Bazı zamanlar, zamanın işleyişi bizlere farklı gelebilir. Bunun nedeni ise zamanın sübjektif bir kavram olmasıdır.
Her birimiz zamanın akışını ve hareketini çok farklı algılarız. Bir yere yetişmeye çabalarken geçen sürenin ağırlaştığını veya güzel bir günün çok hızlı geçtiğini belki zaman zaman fark etmişsinizdir.
Bazen yaşanılan bir olayın zamanı kişiye sanki saatlerce sürmüş gibi hissettirebilir. Bu yaşanılan deneyimlere yalnızca psikolojik algı yanılsaması demek pek doğru olmayabilir.
Aslında bu deneyim, hem bedenimizin hem de beynimizin zamanın işleyişiyle kurmuş olduğu bağın bir yansımasıdır.
Beyin ve Zamanın İşleyiş Algısı
Zaman, sabit bir kavramdır; fakat beyin, yaşanan durumları belli bir kronolojik sıralama ile değil, duygusal yoğunluk ve dikkat seviyesi ile işler.
Zamanın işleyişi, çok yönlü bilişsel süreçler aracılığıyla sürdürülür. Beyin yapısında zaman akışının yönetildiği tek bir mekanizma yoktur; zaman algısı, beyindeki birden fazla alanın paralel biçimde çalışması ile ortaya çıkar.
Stres, kaygı ve korku esnasında beynimizde bulunan limbik yapı aktif hale gelir.
Bu duygu yoğunluğunda beynimiz ayrıntıları daha dikkatli algılar. Günlük yaşamda birey çeşitli sorunlar ve baskılarla karşılaşabilir; bu aşırı uyaranlar, kişinin zamanı farklı biçimlerde algılamasına neden olabilir.
Bir kişinin kaygı veya korku dolu bir an yaşadığını düşünelim; bu anlarda dakikalar, kişiye olduğundan çok daha uzun gelebilir.
Bazı kaygı düzeyi yüksek bireylerin, kısa zaman dilimlerini bile oldukça uzun hissettiklerini söyleyebiliriz.
Buna ek olarak, depresyon halindeki bir kişi zamanı adeta akmıyormuş gibi hissedebilir.
Bir diğer yandan, oldukça keyifli bir gün geçiren bir kişi, gününü dolu geçirmiş olsa bile zamanın nasıl geçtiğini fark etmez.
Beyindeki prefrontal korteks, karar alma, dikkat, hafıza gibi bilişsel işlevlerden sorumlu bir bölgedir. Bu nedenle prefrontal korteks, kişinin yaratıcılığını ve dikkat algısını artırır, böylece zaman algısının hızlanmış gibi hissedilmesine neden olabilir.
Zaman algısı kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Örneğin, kaygı düzeyi yüksek bireylerin bir kısmı geçen zamanı olduğundan daha yavaş, bir kısmı ise daha hızlı algılayabilir.
Klinik Gözlem: Zaman ve Psikoterapötik Süreç
Zamanın işleyişinin psikolojik sağlıkla yakın ilişkide olduğunu söyleyebiliriz.
Psikoterapi sürecinde önemli olan, kişinin zaman algısını ve işleyişini fark edip yönetebilmesidir.
Yani bu süreçte kişiye, zamanın işleyişinin farkında olmasının öğretilmesi amaçlanır.
Gündelik hayatta sıkça “Zaman bir saniye gibi geçti.” ya da “Sanki zaman durdu.” gibi söylemler kullanılır.
Terapötik süreçte zamanın işleyişi, yalnızca kişinin psikolojik durumunu anlamamıza yardımcı olmaz; aynı zamanda gözlem ve müdahale aşamalarında da kullanılır.
Buna ek olarak kişinin sosyal medyada geçirdiği vakit ve yoğun iş hayatı, zaman algısını etkileyebilen önemli faktörlerdir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi yaklaşımların, kişinin zaman algısını anlamasına ve düzenlemesine yardımcı olduğu söylenebilir.
Sonuç: Zaman Algısı, Duyguların Aynasıdır
Kişinin zamanı nasıl algıladığı, o kişinin duygusal durumunun ve zihinsel süreçlerinin bir yansımasıdır.
Aslında zaman algısı, kişinin hem dış dünyasıyla hem de içsel dünyasıyla kurduğu ilişkinin bir aynasıdır.
Kişiler zamanın işleyişini fark ettikçe dikkat becerilerini geliştirebilirler.
Bu farkındalık sayesinde gündelik yaşamdaki stres ve kaygı faktörlerinin düzeylerinde azalma olabilir.
Psikoterapötik müdahaleler, danışanların geçen zamanı yönetebilmesini amaçlayarak bilişsel iyi oluşu destekler.
Terapötik süreç kapsamında yapılan dikkat ve odaklanma çalışmaları ile nefes egzersizleri, kişinin zaman algısında olumlu değişiklikler yaratabilir.
Zamanın esnek yapısını anlayabilmek, danışanlarda hem kişisel bilinçliliği artırır hem de stres, depresyon ve kaygı belirtilerinin yönetilmesini kolaylaştırır.
Kaynakça
Bahadırlı, N. B., Tutuğ, C., Ceviz, H., & Çalıyurt, O. (2013). Zaman algısı ve psikiyatrik bozukluklar. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 5(3), 355–377.
https://doi.org/10.5455/cap.20130524
Çelikörs, D. (2022). Mustafa Albayrak Eserleri Üzerinden Toplumsal Gerçeklik Kuramında Zaman–Mekân Algısı. İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dergisi, 8(15), 15–21.
Erdoğan, Ş., & Baran, Z. (2019). Temel Duygusal Yüz İfadelerinin Zaman Algısı Üzerindeki Etkisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 11, 176–191.
doi:10.18863/pgy.589233


