Perşembe, Temmuz 30, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Farkındalığı Fark Etmek Farkındalığı Nasıl Fark Ederiz?

Farkındalığı Nasıl Fark Ederiz?

Şu an bu satırları okurken, aklınızdan binbir türlü şey geçiyor olabilir. Belki arkada çalan şarkının ritmine takıldınız, belki akşam ne yiyeceğinizi düşünüyorsunuz ya da sadece cümlenin sonuna ulaşmaya çalışıyorsunuz.
Peki, tam şu an… Bütün bu düşüncelerin aktığı o zihni izleyen biri olduğunu fark ettiniz mi?
İşte tam orası. Zihninizin kendi sesini duyduğu, kendi aynasına baktığı o kısacık, gizemli an. İnsanoğlunun belki de yaşadığı en büyüleyici ama bir o kadar da baş döndürücü tecrübe bu: Farkında olduğumuzu fark etmek.

Otomatik Pilottan “Uyanma” Anı

Gün içinde çoğunlukla bir “otomatik pilot” halinde yaşıyoruz. Sabah çayı demlerken, yolda yürürken, hatta birini dinlerken zihnimiz sürüklenip gidiyor. Bir düşünceden diğerine atlıyoruz fakat o an düşündüğümüzün farkında bile değiliz. Sonra birdenbire hiç beklemediğimiz bir anda bir es geliyor. “Ben şu an ne yapıyorum?” ya da “Az önce ne düşünüyordum ben?” diyoruz.
İşte tam o an, zihinsel bir uyanış anıdır. Psikolog Jonathan Schooler ve ekibinin “meta-farkındalık” dedikleri şey de tam olarak bu. Zihnimiz rüzgarda savrulan bir yaprak gibi süzülürken, bir anda durup kendimizi izlemeye başlıyoruz. Beynimiz arka planda kendi rutinini çalıştırırken, ön lobumuz adeta ışıkları yakıyor ve “Hey, buradayım!” diyor.
Peki o ışık yandığında ne hissediyoruz? Genelde hafif bir şaşkınlık, belki biraz da yabancılaşma… Çünkü birdenbire düşüncelerimizin biz olmadığını, sadece zihnimizden geçen geçici misafirler olduğunu anlıyoruz.

Gökyüzü ve Bulutlar

Steven Hayes’in çok sevdiğim bir benzetmesi vardır: Zihnimiz devasa bir gökyüzüdür, düşüncelerimiz ve duygularımız ise gelip geçen bulutlar…
Çoğu zaman kendimizi o bulutların fırtınasına öyle bir kaptırırız ki, sadece fırtınadan ibaret olduğumuzu sanırız. “Çok kaygılıyım”, “Çok üzgünüm” deriz. Oysa farkındalığımızı fark ettiğimiz o büyülü anda şunu keşfederiz: Ben fırtına değilim. Ben, fırtınanın koptuğu o koca gökyüzüyüm. Kaygıyı, üzüntüyü ya da sevinci izleyen, hepsine kucak açan ama hiçbirine dönüşmeyen o sessiz alanım.
Farkındalığı fark etmek, işte bu yüzden sadece zihinsel bir oyun değil; insana derin bir nefes aldıran, ruhu hafifleten bir özgürleşme anı.

O Anı Yakalamak Mümkün mü?

Bu hissi zorla yaratamazsınız, çünkü üzerine çok fazla düşündüğünüzde zihnin labirentlerinde kaybolabilirsiniz. Ama onu davet edebilirsiniz.
Bazen sadece durup bir nefesin göğsünüzü nasıl kaldırdığını hissettiğinizde, bazen yolda yürürken adımlarınızın yere temas ettiği o mikro saniyeye odaklandığınızda, bazen de kendinize fısıltıyla “Şu an zihnimden geçen ilk düşünce ne olacak?” diye sorup o sessiz bekleyişe geçtiğinizde… O kapı aralanır…
Kendi farkındalığıyla göz göze gelmek, zihnin kendine söylediği en sessiz, en derin “Merhaba”dır. Ve belki de insanoğlunun kendi içine yapabileceği en güzel yolculuk, bu merhaba ile başlar.
Sen de kendi farkındalığınla göz göze gelmeye hazır mısın?

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Schooler,J. W., at al (2011).Meta-awareness, perceptual decoupling and the wandering mind. Trends in Cognitive Sciences, 15(7), 319-326. (Zihin gezintisi ve uyanış anındaki meta-farkındalık üzerine)
  • Hayes, S. C. (2011).Acceptance and Commitment Therapy. (Gözlemleyen benlik ve gökyüzü-bulut metaforu üzerine)
  • Kabat-Zinn, J. (2015). Wherever You Go, There You Are. (Günlük hayattaki otomatik pilot ve farkındalık anları üzerine)
Mürüvet Özçam
Mürüvet Özçam
Almış olduğum Sosyoloji lisans eğitiminden sonra pedagojik formasyonla liselerde felsefe öğretmenliği yaptım, toplum bilimi eğitimime insan bilimini eklemek istedim psikoloji lisans okudum ona da Aile eğitimi ve danışmanlığı yüksek lisans eğitimimi kattım.Şu an süpervizyon eğitimime devam ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar