadır.
İstihdam imkanlarının kısıtlılığı sebebiyle gençlerin büyük bir bölümünün ümitsizliğe kapılarak iş aramayı bırakmalarının Türkiye’de ev gençlerinin yaygınlaşmasına zemin hazırladığı düşünülmektedir.
Dünyadan Ev Gençleri
Dünya genelinde ekonomik kriz, pandemi, savaş veya sosyal eşitsizlikler ev gençleri oranlarını yükseltmektedir. Ev genci oranı; Japonya, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde %5–8 civarıyken Yunanistan ve Türkiye gibi ülkelerde %20’nin üzerinde olduğu bilinmektedir. Ülkelerin ev gençlerine yönelik çeşitli politikaları yer almaktadır. Gençlere düşük faizli kredi, geçici istihdam, eğitim planlaması, kişisel rehberlik ve iş bulma koçluğu gibi birçok alternatif geliştiren ülkeler mevcuttur. Literatürde bu politikaların işe yaradığına dair bulgular yer almaktadır.
Türkiye genç nüfus bakımından Avrupa ülkelerinin önünde bir ülke olmakla beraber ev genci oranının gittikçe artması endişe verici bir hal almaktadır. İş imkânı ve olası daha iyi yaşam koşulları sebebiyle gençler arasında yurt dışında çalışma imkan arayışları artmaktadır.
Ev Gençlerinin Toplumsal Yansımaları
Sosyal temas azaldıkça, bireylerin empati kurma, etkili iletişim, problem çözme ve topluluk içinde kendini ifade etme becerileri körelmeye başlar. Zamanlarının çoğunu evde geçiren bu bireylerin sosyal hayata katılımlarının azalması sebebiyle toplumsal dayanışmalara katılımlarının azalacağı düşünülmektedir. Üretimde yer alamayan gençlerin bireyselleşme süreçleri gecikmektedir. Bu da toplumdaki ve ailedeki bazı alışılagelmiş dinamiklerin dışında bir durum olarak görülmektedir. Toplumda üretim dışı olmaları sebebiyle olumsuz bakış açısına maruz kalan ev gençleri, toplumsal dışlanmayla karşı karşıya kalabilmektedirler.
Peki Ev Gençlerinin Psikolojisi Ne Halde?
Büyük ölçüde ev merkezli bir yaşam süren ev gençleri, topluma bir üretimde bulunamadığı düşüncesiyle kendini yaşadığı toplumun bir parçası olarak görmemeye başlayabilir. Toplumsal yabancılaşma olarak adlandırılan bu durum, ev gençlerinde sosyal izolasyonla birlikte yalnızlık hissinin artmasına sebebiyet verebilir. Bununla birlikte kişilerin sosyal becerilerinde de düşüş gözlenebilir.
Özellikle ekonomik krizler, işsizlik, eğitim sistemindeki belirsizlikler ya da toplumsal istikrarsızlıklar gençlerde gelecek kaygısını arttırmaktadır. İşsizlik, maddi bağımsızlığın olmaması ve gelecek planlarının netleşmemesi, bireylerde sürekli bir kaygı hâli yaratabilmektedir. Harcadıkları emeğin karşılığını alıp almayacaklarından emin olamayan gençlerde motivasyon kaybı, amaçsızlık ve pasif bir hayata yönelmeye görülebilmektedir. Pasif hayattaki birey öğrenilmiş çaresizlikle baş başadır ve “Ne yaparsam yapayım bu halden kurtulamayacağım” şeklinde düşünür. Bu kişilerde değersizlik duyguları artabilmektedir.
Uzun süre üretime katılma fırsatı edinemeyen gençler, zamanla kendilerini yetersiz hissetmeye başlarlar. Bu da kişilerin hayatlarında özgüven kaybı ve yaşam doyumlarında azalmaya sebebiyet verebilmektedir. Bazı gençlerde bu süreç depresyon, anksiyete bozuklukları veya sosyal kaygı bozukluğu şeklinde gelişebilmektedir.
Bekleme Odasında Bırakılan Bir Gençlik
Türkiye’de ev genci psikolojisi, bireysel tercihlerden çok yapısal sorunların bir yansımasıdır. Ekonomik kriz, işsizlik ve yüksek yaşam maliyetleri, gençleri ev merkezli bir hayata itmektedir. Bu durumun psikolojik yükü uzun vadede hem birey hem de toplum için ciddi sonuçlar doğurur. Bu nedenle çözüm, yalnızca istihdam yaratmakla değil, aynı zamanda gençlerin ruh sağlığını koruyacak sosyal ve kültürel politikalar geliştirmekle mümkündür.
Bekleme odasında bırakılan gençliğin potansiyellerinin değerlendirilmemesi, karar alma mekanizmalarının dışında bırakılması, geleceğe hazırlıksız ve belirsizlik içinde bırakılması; sadece gençlerin değil tüm toplumu yakından ilgilendiren bir toplumsal problemdir.
Kaynakça
Caroleo, F. E., Rocca, A., Mazzocchi, P. ve Quintano, C. (2020). Ekonomik krizden önce ve sonra Avrupa’da NEET olmak: Mikro ve makro belirleyicilerin analizi. Sosyal Göstergeler Araştırması.
Usanmaz, A. (2024). Ne Eğitimde Ne İstihdamda Olan (NEET) Gençlik Üzerine Bir Değerlendirme. Çukurova Araştırmaları Dergisi, 10(21), 19-37.
Işık, V. (2019). Aksaray’da genç NEET sorunu ve çözüme ilişkin yerel düzeyde strateji önerileri. Gençlik Araştırmaları Dergisi, 7(17), 149-170.
Erdayı, A. U. (2009). Dünyada genç işsizliği sorununun çözümüne yönelik ulusal politikalar ve Türkiye. Çalışma ve Toplum, 3(22), 133-162.


