Çarşamba, Eylül 2, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Depresyon: Tek Bir Yüzü Olmayan Bozukluk

Depresyon, yalnızca üzüntü ve mutsuzluktan ibaret değildir. Farklı nedenlerle ortaya çıkabilen depresyonun belirtileri, süresi ve şiddeti kişiden kişiye değişebilmektedir. Kimi bireylerde yoğun belirtiler görülürken, kimi bireylerde daha uzun süre devam eden veya dışarıdan fark edilmesi daha zor olan bir tablo ortaya çıkabilir. İşte depresyonun farklı görünümlerinden bazıları:

Majör Depresif Bozukluk (Klinik Depresyon): En bilinen ve şiddetli olan depresyon türüdür. Bu rahatsızlığa sahip bireyler yoğun üzüntü ve mutsuzluk yaşarlar. Ayrıca hiçbir şeyden haz alamama gibi durumları da vardır; buna anhedoni denir. Bazı bireylerde yakınlarına ve çevresine karşı aşırı öfkeli hâller bulunabilmektedir. İştahsızlık, yataktan kalkmak istememe, kilo verme veya alma, aşırı uyuma veya uykuya dalamama gibi durumlar eşlik etmektedir. Bu bireyler, istek ve ilgi eksikliğinden kaynaklı olarak cinsel yaşamlarında sıkıntılar yaşayabilmektedirler. Hiçbir şey yapma istekleri bulunmadığından günlük yaşamlarında aksaklıklar yaşamaktadırlar. İş veya okul hayatlarına devam edemezler veya çok zorlanırlar. Ruminasyon dediğimiz, sürekli içinde bulunduğu durumu tekrar tekrar düşünme durumuna sıkça girerler. Ayrıca bireyler, içlerinde yoğun değersizlik ve yetersizlik hisleri taşımaktadırlar. Ayrıca davranışsal alandan bakıldığında bireylerde psikomotor becerilerinde yavaşlamalar ve somatik ağrılar görülebilmektedir. Bunlardan kaynaklanan hareketlerde yavaşlamalar da görülebilir. Bazı vakalarda ise kişinin hiç konuşmadığı, konuşmayı bıraktığı bile gözlemlenmiştir.

Süregiden Depresyon Bozukluğu (Distimi): Belirtiler bazı bireylerde majör depresyona göre daha hafiftir veya aynı görülebilir. Majör depresyondan en büyük farkı, depresyonun iki yıldan daha fazla sürmesidir. Bazen bu depresyon türünün bu kadar uzun sürmesi, kişilerin karakterlerinin ve kişiliklerinin bu şekilde olduğunu sanmalarına sebep olabilir. Bu durum çevreleri tarafından ise memnuniyetsiz ve mutsuz bireyler olarak görülmelerine sebep olabilmektedir. Belirtilerin kişilerin kişiliği olarak zannedilmesi ise tedavi almalarını geciktirebilen bir durumdur. (Tuna & Öncül Demir, 2020). Kişide iştahsızlık veya aşırı yeme, uyku hâli, enerji azlığı, sürekli yorgunluk hâli, uyku problemleri, konsantrasyon bozuklukları, umutsuzluk ve yetersizlik hisleri görülebilmektedir.

Mevsimsel Depresyon (SAD): İnsanların duygu durumlarının havalardan ötürü değişmesi durumudur. Gün ışığının azalmasıyla birlikte mutsuz hal ve aşırı uyumada görünmektedir. Genellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar, genellikle de bahar döneminde iyileşme görülür.

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum): Doğumdan birkaç hafta sonra başlar. Diğer depresyon türlerinden en önemli farkı, doğum sonrası başlamasıdır. Bu nedenle doktorlar, 'doğumla birlikte' anlamına gelen peripartum kelimesini tercih etmektedirler. (Tuna & Öncül Demir, 2020). Doğum sonrası kadınlarda hormonların değişimine bağlı olarak yoğun üzüntü veya ağlama hissi oluşabilmektedir. Bir süre sonra azalan ve kendi hâlinde düzelen bu durum bir tedavi gerektirmez. Ancak doğum sonrası depresyonda, bazı kadınlarda bu durum olağandan daha uzun ve şiddetli kendini gösterirse tedavi gerektirir. Yoğun kaygı, bebeğe karşı ilgi kaybı ve yetersizlik hissiyle kendini gösterir. Bu gibi durumlarda suçluluk hissetmesine ve annelikten keyif alamamalarına neden olur.

Premenstrüel (Adet Öncesi) Disforik Bozukluk: Adet öncesi belirgin duygu geçişleri, huzursuzluk, sinirlilik, öfke hâli, depresif hâl, kaygı, konsantrasyon bozuklukları, isteksizlik, yoğun kaygı ve uyku problemleri görülmektedir. (Tuna & Öncül Demir, 2020). Kadınların büyük çoğunluğunda bu semptomlar görülebilmektedir. Bu belirtiler sebebiyle kadınların birçok günü işlevsiz geçmektedir. Bu bozukluğun normal adet belirtilerinden ayrılan bir diğer önemli kısmı ise günlük yaşamı, işi, okulu veya ilişkileri belirgin derecede etkilemesi gerekliliğidir.

Gülümseyen Depresyon: Resmî bir psikiyatrik tanı değildir fakat oldukça sık kullanılmaktadır. Kişinin dışarıdan mutlu ve enerjik görünmesi, dışarıya her şey yolundaymış gibi görünmesine sebep olmaktadır. Günlük yaşamını etkilememesi, işine, okuluna ve ilişkilerine normal şekilde devam edebilmesi; dışarıdan anlaşılmasını ve yardım almasını zorlaştırabilmektedir. Dışarıdan ne kadar mutlu ve enerjik görünse de kişi içten içe üzgün, umutsuz ve boş hissettiği bir hâldedir; ancak bunu dışarıya gizleyebilmektedir. Tam olarak bir depresyon türü olmasa da depresyonun nasıl görülebileceğini anlatan bir durumdur.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Tuna, E., & Öncül Demir, Ö. (Ed.). (2020). DSM-5'e göre anormal psikoloji. Nobel Akademik Yayıncılık.
Tuana Tekin
Tuana Tekin
Psikolog Tuana Tekin, Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olmuştur. Mesleki alanda kendini geliştirmek adına uzun süreli uygulayıcı ekol eğitimleri almıştır. Uluslararası Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini başarıyla tamamlayarak uygulayıcı olma hakkı kazanmıştır. Bununla birlikte Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) uygulayıcı eğitimini tamamlamıştır. Çift Terapisi, Cinsel Terapi ve Objektif Çocuk Değerlendirme Testleri eğitimlerini almış ve süpervizyon süreçlerini tamamlamıştır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. Ayrıca kendini geliştirmek amacıyla seminerlere ve eğitimlere katılmaya devam etmektedir. Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Şu anda online olarak danışan kabul etmekte ve Psychology Times Türkiye dergisinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar