Ben kimim? Ne olmak istiyorum? Neye benziyorum? Soruları aslında “ben” olma yolculuğu için bilet niteliği taşır. Kendinize aynaya baktığınızda, bu da kim diyerek incelerken aslında kim olmadığınızı da fark edip bu yolculuk için gönüllü olursunuz. Ancak ilk etapta zevkli olan gönüllülük hali, yerini adımların geri geri gitmesine bırakır. Çünkü kendimize dair gerçek olan ve olmayanla yüzleşebilmek çok da kolay değildir. Sabredip bu yolu sonuna kadar gidenler için güzel bir dönüşüm sürprizi vardır.
BEN’E YOLCULUK
Modern hayatın hızında, çoğu zaman otomatik pilotta yaşarız. Sabah uyanır, günün rutinini tamamlar, akşam yorgunluğuyla zihnimiz dağınık bir şekilde uykuya geçeriz. Bu döngü içinde kendimizi gerçekten ne kadar fark ediyoruz? Ne hissediyoruz, ne düşünüyoruz, ne istiyoruz? İşte bu soruların cevabı, farkındalıkta gizlidir.
Hayatın ve diğer insanların beklentilerini karşılarken, kendimizin ne istediğini sormayı unutuyoruz ama bazen de yüzleşmekten kaçınıyoruz. Bu kaçınmanın sebepleri için birçok örnek verilebilir; “Ne istediğimizi fark ettiğimizde her şey için çok geç olması korkutucu olabilir, kendimize yüklediğimiz etiketlerin aslında bize ait olmadıklarını anlamak hayal kırıklığına uğratabilir, yaptığımız keşif sırasında almamız gereken daha farklı sorumlulukların olması yorucu olabilir ya da sadece yeni bir benlik ile uğraşabilecek gücümüz yoktur.” Ama hepimizin bildiği üzere yolculuklar; her zaman zorludur, sorumluluk almayı gerektirir, birçok farklı duygunun aynı anda yaşanması gibi bir durum vardır mesela.
Kendi farkındalığımızı artırmak bir yerde kendimize vakit ayırmayı ve kendimize değer vermeyi de öncelikler. Sadece “ne” hissettiğini değil, “neden” hissettiğini de görebilme becerisini verir kişiye. Bu içgörü; otomatik tepkileri azaltır, duygusal dayanıklılığı artırır. Kızdığında sustuğunu, üzülünce kaçtığını fark ettiğinde, artık seçim yapabilirsin. Uygun seçimi yaptığında pişmanlık dolu tepkiler yerini uygun ve istediğin cevaplara bırakır. Aynı zamanda, kendini tanıyan birey, neyi neden istediğini bilir. Hayır diyebilmek artık suçluluk hissettirmez. Başkalarının doğrularına göre değil, kendi değerlerine göre yaşar. Kendi ihtiyaçlarını tanır, sınırlarını çizebilir. Bu da hem ilişkilerinde hem kararlarında daha sağlıklı bir duruş sağlar.
Farkındalık, yalnızca anda kalmak değil; kendi düşünce, duygu ve davranışlarımızı anlamak, kendimizi dışarıdan görebilmek demektir. Farkındalık arttıkça, duygusal dayanıklılık, ilişkisel denge ve iç huzur da gelişir.
Peki bu içsel derinliği nasıl güçlendirebiliriz?
-
Gün içinde sizi etkileyen olaylar ile ilgili neler hissettiğinizi ve o olayın sizi neden o şekilde hissettirdiğini ve hangi duygunun daha sık açığa çıktığını not alabilir yani günlük tutabilirsiniz. Yazmak, farkına varmadan bastırdığımız duyguları görünür kılar ve çözüm yollarını daha net görmemizi sağlar. Özellikle şu sorular etrafında yazmak farkındalığı artırır: “Bugün beni etkileyen ne oldu?”, “En yoğun hissettiğim duygu neydi ve ne tetikledi?”, “Şu an içimde ne taşıyorum?”
-
Günde sadece 5–10 dakika nefese odaklanmak bile zihinsel berraklığı artırır. Örneğin, “Şu an bedenimde ne hissediyorum? Nefesim nasıl? Düşüncelerim nereye gidiyor?” gibi farkındalık soruları gün içinde kendine dönmeni sağlar.
-
Dışsal ya da içsel uyaranlarımıza ani tepkiler vermek yerine, anda kalmamızı sağlayabilecek bilinçli farkındalık egzersizleri (nefese odaklanma, çevredeki nesnelere odaklanma vb.) deneyebilirsiniz.
-
Kendinizi tanıyabilme odaklı içe dönük düşünsel sorular sorarak farkındalığınızı artırabilirsiniz. Doğru soruları sorabilmek adına, kendini keşfetme yolculuğu hakkında podcastler dinleyebilir ya da konuya ilişkin kitaplar okuyabilirsiniz.
-
Güvendiğiniz kişilere güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerinizi sorarak, farklı bir bakış açısından geri bildirim alabilirsiniz.
-
Profesyonel destek alarak, yolculuğunuzu bir rehber eşliğinde ilerletebilirsiniz.
Kendimizi tanımak için yüzleşme süreci ne kadar ağrılı olsa da bunun bir son olmadığı, hayat boyu gelişen bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Bu yolun karmaşık duygularla kaplı olacağını, bu yolda hem kendimizi affedeceğimizi hem de kendimizle gurur duyabileceğimizi bilmek belki önümüze çıkan engelleri aşarken kabul edebilme becerimizi artıracaktır.
Farkındalık, bir anda kazanılan bir beceri değil; emek, sabır ve kendine dürüstlükle gelişen bir süreçtir. Ancak bu süreç, hayatın her alanında daha bilinçli, daha dengeli ve daha huzurlu bir varoluşun kapılarını aralar.
Kendine “Bugün ne hissediyorum?” diye sormakla başlayabilirsin. Çünkü farkındalık, küçük bir soruyla başlayan büyük bir dönüşümdür.


