Perşembe, Mayıs 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuk ve Balıkçıl: Yas ve Şifa Yolculuğu

Pür dram kokan fantastik bir senaryoyu Miyazaki’nin gözünden izleme fırsatını sunan bu satırlar, hikâyeyi parçalara ayırıp kendi stilinde yeniden harmanlayan güçlü bir bakış açısına sahiptir. Hayal gücü devredeyken, yalnızca gerçeküstü unsurlarla değil; yaşam ve ölüm, iyi ve kötü, doğru ve yanlış gibi kutuplaşmaları tek bir kasede eriterek izleyiciyi büyülemektedir. “Çocuk ve Balıkçıl” (Kimitachi wa dô ikiru ka, 2023) filminde, bu unsurlar görsel bir şölenle tatlandırılmıştır.

Mahito Maki; Tokyo’da yaşayan, annesini II. Dünya Savaşı sırasında bir yangında kaybeden ve babasıyla birlikte teyzesinin yanına taşraya yerleşen burjuva bir ailenin çocuğudur. Miyazaki, cesaretle filmin merkezine toplumsal bir tabu yerleştirir: Ölü annenin yerine geçen teyze. Anneye benzerliğiyle dikkat çeken bu figür, babanın yeni eşi ve aileye yeni bir bebek getirmekte olan bir bakım veren nesne olarak kabul edilmesi zor bir konumdadır. Ergenlik çağındaki Mahito, Balıkçıl ile sürpriz bir yolculuğa çıkmadan önce, ötekilere mesafesi ve rüyalarıyla yas döneminin kendine has inkârını yaşar. “Annemi kurtarabilir miydim/miyim?” sorusunun ağırlığını, gizemli bir dünyanın katmanları hafifletir. Dışarıdan görkemli bir kule olarak görünen fakat içinde diğer tüm evrenleri barındıran bu alemde, Mahito sevginin toplumsal normlara sığmadığını yaşayarak öğrenir. Adeta vedasız bir ayrılığa yazılmış bir hoşçakal mektubunu okur gibiyiz bu kurgu karşısında. Bununla da kalmaz; artık kayıp olan annenin başka bir dünyadaki genç versiyonu ile yeni anneyi kurtarma operasyonu eş zamanlı işlenir. Mahito, yaşadığı trajik kaybı öyle bir masala dönüştürür ki, şifa dışarıdan değil, içeriden filizlenir. Küçük bir çocuğun yarasını saran, yine kendi hayal gücüdür.

Kötü nesnenin iyi nesneye dönüşümüne ise Balıkçıl kuşu ile tanıklık ederiz. Peki, Balıkçıl neden kötüdür? Mahito’yu en hassas yerinden, anne kaybından yakalayıp sudan cansız bir illüzyon yaratarak “annen hayatta” yalanıyla tuzağa düşürmeyi planlamıştır. Üstelik bunu yaparken Mahito’yu küçümser. Balıkçıl, Mahito’yu kibirli bulur; ama o kurnaz ve tekinsiz duruşuyla kendisini aynada görmektedir. Miyazaki, bu gizli kibri pürüzsüz bir aynalamayla çözer: Balıkçıl, tam da Mahito’yu ve elindeki oku küçümsediği an, ucunda kendi gövdesinden kopan 7 numaralı tüyün gizlendiği o okla vurulur. Kendi kibri, gagasında fiziksel bir delik açmıştır. Yeniden uçabilmek için Mahito’ya muhtaç kalmasıyla aralarındaki o üstten bakan mesafe kırılır ve bu zorunlu yardım ilişkisi, sıcak bir yol arkadaşlığına evrilir. Karşımızdaki dinamik, tek taraflı bir şifa süreci değildir; buradaki yarayı açan da, o yarayı sonradan onaran da aslında her ikisidir. Filmde bu durum; Balıkçıl’ın çocuğun ruhunda kanattığı anne yarasına ettiği rehberliğe karşılık, Mahito’nun onun gagasındaki deliği özenle oyduğu bir ağaç parçasıyla kapatmasıyla sembolize edilir. Başlangıçta acıyla alay eden o kibirli Balıkçıl, tarafların kendi gölgeleriyle yüzleşmesiyle rehberlik eden bir nesneye dönüşür. Miyazaki, çıkarcı ve yaralayıcı bir figürün iyiye evrilmesini kurguya nazikçe eklemler. Böylece, ahlaki standartları olmayan birinin içinden asla iyilik çıkmayacağını savunanlara, ilişkinin dönüştürücü gücüyle yerinde bir cevap verir.

Sona yaklaşırken Mahito’nun seçim zamanı gelmektedir. Ya sadece yaşamın, iyilerin ve doğruların olduğu kusursuz bir evrene hükmedecektir ya da ölümün, kötülerin ve yanlışların da barındığı o gerçek dünyaya geri dönecektir. Mahito bu seçimi yaparken evvela kendi gölgesiyle yüzleşir. Eğer sadece ilgi görmek için kendi kafasını taşla ezdiyse ve sorumluluklarından kaçtıysa, kusursuz bir dünyayı nasıl inşa edebilir ki? Rüyadan uyandığında, kaybettiği annesini unutmamıştır ama artık yaşama ‘kurtardığı annesiyle’ devam edebilecektir.

Melike Disicuruk
Melike Disicuruk
Lisans ve uzmanlığını tamamlayan Disicuruk, farklı ekollerle donanımlı olsa da, klinik pratiğini yetişkinlerle psikanalitik çerçevede şekillendirir. Film ve karakter analizleri üreterek kuramsal psikolojiyi kültürel içeriklerle harmanlar. Yazılarında bilinçdışı süreçler, içsel çatışmalar ve yakın ilişkileri gündelik yaşamla ilişkilendirir; okura düşünsel derinlik ve içgörü sunmayı amaçlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar