Beliren Yetişkinlik Dönemi
Genç yetişkinliğin başlangıcı olarak da belirtilen beliren yetişkinlik döneminde birey, bir yetişkinin alabileceği sorumlulukları almakta çekincesi olmasıyla birlikte bir ergen de değildir. “Ben kimim?” sorusunun ön plana çıktığı, kişilerin hayattaki hedeflerine ulaşma yollarını belirlemeye çalıştığı bir süreçtir (Feldman, 2021). Bu dönem, 18-25 yaş arasındaki bireyleri kapsamaktadır (Arnett, 2000; 2019). Arnett (2019), beliren yetişkinlik için beş tane tanımlayıcı özellik öne sunmuştur. Bunlar: kimlik keşfi, değişmezlik, kendine odaklanma, arada kalmışlık hissi ve iyimserlik/olanaklardır. Kimlik oluşturma sürecinde kişi; aşk, iş ve dünya görüşünde birçok kez karar verme aşamasında ve deneme-yanılma sürecindedir. Ergenlere kıyasla bu alanlarda daha ciddi ve geleceğe yönelik karar verme eğilimleri gösterirler. Örneğin, bir ergen romantik ilişkide anlık bir haz ararken, beliren yetişkinlikteki bir birey ise daha ciddi bir tavır bürünerek “Gelecekte kiminle bir hayat inşa ederim?” sorusuyla hareket eder (Arnett, 2000). Bu durum, iş hayatı ve eğitim hayatı için de geçerlidir. Beliren yetişkinler bu durumda ise “Hangi işte daha iyiyim? Hangi işi hayatım boyunca yapabilirim?” sorularıyla iş-eğitim hayatına yön vermeye çalışırlar (Arnett, 2019). Beliren yetişkinliğin bir diğer önemli noktası, bu bireylerin istikrarsızlığıdır. Yaşamlarını sürdürürken bu bireyler kendilerine uygun bir yolu bulasıya kadar deneyimlemeye devam ettiklerinden sabit kalmamaktadırlar. Bu durum, özellikle bir yerden başka bir yere taşınmalarda görülmektedir. Sabit olmamak, keşif sürecinin bir parçasıdır (Arnett, 2000; 2019).
İnsanların kendilerine en fazla odaklandıkları dönem beliren yetişkinlik dönemidir. Çocuklukta ve ergenlikte ebeveyn denetimi oldukça fazladır; fakat beliren yetişkinlikte bu durum hafiflemiştir. Beliren yetişkinler artık karar verme sürecinde aileden bağımsızdır; bundan kaynaklı bireyler kendilerine odaklanırlar (Arnett, 2019). Aileden bağımsız olma, beliren yetişkinler için olanaklar sağlar. Bu olanaklara kendi yaşamlarını kurma ve bu hayat üzerinde bağımsız karar verebilme örnek olarak verilebilir (Arnett, 2019). Parmaksız (2008) yaptığı bir çalışmaya göre de aileleriyle birlikte yaşamayan üniversite öğrencileri, aileleriyle birlikte yaşayanlara kıyasla belirgin yetişkinlik döneminin özelliklerini daha iyi yansıtmışlardır. Kişiler kendilerini bu dönemde arada kalmış hissederler; çünkü artık ne bir ergen ne de tam bir yetişkindirler. Atak (2005), yaşam görüşü ölçeğini Türkçeye uyarlayarak yaptığı bir çalışmaya göre ise katılımcılara “Kendinizi yetişkin gibi hissediyor musunuz?” sorusuna verilen cevapların çoğunluğunun “Hem evet hem hayır” olması da beliren yetişkinlerin arada kalmışlığını doğrular biçimdedir. Bu arada kalmışlığın karmaşıklığını çözmek için -yetişkinliğe geçiş- şu üç adım önemlidir: sorumluluklarını kabul etmek, bağımsız karar vermek ve ekonomik bağımsızlığı kazanmak (Arnett, 2019). Sonuç olarak, 18-19 yaşına gelen beliren yetişkinler kendilerini yetişkin olarak düşünseler de birçoğu kendilerini 20’li yaşların ortalarına kadar yetişkin hissetmezler (Arnett, 2019).
Günümüzde, büyük şehirlerde yaşayan çoğu insanın ortak sorunu strestir. Stres kavramı birçok bilim insanı tarafından incelenmiş olup, tanımlamalar benzerlik göstermiştir (Kaba, 2019). Bu noktada Hans Selye (1956), stres tanımının öncüsü olmakla birlikte stresi “vücuda etki eden olumlu ya da olumsuz bir tepki” olarak açıklamıştır (Jhonstone, 1989). Selye, 1950’de yaptığı bir çalışmasının sonucunda stres ve stresör kavramlarını elde etmiştir. Buna göre stresör, organizmaya etki eden dış bir uyarıcı; stres ise bu uyarıcıya verilen bir tepkidir (Erdoğan, 1999). Bireysel stres kaynaklarının arasında ise özgüven eksikliği, kaygı düzeyi, ekonomik sorunlar gibi etkenler de etkilidir (Sabuncuoğlu, 2003).
Beliren yetişkinlik döneminde bireylerin, iş hayatında, dünya görüşünde, romantik ilişkilerinde yaşanan keşiflerin, belirsizliğin, ebeveyn kontrolünün de azalmasıyla kendi başlarına karar vermeye başlamalarıyla birlikte diğer gelişim dönemindeki kişilere kıyasla onlar, olumsuz duygulara ve strese yatkın hale gelmektedir (Schulenberg ve Zarrett, 2005).
Özgüven kavramı hem psikolojide hem de diğer sosyal bilimlerin farklı dallarında yapılan çalışmalarda ön plana çıkmıştır (Kaya ve Taştan, 2020). Yapılan çalışmalar sonucu özgüven kavramı, kişinin ruh sağlığında, mutluluğunda ve başarısında önemli bir faktör olmuştur (Soner, 2000). Özgüven, kişinin tutum, tavır ve davranışlarını belirleyen kendi hakkındaki duygu, düşünce ve değerlendirmedir (Lauster, 2000 akt. Bakır ve Danış, 2020). Feltz (1988) ise özgüveni tanımlarken genel bir özellik olmaktan çok, kişinin herhangi bir faaliyeti başarılı bir şekilde yerine getireceğine dair inancı olarak ele almaktadır. Düşük özgüvene sahip bireyler, karşılaştıkları bir durum veya görevde yeterli donanımlara sahip olmalarına rağmen kendilerini bu görevleri başaracak kadar yeterli hissetmeyebilirken, yüksek özgüvene sahip bireyler üretkendirler ve başarıya dair inançları yüksektir (Linderfield, 1997).
Karar Verme Davranışı
Karar verme davranışı, geleceğe yönelik tahminlerde bulunduğumuzda, iki ya da daha fazla seçenek arasından en iyisini seçemeye çalıştığımızda veya kısıtlı bilgilere dayanarak bir sonuca varmaya çalıştığımızda ortaya çıkabilmektedir (Kökdemir, 2003). Scott ve Bruce (1995); Philips, Pazienza ve Ferrin’e (1984) göre beş tür karar verme stili mevcuttur. Bunlar: akılcı, sezgisel, bağımlı, kaçıngan ve spontan karar verme stilleridir. Bireyin araştırmalar ve incelemeler sonucu en uygun seçeneği seçmesi akılcı, içsel olarak duygusal ve sezgisel yolla karar vermesi sezgisel karar verme stili, bireyin başkalarının fikirlerine sadık kalarak karar vermesi bağımlı stil, karar vermemek için karar vermekten vazgeçen stil kaçıngan ve son olarak spontan karar verenlerde ise kişi, o ana uygun tercih yapan kimsedir (akt., Tatlılıoğlu, 2014).
Sonuç
Beliren yetişkinlik dönemi yaşam döngüsünün bir parçası olmakla birlikte, her dönemde olduğu gibi bu dönemin de -makalede de belirtildiği gibi- belirli kriz aşamaları bulunmaktadır. Bu krizleri çözümlerken karar vermek sürecin doğal bir parçasıdır. Her bireyin biricikliğinden ötürü bu davranış da her bireye göre farklılaşabilmektedir. Bu makalede bu davranış türleri ele alınmıştır. Bu stiller doğru veya yanlış olarak sınıflandırılmamakla birlikte, yaşam yolculuğumuzda önümüzü aydınlatabilmesi için geçirilen bu süreçte hangi olay karşısında nasıl bir yöntem sergileyeceğimiz önemli rol alabilir.
Kaynakça
- Arnett, J. J. (2000). Emerging adulthood: A theory of development from the late teens through the twenties. American Psychologist, 55(5), 469-480. http://dx.doi.org/10.1037//0003-066X.55.5.469
- Arnett, J. J. (2019). Emerging adulthood: The Winding Road From the late teens through the twenties (2. baskı). Oxford University Press. http://dx.doi.org/10.1093/acprof:oso/9780199929382.001.0001
- Feldman, R. S. (2021). Yaşam boyu gelişimin keşfi. (C. Şahin, Çev.; 5. Baskı). Nobel Akademik Yayıncılık.
- Tatlılıoğlu, K. (2014). Üniversite öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyleri ile karar verme stilleri arasındaki ilişkinin bazı değişkenlere göre incelenmesi. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, (1), 150-170.
- Atak, H. (2005). Beliren yetişkinlik: Yeni bir yaşam döneminin Türkiye’de incelenmesi (Tez No. 204867) [Yüksek lisans tezi, Ankara Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=s0DSt8vHPFXVvybG1ZGPow&no=bhfF7s9IgpYgueA8EcrV4Q
- Schulenberg, J. E., ve Zarrett, N. R. (2006). Mental Health During Emerging Adulthood: Continuity and Discontinuity in Courses, Causes and Functions. American Psychological Association. https://awspntest.apa.org/doi/10.1037/11381-006
- Selye, H. (1956). The stress of life. McGraw-Hill.
- Lauster, P. (2000). Kendine güven (N. Yıldıran, Çev.). Doruk Yayınları.
- Bakır, N., ve Danış, G., (2020). Üniversitedeki kız öğrencilerin özgüven düzeyleri ve etkileyen faktörler. Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi, 9(3), 133-140.
- Erdoğan, İ. (1999). İşletme Yönetiminde Örgütsel Davranış. Dönence Basım.
- Sabuncuoğlu, Z., ve Tüz, M. (2003). Örgütsel Psikoloji (4. baskı). Furkan Ofset.
- Linderfield, G. (1997). Kendine güvenen çocuk yetiştirme (G. Tümer, Çev.). HYB Yayıncılık.
- Johnstone, M. (1989). Stress in teaching. An Overview of research. Scottish Council for Research in Education (ED315378). ERIC https://eric.ed.gov/?id=ED315378
- Kökdemir, D. (2003). Belirsizlik durumlarında karar verme ve problem çözme (Tez No. 127649) [Doktora tezi, Ankara Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=K6nDhKjk5OVwb5ueCCbDBQ&no=Gl4fXAYIlXajQFM95–PmQ
- Parmaksız, H. R. (2008). Beliren yetişkinlikte kültürel etkinliklere katılım [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi] Ankara Üniversitesi.
- Kaya, N., ve Taştan, N. (2020). Özgüven üzerine bir derleme. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10(2), 297-312.
- Soner, O. (2000). Aile uyumu, öğrenci özgüveni ve akademik başarı arasındaki ilişkiler. Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 12(12), 249-260.
- Kaba, İ. (2019). Stres ruh sağlığı ve stres yönetimi: Güncel bir gözden geçirme. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi, (73), 63-81.
