Çarşamba, Eylül 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kayıp Yaralar Sanat ve Oyun Sarar: Geride Kalanların Sanat ve Oyun Terapisi ile İyileşme Süreci

Sanat terapisi, acıyı sihirli bir değnekle yok etmez ancak o acıyla birlikte yaşayabilmeniz, onu özgün ve yaratıcı bir biçimde taşıyabilmeniz için size bir alan açar. Unutmayın ki yas, sevginin diğer adıdır. Sevdiğiniz insanla kurduğunuz bağ intiharla silinmez, yalnızca biçim değiştirir. Kendimizi keşfetmemizi sağlayan fakat yapbozun yeni parçasını hangi tabloya ve nasıl yerleştirmemiz gerektiğini kavrayamadığımız “Ben onsuz aslında kimim?” sorusu bazılarımız için umduğumuzdan uzun süre cevapsız kalabilir. Bu karanlık tünelde atacağınız her küçük yaratıcı adım, kendi iç ışığınıza sizi yaklaştırır.

Eğer bu yazıyı, yakınını intiharla kaybetmiş yani geride kalan birine destek olmak amacıyla okuyorsanız atabileceğiniz ilk adım ona zaman tanımaktır. Zorlayarak ağlatmaya ve/veya konuşturmaya çalışmayın. Sanatsal bir aktiviteyle uğraşırken veya sessizce otururken onu rahat bırakın. Sessizliğiniz ona içindekilerin o isterse duyulduğunu ve artık hangi duygudurumla gelirse gelsin yargılanmaktan kurtulduğunu hissettirecektir. Estetik kaygılardan azade atılan her adımda, yüklenen her anlamda, kurulan her cümlede veya her fırça darbesinde bastırılan hisler ve fikirler anlamına kavuşur. Beklenmeyen kayıpla gelen sorumluluklar, kaybedilen bireyin önceki intihar girişimlerinin hatıraları, başkalarını da benzer şekilde kaybetme korkusu kişiye giderek daralan bir labirentte gibi hissettirebilir.

Yolculuğun devamında somut ve şefkatli adımlar atın. Bireyin kendi istek ve ihtiyaçlarının farkına varmakta zorlandığı ve gereksinimini anlasa bile yardım istemenin suçluluğuyla boğulduğu bu süreçte sezgileriniz ve gözlemlerinize güvenerek ilerleyin. Bir hobi seti hediye etmek, izin alarak temasa geçmek, üçüncü alanı genişletmek yani aile ve kariyer dışında bağ kurulan grup ve kurumları değiştirmek çok daha iyileştiricidir.

Sonsuz Sevginin Bedeli Yasın Hayatımıza Sanat Terapisiyle Yansıması:

  1. Renklerle İç Dünyamıza Giden Yolun Haritasını Çizmek: Yas sürecinde hissettiğiniz yoğun hisler karşısında sözcükler size manasız gelebilir. Önünüze büyük bir kağıt alın ve tür fark etmeksizin boyalarla kalemleri önünüze serin. Zihninizdeki o karmaşayı hangi renk temsil ediyorsa, o renkle kağıdı dilediğiniz gibi karalayın. Çizginin düzgün ya da estetik olması kesinlikle önemli değildir. Amaç, bedendeki ve ruhtaki sıkışmış enerjinin kağıda akmasını sağlamaktır.
  2. Söyleyemeyeceklerimize ve Anlam Veremediklerimize Dair İçimizi Dökmek: Giden kişiye söyleyemediğiniz, boğazınızda düğümlenen cümleler olabilir. Bu cümleleri düz bir kağıda yazmak yerine eski dergilerden kestiğiniz görsellerle, kelimelerle bir kolaj çalışması yapabilirsiniz. Görsellerin ve renklerin dili, mantıksal zihnin savunmalarını aşarak en saf duygulara ulaşmanızı sağlar. Çalışma bittiğinde o kağıdı yırtabilir, yakabilir ya da güvenli bir köşede saklayabilirsiniz, seçim tamamen size aittir.
  3. Bağı Saygıyla Ebediyete Taşımak Amacıyla Yadigarları Anı Kutusunda Biriktirmek: İntiharla gelen kayıplarda, kişiyle olan anılar bazen suçluluk duygusunun gölgesinde kalabilir. Oysa paylaşılan güzel anılar, hayatın en değerli hazineleridir. Küçük bir kutuyu alın, onu boncuklarla, kumaş parçalarıyla, sevdiğiniz renklerle veya fotoğraflarla süsleyin. Bu kutunun içine onunla ilgili küçük hatıralar, ona yazdığınız notlar veya sadece içinizden geçenleri koyun. Bu kutu, kaybın acısını değil, o insanla paylaştığınız hayatın kıymetini simgeleyen güvenli bir sığınak olacaktır. William Worden’in yas görevleri modelinde yer alan kaybedilen kişiyle bağları yeniden yapılandırmaya hizmet eden bu yöntem temelinde yas tutan kişinin kayıpla sağlıklı bir ilişki kurması ve anıları güvenli bir yapıda muhafaza etmesi amaçlanır.
  4. Güvenli Yeri Görselleştirip Çizme ve Kendini Orada Hayal Etme: Yas tutan kişiden tamamen güvende, huzurlu ve korunmuş hissettiği gerçek ya da hayali bir mekanı çizmesi istenir. Başlarda gerçekçi gelmeyebilir veya görsel sonucun hayal kırıklığına uğratmasından çekinebilir fakat denemesi için cesaretlendirilmelidir. Böylece yas sürecindeki en dürtüsel ve zorlayıcı duygulanımlardan birinin, yani belirsizlik ve güvensizlik hissinin, görselleştirilen güvenli alanın huzuruyla sağlıklı ifade edilmesi hedeflenir. Bu teknik, beyindeki sinir sistemini yatıştırarak ihtiyaç duyduğunda zihnen sığınabileceği ve kendine zaman tanıyabileceği güvenli alan yaratır.
  5. Maske Yapımı (İç ve Dış Yüz İfadesi): Hazır bir maske şablonu kullanmak veya kendi maskesini yapmak bireyin seçimine bağlıdır. Maskenin dış yüzüne topluma ve dış dünyaya gösterdiği yüzü, bastırılmış hisleri ve fikirleri “Geçti artık, her şey yolunda, o da kurtuldu, alıştık.” gibi günlük hayatta tekrarladığı bir ifadeyle veya sevdiği bir eserden alıntı cümleyle yazması ve o cümlenin uyandırdığı hislere göre dış yüzü boyaması istenir. Maskenin iç yüzüne kimseye gösteremediği gerçek his ve fikirlerini çağrıştıran bir sembolü yazar ve/veya boyar. Amacımız yas sürecini gizlemesi gerekebileceğine dair toplumsal baskıya maruz kalan bireylerin sıklıkla yaşadığı çevre için güçlü görünme zorunluluğu döngüsünü kırmaktır. Bastırılan duyguların fark edilmesine ve kabullenilmesine imkan tanır.
  6. Kintsugi: Kusur ve Kayıp Sanılan Yanlarımızla Bir Bütün Olabilme Sanatı: Kintsugi, kırılan seramiklerin altın tozu karışımlı bir reçineyle birleştirilmesi sanatıdır. Terapide kille yapılan veya kırılan bir obje, kırık çizgileri belirginleştirilecek şekilde yeniden bir araya getirilir. Yaşanan kaybın kişiyi tamamen yok etmediğini aksine kırılan parçaların yeni ve değerli bir deneyimle birleşerek hayatın bir parçası haline geldiğini somutlaştırır. Kaybı gizlemek yerine onu hayatın dokusuna entegre etmeyi öğretir.
  7. Hislerimizin Bedenimizdeki Yerini ve İşlevini Görselleştirme: Yas sürecindeki birey bu sanat terapisi yönteminde yetişkin bir insan bedeni silüeti çizilmiş kağıt üzerinde duygularını kullanarak bedeninde nerede hissettiğini işaretler. Bir duygu için birden fazla yer işaretlenebilir. İşaretleme yöntemi yazma, boyama, boncuk yapıştırma ve örme gibi birbirinden farklı olabilir, kağıdın dokusuna bağlı olarak yöntemler aynı anda da kullanılabilir. Amacımız burada yasın sadece zihinsel değil aynı zamanda bedensel bir süreç olduğunun farkına varılmasıdır. Bu teknik bedensel farkındalığın artışıyla duygusal yükün serbest bırakılmasına yardımcı olur.

Oyun Terapisinde Çocuğa Sağlıklı Yas Desteği Sunma ve Duygu Düzenleme Becerileri Kazandırma Yöntemleri:

Oyun terapisinin faydasının kanıtlandığı alanların başında çocukların yas süreci gelir. Toplumda yaygın olan kanının aksine çocuklar yasın ağırlığını hisseder, çevresindekilerin yas davranışlarını gözlemler ve taklit eder. Aynı platformdan okuyabileceğiniz 15 Kasım 2025 tarihli “Çocukların Evrensel Ana Dili Edebiyatı: Oyun Terapisi Sanatı” yazımda da söz ettiğim üzere oyun, çocukların evrensel dilidir. Ölümün çocuklara gelişim seviyelerine uygun açıklanması sağlıklı yas sürecinin temelidir. Farklı sanat terapisi ekollerinden ilhamla çocukların gelişim seviyelerine uygun biçimde oyun terapisine uyarlanan tekniklerden uygulayıp faydasını gördüklerimi paylaşarak yazımı noktalamak isterim.

Sanat Terapisi Yöntemlerinin Oyun Terapisi Versiyonları

  1. Sadece Bize Ait Güvenli Kale ve/veya Sığınak İnşası Çalışması: Sanat terapisindeki güvenli yeri görselleştirip çizme ve kendini orada hayal etme tekniğinin oyun terapisi versiyonudur. Çocuktan kum tepsisinde (Sandtray) veya minderler, örtüler ve bloklar kullanarak terapötik mekanda fiziksel sığınak veya kale inşa etmesi istenir. Sığınağın içine seçtiği ve kendisini koruyacak figürler (ejderhalar, askerler, koruyucu hayvanlar) yerleştirilir. Bir yakınını intiharla kaybetmek çocukta dünyaya dair güvensizlik ve köksüzlük algısı yaratır. Bu yöntem, çocuğun sinir sistemini yatıştırarak duygusal olarak zorlayıcı temalara (öfke, yas) girmeden önce regüle olabileceği somut bir güvenli alan oluşturur.
  2. Hazine Sandığı Yapma ve Somut Anı Köprüsü Kurma Çalışması: Sanat terapisindeki bağı saygıyla ebediyete taşımak amacıyla yadigarları anı kutusunda biriktirme tekniğinin, estetik her türlü seçimin çocuğa bırakıldığı, oyun terapisi versiyonudur. Ahşap veya karton bir kutunun dışı çocukla birlikte boyanır ve süslenir, eşlik edilmesini istemezse çocuk sessizce ve başka hiçbir şeyle ilgilenmeden seyredilir. Çocuğun kaybettiği kişiyle ilgili olumlu anılarını simgeleyen minyatürler, kuklalar, kokular veya çizimler bu kutuya konur. Çocuğun seçtiği kağıtlar ve kalemlerle yetişkin gözetmenliğinde seçilen ve “Keşke söyleseydim” dediği şeyler minik notlar halinde kutuya atılır. İntihar vakalarında aileler genelde kaybı tabulaştırır ve konuşmaktan kaçınır. Bu teknik, ölen kişinin sadece ölüm biçimiyle değil, yaşamış olduğu güzel anılarla da hatırlanabileceğini gösterir. Kaybedilen kişiyle sağlıklı ve güvenli bir içsel bağ kurulmasını sağlar.
  3. Süper Kahraman Kuklası ve/veya Maskesi Yapma Çalışması: Sanat terapisindeki maske yapımı (İç ve Dış Yüz İfadesi) tekniğinin oyun terapisi versiyonudur. İki farklı kukla veya yüz maskesi kullanılır. Bir tanesi çocuğun dışarıya gösterdiği yüzü, diğeri ise içeride sakladığı yüzü temsil eder. Bu iki kukla konuşturularak aralarında bir diyalog kurulur. Seslendirmeyi sadece çocuk yapar, böylece zıt his ve fikirlerin aynı kişiye ait olabileceği hissettirilen çocuğun ifade yeteneği güçlendirilir.
  4. Beden Duvarı ve Renkli Taşlar Çalışması: Sanat terapisindeki hislerimizin bedenimizdeki yerini ve işlevini görselleştirme tekniğinin çocuğun silüeti üzerinden uygulandığı oyun terapisi versiyonudur. Büyük bir ambalaj kağıdına uzanan çocuğun bedeninin etrafı yüzeysel ve kalemle çocuk temas etmeyecek şekilde uzaktan çizilerek silüeti çıkarılır. Çocuğa farkına varıp isimlendirebildiği hisler için farklı ağırlıktaki ve şekildeki taş, pamuk, ip, tüy, boya gibi nesneleri o duyguyu bedeninde hissettiği yere işaretlemesi söylenir. Ardından bu ağırlıkları dışarı çıkarma oyunu oynanır. Böylece çocuklar intiharla gelen kaybın yarattığı hislere bedenlerinin tepki verme sebebini anlamlandırır. Bu çalışma, bedendeki somatizasyonu oyuna dökerek duygusal yükün serbest bırakılmasını sağlar.
Sena Bohem
Sena Bohem
Psikoloji lisans eğitimimi Nişantaşı Üniversitesi'nde tamamladım. Bütüncül Çocuk ve Ergen Psikoterapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Bütüncül Cinsel Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi, Şema Terapi, Aile Danışmanlığı, Filial Terapi ve Özel Eğitim başta olmak üzere birçok alanda eğitim ve süpervizyon süreçlerimi tamamladım. Uluslararası Sağlık, Güvenlik ve Çevre Enstitüsü üyeliğimi sürdürmekteyim . Zorunlu stajlarımı Mersin Toros Devlet Hastanesi'nde ve buraya bağlı AMATEM, ÇEMATEM ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nde tamamladım. Son gönüllü stajımda Mersin Amerikan Kültür Koleji Kreşi'nde akıl ve zeka oyunları atölyesi eğitmenliği görevini üstlendim. Mersin Özel Orman Anaokulu'nda gölge öğretmenlik deneyimi edindim. MEB onaylı özel eğitim uzmanıyım. Mezuniyetimden bu yana çeşitli danışmanlık merkezlerinde çocuk ergen psikoloğu ve bağımlılık danışmanı olarak görev yaptım. Şu an Psikodrama başta olmak üzere farklı ekollerdeki eğitim ve süpervizyon süreçlerime devam ediyor, çevrim içi aile ve bağımlılık danışmanlığı hizmeti sunuyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar