Her dönem farklı bir müzik, film, dizi hatta bir videonun kesiti popüler oluyor. Peki, popülerleşen bu içeriklerin ortak noktası nedir?
Popüler kitapları tüketmeme gibi bir önyargım var. Bu sebepten bu zamana kadar dönemin popüler olan kitaplarını okumayı hiç düşünmemiştim; fakat bu olay yakın zamanda değişti. Popüler kitapların PDF halleri sürekli karşıma çıkıyor; keza sosyal medyada da aynı kitapların farklı içerik üreticileri tarafından paylaşıldığına oldukça sık rastlıyordum. Ben de merakına yenik düştüm ve son zamanlarda ülkemizde çok popüler olan ‘Uketsu’ takma isimli yazarın kitaplarını edindim ve okumaya başladım. Henüz iki kitabını bitirdim ve üçüncü kitabının da ortalarındayım. Bu üç kitap ile ilgili dikkatimi çeken şey, hepsinin insan psikolojisiyle doğrudan veya dolaylı olarak bağlantı kuran, korkudan ziyade psikolojik gerilim türü eserler olduğuydu. Aynı şekilde ‘çok okunanlar’ kategorisindeki diğer kitapları da incelediğimde çoğunun da konusunun bu yönde olduğunu anlamış oldum.
Peki, bu içeriklerin bu kadar çok okunmasının toplumda yaşanan olaylarla bir bağlantısı var mı? Leo Löwenthal’in teoremine göre popüler eserler, toplumun ortalama insanının gizli kaygılarını, yalnızlaşma hissini ve otorite karşısındaki çaresizliğini resmeder. İnsanlar kendi hayatlarından bir parça buldukları için bu tarz kitaplara yönelebilirler.
Neden Türkiye’de okunan kitapların çoğu suç, polisiye, psikolojik gerilim türünde? Uketsu, ‘Tuhaf Resimler’ kitabının ilk sayfasında annesini öldüren 11 yaşında bir kız çocuğunun çizdiği resime yer veriyor. Bu resimde resmi analiz eden psikoloğun gözüne ilk çarpan şey kapısı olmayan bir evdi. Psikolog bunu soyutlanma hissi olarak yorumluyor. Belki de bu gençlerde son yıllarda artan sosyal fobinin kendini bu şekilde tüketilen içeriklere yansıtma biçimidir. Belki bu kitapların ülkemizde bu kadar çok okunmasının nedeni, insanımızın bu sayfalarda kendilerinden bir parça bulmasıdır. Yine aynı yazarın bir diğer kitabında tuhaf odaların gizemini çözmeye çalışan biz yazarın yazılarını okuyoruz. Bu kitabın bu kadar çok öne çıkması da bende toplumun zihnindeki karışıklığı, anlaşılmazlığı çözme arzusu ile bağdaştığını düşünmeme yol açtı.
Edebiyat, sanat toplumun bir yansımasıdır. Bu eserler ne kadar kendi yazarlarının kaleminden çıkmamış olsa da bu kadar çok ön plana çıkması, bu eserlerin toplumu yansıttığını söyleyebiliriz.
Kısaca Türk toplumunun bugün yaşadığı kolektif ruh hali, bu tarz “tuhaf” ve karanlık kurguların, eserlerin sunduğu tekinsizlik ve gizem görme havasıyla rezonans halindedir. Diş dünyada anlamlandıramadığımız ve kontrol edemediğimiz o kaosu, kurgusal bir metin içinde çözmeye çalışarak bir tür zihinsel bir emniyet sübabı oluştururuz.
Aşağı kısımda Türkiye’de son bir yıl içinde en çok okunan kitapları ve türlerini listeledim:
- Kocamın Karısı — Alice Feeney
Türü: Psikolojik gerilim - Taş Kâğıt Makas — Alice Feeney
Türü: Psikolojik gerilim, gizem - Gece Yarısı Treni — Matt Haig
Türü: Roman, fantastik - Gece Yarısı Kütüphanesi — Matt Haig
Türü: Fantastik, felsefi roman - Algernon’a Çiçekler — Daniel Keyes
Türü: Bilim kurgu, dram - Soygun — İskender Pala
Türü: Tarihî roman - Annemin Uyurgezer Geceleri — Ayfer Tunç
Türü: Psikolojik, edebî roman - Bahçıvan ve Ölüm — Georgi Gospodinov
Türü: Edebî, felsefi roman - Ne Yaptığını Biliyorum — Alice Feeney
Türü: Gerilim, gizem


