Hayatın sıkıcı rutininden kaçmak için gerek yetişkinler gerek çocuklar zaman zaman elektronik imkânlardan yararlanıp oyunlara yönelebilmektedirler. Küçükken başlanılan bu tablet ve bilgisayar alışkanlığı, ileride oyun bağımlılığının da temelini oluşturabilmektedir. Oyun oynama alışkanlığı çocukken de kazanılabilmektedir.
İnternetin, teknolojinin ve oyun geliştirmeciliğinin ilerlediği bu modern çağda zeka geliştiren oyunların da olduğunu, çocukların bu oyunlar aracılığıyla kodlamayı bile öğrenebildiği su götürmez bir gerçek. Fakat bilgisayar oyunlarında süre konulmaması ve ailenin zaman yönetimini sağlayamaması çocuk için büyük problemler de yaratabilmektedir. Çocukların en önemli ve kritik dönemlerinde sosyalleşebilmesi ve arkadaşlık bağı kurabilmesi, gelişimi ve karakter oluşumu açısından oldukça önemlidir. Bilgisayar oyunlarında sınır konulamayan durumlarda çocukların bu sosyalleşmeleri sadece oyun içinde yaşaması sonucunda gerçek hayatta zorluklar yaşayabildiği gözlemlenmektedir. Bundan dolayı çocukların bilgisayar oyunlarına başladığı dönemlerde ailenin dengeyi koruması önemlidir.
Öncelikle eklemek gerekir ki her oyun oynayan kişi bir oyun bağımlılığı içerisinde değildir. Bağımlılık, kişinin sosyal hayatını etkileyecek ve ihmal edecek şiddette olmasıdır. Oyun süresini kontrol edememek, oynamadığında yokluk çekmek gibi huzursuzluklar yaşamak bunların önemli diğer belirtileridir.
Bu bağımlılığın risk faktörleri kesin belirli sebeplerden olmasa da sosyal izolasyon, stresli yaşam, düşük benlik saygısı, anksiyete, depresyon ve kaçış amacıyla oynama eğilimleridir. (Kuss, 2013)
Oyun oynadıkça oyun içerisinde oluşan “kazanma” ve “ödül” dürtüleri harekete geçebilmektedir. Beyin görüntüleme çalışmalarında bu kişilerde, bu kazanma durumunun dürtü kontrolleriyle ilgili değişiklikler yaşadığı gözlemlenmiştir. (Kuss, 2013)
Beynin ödül sisteminin aktive olmasıyla striatal dopamin salınımı gerçekleşir. Bu durum oyunu ödüllendirici hâle getirir. Oyun bağımlılarında bu dopamin taşıyıcılarının azalmış olabileceği üzerinde bir risk söz konusu olabilmektedir. Bir süre sonra ödül sisteminde yetersizlikler yaratabilmektedir. Bu da kişinin daha fazla oyun oynamasına ve ödül eksikliğini bu şekilde gidermeye çalışmasına sebebiyet verebilmekte ve tolerans geliştirebilmektedir. (Kuss, 2013)
Oyun bağımlılığı, diğer madde kullanımından kaynaklı bağımlılıklara benzemektedir. Şöyle ki; bağımlılık yapıcı maddelerde de dopamin salınımı yapay olarak fazlaca artırılır. Burada bağımlılık yapıcı etken, oyundaki ödül ve kazanma durumlarının beynin ödül sistemini aktive ederek dopamin salgılamasına sebep olmasıdır. Burada da yapay bir dopamin salınımı söz konusu gibi diyebiliriz. Sadece kullanılan veya içilen bir madde yoktur. Bu, oyun oynama aracılığı ile sağlanıyor.
Sürekli kontrolsüzce salgılanan bu dopamin, bir süre sonra dopamin taşıyıcılarının azalmasına, yani salgılanan dopaminin yeterli derecede salgılanamamasına, yetersiz kalmasına sebep olabilmektedir.
FPS içerikli savaş oyunlarına baktığımızda, raunt başına ayrılan sürenin 3 dakika olduğunu varsayarsak ve bu rauntlar 10’ar kez devam etse, her 3 dakikada bir kazanma ve ödül durumuna bağlı belirli miktarda dopaminin salgılanması demektir. Oyun ve herhangi bir bağımlılığı olmayan, normal yaşamındaki bir bireyin dopamin salımı bu kadar fazla olmamaktadır.
SONUÇ
Zaman zaman çoğu birey hayatın sıkıcılığından kaçmak amacıyla bilgisayar oyunlarına yönelebilmektedir. Çocuklarda bilgisayar oyunlarının bazen çocuğa yarar sağlayabilmesine rağmen, aileler tarafından sınır ve zaman yönetimi konulmadığında çocuklarda bağımlılığa dönüşebilmekte ve gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Ve bu durum bazen bağımlılığa sebep olabilmektedir. Fakat her oyun oynayan kişi oyun bağımlısı değildir. Sosyal hayatını ihmal etmesine sebep değilse bu durum bir bağımlılık teşkil etmez. Oyunlarda ödül ve kazanma durumlarının, beyin görüntüleme çalışmalarında dürtü kontrolleriyle ilgili değişiklikler yaşandığı gözlemlenmiştir. Dopamin salınımının sürekli olarak olması, bir süre sonra taşıyıcıların bozulmasına ve zamanla oyunlardaki ödüllerin verdiği hazza tolerans geliştirmesine sebep olabilmektedir. Özellikle savaş oyunlarında 3’er dakikalık raunt sonlarında kazanma durumlarına bağlı yaşanılan ödül hazlarının oldukça sık şekilde dopamin salınımı yarattığını söyleyebiliriz.
Kaynakça
Kuss D. J. (2013). Internet gaming addiction: current perspectives. Psychology research and behavior management, 6, 125–137. https://doi.org/10.2147/PRBM.S39476
Kaynakça
- Kuss D. J. (2013). Internet gaming addiction: current perspectives. Psychology research and behavior management, 6, 125–137. https://doi.org/10.2147/PRBM.S39476


