Bir çocuğun okul kapısından içeri girdiği ilk andan itibaren yalnızca çocuk için değil, ebeveynler için de yeni bir başlangıç oluşmaktadır. Ebeveynlerin düşünceleri başlar; acaba alışabilecek mi, üzülürse ne yapacak, arkadaş bulabilecek mi? Acaba bunlar çocukların kaygıları mı, bizim kaygılarımız mı? Düşünmeye başlarlar. Çocukların okula başlarken yaşadıkları heyecan, korku, özlem ve huzursuzluk hissetmesi oldukça doğaldır. Yeni bir ortam, yeni insanlar ve kurallar. Bu durum, bir çocuk için uyum süreçlerini de beraberinde getirmektedir. Ancak bu süreçte çocuğun duygularına değil, ebeveynlerin de duygularına bakmak gerekmektedir. Çocuğumuz kaygılı derken aslında kendi kaygımızın da sesini duymuyor olabiliriz.
Ya Çocuğum Kaygılanırsa?
Kaygı, henüz gerçekleşmemiş ve sonucu belirsiz bir durumla ilgili zihinsel ve bedensel olarak yaşadığımız tedirginlik, endişe ve tehdit algısıdır. Bu sonuçta kaygı, başlı başına kötü bir duygu olarak değil, bizi olası zorluklara hazırlayan doğal bir alarm sistemi olmaktadır (Alisinanoğlu ve Ulutaş, 2003). Örneğin, çocuğun okula başlayacak olması hem çocukta hem de ebeveynlerde kaygı oluşturabilmektedir. Acaba okulda bir günü nasıl geçirecek? Kalp çarpıntıları, huzursuzluk, mide sıkışması ve sürekli düşünce artışları olabilmektedir (Şahin ve Görünmez, 2022).
Peki Kaygı Geldiğinde Ne Yapacağız?
Öncelikle kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak yerine, fark etmek, anlamak ve yönetmeye çalışmamız gerekmektedir. Çocuklarımız zorlandıklarında hemen çözümler üretmek veya onların yerine kaygılanmak doğru olmayacaktır. Yanında olduğumuzu hissettirmek, onlara güven ortamı oluşturarak, duygularını ifade edebilecekleri ve kendi başlarına başa çıkabilecekleri anlar oluşturmak gerekmektedir. Çünkü çocukların ihtiyaçları kaygısız bir başlangıç değil; kaygılandıklarında yanlarında olacak ve bunu birlikte aşabiliriz diyen ebeveynlere ihtiyaç duymaktadırlar. Çocuklara, “Ne hissedersen hisset, yalnız değilsin, yanındayım ve bu problemleri birlikte aşabiliriz” şeklinde desteklenmeleri gerekmektedir (Bora ve Ünüvar, 2020).
Ebeveynler ise kendi kaygılarının farkına varabilmeli; kendi kaygılarını tanımaları gerekmektedir. Şu anda ne düşünüyorum, beni asıl endişelendiren durum nedir? Bu düşüncenin altında hangi korku yatmaktadır? Bir diğeri ise gerçek ile zihinsel olarak senaryoyu birbirinden ayırmaktır; çünkü çoğu zaman kaygı geldiğinde ihtimaller gerçekmiş gibi algılanmaya başlanabilmektedir (Babaroğlu ve Serter, 2023). Kontrol edebildiklerimize odaklanmak önemlidir. Çocuğumuzun okulda ne hissedeceğini, kiminle arkadaş olacağını veya öğretmen davranışlarını nasıl karşılayacağını kontrol edemeyiz; ancak duygusunu kabul edebilir ve yanında olduğunu hissettirebiliriz. Kontrolde olanlar: çocuğumla kurduğum iletişim, evde oluşturulan güvenli ortam, günlük rutinler, kendi tepkilerim, gerektiğinde okuldan destek istemek; kontrolümde olmayanlar ise: çocuğumun her an ne hissedeceği, başkalarının davranışları, gelecekte yaşanabilecek tüm ihtimallerdir. Kaygılandığımızda bütün dikkatimizi ikinci gruba vermek yerine, kontrolümüzde olanlara dönmek bize hareket alanı sağlamaktadır. Unutmayalım ki; iyi ebeveynler olmak, çocuklarımızın hiç zorlanmamasını sağlamak değildir. Bu durum yerine her problemi çözmek, her ihtimali kontrol etmek veya tüm kaygılarını ortadan kaldırmak zorunda değiliz. Bazen yapabileceğimiz en değerli davranış, onları dinlemek, duygusuna alan açmak ve baş edebileceğine güvenmektir.
Kaynakça
- Alisinanoğlu, F., & Ulutaş, İ. (2003). Çocukların kaygı düzeyleri ile annelerinin kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi. Education and Science, 28(128), 65-71.
- Şahin, H., & Görünmez, M. (2022). Anne kaygi düzeyi ile çocuk kaygi düzeyi arasindaki ilişkinin incelenmesi. Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (31), 324-349.
- Babaroğlu, A., & Serter, G. Ö. (2023). Ebeveynlerin Kaygı ve Öznel İyi Oluş Düzeyleri ile Ebeveynlik Davranışlarının İncelenmesi. Turkish Studies-Educational Sciences, 18(4), 1215.
- Bora, A., & Ünüvar, P. (2020). OKUL ÖNCESİ EĞİTİME DEVAM EDEN ÇOCUKLARIN KAYGILARI İLE EBEVEYNLERİNİN KAYGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ. Mehmet Akif Ersoy University Journal of Education Faculty, (56), 345-361.

