Çarşamba, Temmuz 15, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Doğmadan Önce Arşivlenmek: “Sharenting” ve Dijital Çağda Çocuk Mahremiyetinin İhlali

İnsanlık tarihi boyunca ebeveynlik, kuşaklar arası aktarılan ve mahrem aile alanları içinde şekillenen bir konumdaydı. Ancak 21. yüzyılın dijital devrimi, evlerin duvarlarını şeffaflaştırırken ebeveynlik pratiklerini de kamusal bir performans alanına dönüştürdü. Günümüz modern ebeveynlik krizlerinin en yenisi ve en derinlerinden biri, literatürde “Sharenting” (Share/Paylaşmak ve Parenting/Ebeveynlik kelimelerinin birleşimi) olarak adlandırılan olaydır. Sharenting; ebeveynlerin, çocuklarının fotoğraflarını, videolarını, gelişim süreçlerini ve hatta ultrasondaki ilk anlarını rızaları olmaksızın sosyal medyada yoğun şekilde paylaşması durumunu ifade eder (Steinberg, 2017). Bu durum, ilk bakışta masum bir “sevgi ve gurur” paylaşımı gibi görünse de, çocuğun gelecekteki psikolojik bütünlüğünü ve varoluşsal sınırlarını tehdit eden ciddi bir dijital ayak izi ihlalidir.

Dijital Teşhirciliğin Arkasındaki Ebeveyn Psikolojisi

Ebeveynlerin çocuklarını dijital birer nesneye dönüştürme motivasyonlarının arkasında karmaşık psikolojik dinamikler yatar. Sosyal medya çağında bireyler, kendi başarılarını ve kimliklerini ürettikleri içeriklerin aldığı dijital onay mekanizmaları üzerinden doğrulamaktadır. Ebeveynlik sürecinde bu durum, “Mükemmel Ebeveyn” imajı çizme arzusuna evrilir. Blum-Ross ve Livingstone (2017) tarafından yapılan çalışmalar, ebeveynlerin çocuklarını paylaşarak aslında bir tür akran onayı ve sosyal destek aradıklarını göstermektedir. Ancak bu arayış toksik bir boyuta ulaştığında, çocuk ebeveynin kendi narsistik uzantısı haline gelir. Çocuk, kendi başına bir birey olmaktan çıkarak, ebeveynin dijital dünyada takdir toplayan, dijital etkileşim getiren bir “vitrin objesi” işlevi görmeye başlar.

Onaylanmamış Bir Geçmiş: Gelişimsel ve Psikolojik Riskler

Gelişim psikolojisinin temel taşlarından biri, bireyin özerklik ve mahremiyet sınırlarını inşa etme sürecidir. Erik Erikson’ın psikososyal gelişim teorisinde ergenlik dönemi, “Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası” ile karakterize edilir. Ergen, kendi kimliğini inşa ederken geçmişini seçme, manipüle etme veya bazı anılarını sadece kendine saklama hakkına sahip olmak ister. Ancak “sharenting” mağduru olan yeni nesil çocuklar, daha ne olduklarını anlamadan, internet ortamında binlerce fotoğraftan oluşan silinemez bir dijital arşive sahip olmaktadırlar.

Etik ve Hukuki Boyut: Çocuğun Dijital Hakları

Sharenting, psikolojik bir kriz olmanın ötesinde çok ciddi bir çocuk hakları ihlalidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 16. maddesi, her çocuğun mahremiyet hakkı olduğunu açıkça belirtir. Ancak ebeveynler, “benim çocuğum, onun adına karar verme hakkı bende” yanılgısıyla bu hakkı kolayca göz ardı etmektedirler. Literatürde yapılan güncel bir araştırma (Brosch, 2016), çocukların yaklaşık %92’sinin henüz iki yaşına gelmeden dijital bir kimliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Üstelik bu veriler, çocukların ileride profesyonel yaşamlarında karşılaşabilecekleri riskleri de beraberinde getirmektedir. Gelecekte iş, akademi veya siyaset alanında yer almak isteyecek bir gencin, geçmişte rızası olmadan paylaşılan utanç verici ya da aşırı mahrem anları, dijital itibar yönetimi önünde devasa bir engel olarak duracaktır.

Klinik Bakış: Sınırları Yeniden Çizmek

Günümüzde ergen danışanlar, ebeveynlerinin kendilerini sosyal medyada “ifşa etmesinden” duydukları öfke ve çaresizliği giderek daha yüksek sesle dile getirmektedirler. Sonuç olarak, modern ebeveynlik, sadece çocuğu fiziksel tehlikelerden korumakla yükümlü değildir; aynı zamanda onu dijital dünyanın vahşi teşhirciliğinden ve ebeveynin kendi narsistik arzularından da korumak zorundadır. Geleceğin yetişkinlerine bırakabileceğimiz en değerli miras, onlara ait olan ve bizim tarafımızdan kirletilmemiş, temiz ve mahrem bir geçmiş hakkıdır.

Kaynakça

Blum-Ross, A., & Livingstone, S. (2017). “Sharenting,” parent blogging, and the boundaries of the digital self. Popular Communication, 15(2), 110-125.

Brosch, A. (2016). Sharenting: Why do parents violate their children’s privacy? The New Educational Review, 44(2), 75-85.

Erikson, E. H. (1993). Childhood and Society. W. W. Norton & Company.

Steinberg, S. B. (2017). Sharenting: Children’s privacy in the age of social media. Emory Law Journal, 66, 839.

ERVA ER
ERVA ER
Erva Er, psikolog ve aile danışmanı olarak bireysel ve ilişkisel ruh sağlığı alanında başarılı bir özgeçmişe sahiptir. TED Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji lisans eğitimini tamamladıktan sonra, özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar, kaygı bozuklukları ve çift ilişkileri üzerine danışmanlık konularında uzmanlaşmıştır. Eğitim süresince İspanya’da eğitim görme fırsatı yakalamış ve çeşitli özel kliniklerde stajını tamamlamıştır. Şu anda Ankara Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam etmekte ve danışanlarına en iyi şekilde yardımcı olabilmek adına aldığı eğitimlerle kendini geliştirmeye devam etmektedir. Psikolojinin herkes için ulaşılabilir olması temel hedefidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar