Cumartesi, Şubat 21, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuklarda Yetenek Keşfi

Günümüz ebeveynliğinde neredeyse herkes aynı sorunun peşinde: “Çocuğum neyde yetenekli?” İyi bir ebeveyn olma yolculuğunda bu soruya yanıt ararken kafalar çokça karışabiliyor ve çocuğumuzu en iyisine yönlendirelim derken, bir bakmışız çocuğun karşısına bir sürü kurs listesi ve deneme dersleriyle çıkmışız. Birçok ebeveyn böyle bir durumla muhakkak karşılaşmıştır ve ne yapması gerektiği konusunda epey bir kafa karışıklığı yaşamıştır. Çünkü yetenek keşfinin ne demek olduğu ve nasıl oluştuğu konusunda çoğu zaman yetersiz bilgiye sahiptirler. Bunun sonucunda da yetenek keşfi, çoğu zaman çocuğu tanımaktan çok, onu bir alana yerleştirme çabasına dönüşür. Oysa gelişim psikolojisi bize şunu söylüyor: “Yetenek bulunmaz, gelişir.” Ve bu gelişim; zamana, deneme-yanılmaya ve en çok da çocuğa sunulacak güvenli alanlara ihtiyaç duyar.

Acele Etmeyin: Yetenek Zamanla Kendini Gösterir

Erken yaşta yapılan yoğun yönlendirmeler, çocuğun kendini tanıma ve kendisiyle bağ kurma yolculuğuna aşırı bir müdahale niteliği taşır; bu müdahale keşfi hızlandırmaz, aksine çocuğun keşif alanını daraltır ve sınırlar. Çocuğun bir alanda iyi olması, o alanda kalıcı olacağı anlamına gelmez. Çünkü gelişim; deneme, vazgeçme, yeniden deneme ve yön değiştirme aşamalarını içerir. Bugün müzikle uğraşan bir çocuk, yarın resme ilgi duyabilirken ertesi gün bambaşka bir alana yönelmiş olabilir. Bu durum bir kararsızlık belirtisi değil, sağlıklı bir gelişim süreci anlamına gelmektedir. Çünkü çocuk, kendisine iyi gelecek olan şeyi en iyi şekilde bulabilme yolculuğu içerisindedir.

Burada ebeveynlerin en sık gözden kaçırdığı nokta, çocuğun neyi iyi yaptığına odaklanırken asıl meseleyi kaçırmalarıdır: Çocuğun neyi yaparken zamanın nasıl geçtiğini unuttuğu. Yetenek, çoğu zaman yüksek performanstan ziyade içsel motivasyon ile kendini belli eder. Çocuk bir şeye yöneliyorsa, odaklanıyorsa aslında o an kendini bulma yolculuğundadır. Çocuk yöneldiği şeyde zorlandığında hemen vazgeçmiyorsa, tekrar tekrar denemek istiyorsa o çocuk potansiyelinin izini sürüyordur. İlgiden çıkan sinyalleri okumak, yeteneğin ilk izlerini fark etmeyi sağlar. Ebeveynlere düşen görev; çocuğu güvenli ortamında sıkmadan, kendi hâlinde gözlemlemek ve odaklandığı şeyleri dikkatle takip etmektir. Çocuğa alan açmak, acele etmemek ve çocuğun deneme alanlarını güvenli hâle getirmek ebeveynlerin önceliği olmalıdır. Yetenek, hata yapmaya izin verilen, başarısızlığın tolere edildiği ortamlarda kök salar. Güvende hisseden çocuk, kendini göstermeye cesaret eder. Yeteneğin keşfedilme süreci de bu sayede sağlıklı şekilde ilerler.

İyi Olduğuna Değil, İlgisini Çekene Bakın

Bu süreçte çocuklara “Neye yeteneklisin?” gibi basit ve sıradan sorular sormak yerine; hem çocuğumuzla aramızdaki iletişimi güçlendirmek hem de onun düşünmesine ve kendini tanımasına alan açmak adına farklı sorular sormamız gerekmektedir. Örneklendirecek olursak: “Seni ne heyecanlandırıyor?”, “Neyi yaparken hiç bitmesin istiyorsun?” veya “Sıkıcı bir günün ardından ne yapmak seni harekete geçirirdi?” gibi sorular, çocuğun kendini tanımasına ve yeteneğini keşfetmesine alan açmak açısından daha etkili olmaktadır. Çünkü yetenek, dışarıdan fark edilebilen bir beceriden ziyade, çocuğun iç dünyasında hissedilen bir çağrıdır. Bu noktada çocuğumuzu heyecanlandıran şeylerle ilgilenmek, yetenek keşfi sürecinin en önemli adımıdır.

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bir diğer mesele de şudur: “Yaşıtları yapıyor”, “Diğer çocuklar çoktan başladı” gibi kıyas içeren cümleleri kurmaktan uzak durmalarıdır. Bu tür ifadeler, çocuğun kendi ritmini ve gelişim sürecini gölgede bırakmaktadır. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta şudur: Yetenek gelişimi bir yarış hâli değildir. Her çocuğun gelişim yolu, zamanı ve hızı farklıdır; biriciktir. Ayrıca potansiyelin bir son kullanma tarihi yoktur. Uygun koşullar sağlandığında yetenek her yaşta ortaya çıkabilir. Yani geç kalma gibi bir durum söz konusu olmadığından, panik ortamı oluşturup çocuğa baskı kurmaya gerek yoktur. Baskı altında gelişen şey yetenek değil, kaygıdır.

Ebeveynler, çocuğun yolunu açarken onların önüne geçmemelidir. Çocukları etiketlemekten, başkalarıyla kıyaslamaktan ve aceleci kararlar almaktan kaçınmak gerekmektedir. Yetenek, baskıyla yönlendirilen bir performans değil; destekle büyüyen bir eğilimdir.

Son olarak belki de ebeveynlerin; daha az yönlendiren, daha çok gözlemleyen; daha az konuşan, daha çok dinleyen birer yetişkin olmaya ihtiyaçları vardır. Çünkü çocuk, kendini en iyi; güvende, özgür ve olduğu hâliyle kabul edildiğini hissettiğinde gösterir. Yetenek de tam olarak bu duygunun içinden filizlenir.

Sudenur Aydın
Sudenur Aydın
Ben Sudenur Aydın. Yeni mezun bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamanın sadece teorik değil, yaşamın tam içinde şekillenen bir süreç olduğuna inanıyorum. Üniversite yıllarımda Teleskop App’te marketing ve raporlama alanlarında çalışarak, analiz etme, strateji kurma ve dijital düşünme becerilerimi geliştirme odaklı çalıştım. Şu an aile danışmanlığı eğitimi alıyor, bir yandan da içerik ürettiğim Instagram sayfamda ilerlemeyi hedefliyorum. Psychology Times Türkiye ailesi eşliğinde yazılarımı aile, çocuk ve evlilik odaklı kaleme almayı planlıyorum. Bu heyecan verici yolculukta birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar