Cuma, Haziran 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Aydınlığın Sonu, Yolun Kendisi: Varoluşsal Sıkışmışlık Üzerine

Yolculuk aydınlıkta başlar. Henüz adımlarımız küçük, dünya net ve sınırlar belliyken. Çocukluğun ya da ilk gençliğin o korunaklı, her şeyin bir cevabının olduğu mutlak aydınlığında… Aidiyet, nefes almak kadar doğaldır o zamanlar. Ev, sadece dört duvardan ibaret değildir; bir yere, bir inanışa, bir kimliğe bütünüyle, hiç sorgulamadan ait olmanın o hafifliğidir.

Sonra bir gün, o ana yolun dışındaki yabancı patikalar dikkatimizi çeker. Merak ederiz. Keşfetme arzusu, bizi o güvenli ama dar sınırların dışına fırlatır. Yeni yollar yürüdükçe, yeni insanlar tanıdıkça, zihnimiz genişledikçe ve hayatın o gri alanlarıyla yüzleştikçe büyürüz. Ancak psikolojinin ve varoluşun en katı kurallarından biri burada devreye girer: Her kazanım, beraberinde bir kayıp getirir. Bireyleşmek, yani kendi ayaklarının üzerinde duran özgün bir “ben” inşa etmek, o eski, sorgusuz sualsiz ait olma hissinden giderek uzaklaşmak demektir.

İşte sıkışmışlık tam bu esnada, o eşikte başlar. İnsan bilmek ister. Nerede bir patika görse, nerede bir derinlik seziş yakalasa “Orada ne var, orayı da anlamalıyım” der. Fakat tuhaftır, zihin genişledikçe ve insan hayatı daha derinlemesine kavradıkça, eski mahallesine, eski düşüncelerine, hatta eski kendine sığamaz olur. Nereden bilsek orayı da isteriz ama bildiğimiz her yer, bizi biraz daha köksüzleştirir. Artık ne bütünüyle o eski masum dünyaya aitsinizdir ne de o yabancı patikalar size tam bir yuva sunabilir. İki dünya arasında, arafta bir yerde askıda kalırsınız.

Tam o esnada, içimizdeki o en kuytu köşeden bir fısıltı yükselir. Zamanın geri döndürülemez akışını, gidenlerin geri gelmeyeceğini ve en önemlisi, o eski güvenli aidiyetleri bir daha asla aynı saflıkta bulamayacağımızı söyleyen tekinsiz bir sestir bu. Değişimin ve büyümenin, aslında geçmişteki kendinin cenazesini kaldırmak olduğunu fısıldar bize. Bir şeyleri geri alamayacağımız şekilde kaybetmenin eşiğindeyizdir ve o ses bunu çok iyi bilir.

Bu serüvenin en ironik kısmı ise şudur: Yolun başında bizi ürküten, içimizi sızlatan ve kayıpları fısıldayan o tekinsiz yabancı ses, yol ilerledikçe başkalaşır. Bakarsınız ki o ses artık dışarıdan gelmiyor. O ses zamanla sizin kendi sesiniz, kendi karakteriniz, kendi gerçeğiniz olmuştur. Kaçtığınız o yabancılaşma, artık bizzat kendinizdir.

Modern dünyanın “her şeye sahip olabilirsin” illüzyonu içinde hiçbir yere tam olarak sığamayan, köprüleri yakmış ama varacağı adayı da henüz bulamamış insanın omzundaki yük çok ağırdır. Bu yük, zihne düşen anksiyetenin de, o dinmeyen melankolinin de köküdür. İnsan felsefeyle, psikolojiyle, teorilerle açıklamaya çalışır bu durumu. Kendine büyük, koruyucu cümleler kurar.

Ancak günün sonunda, o varoluşsal boşluğun ve sıkışmışlığın tam ortasında, o teorilerin ağırlığı çökünce, insan o entelektüel maskeyi bir kenara bırakır. Dünyanın yüzüne bakar ve kelimelerin bittiği yerde, sadece derin, çaresiz ve uzun bir iç çekiş bırakır boşluğa.

Çünkü bazen büyümek; hiçbir yere ait olamayacağını ve hiçbir şeyi geri getiremeyeceğini bilmenin yarattığı o derin sızıyı, yolda yürüme cesaretine dönüştürebilmektir.

Psk. Merve Doğru
Psk. Merve Doğru
Lisans eğitimini Psikoloji alanında tamamlayan Merve Doğru; ergen ve yetişkin odaklı bireysel psikoterapi, akademik/kişisel gelişim danışmanlığı ve psikoloji temelli içerik üreticiliği alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Klinik pratiğinde danışanlarının ihtiyaçlarına yönelik bütüncül bir yaklaşım benimsemekte; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Psikodinamik Terapi, Duygu Odaklı Terapi ve Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi ekollerinden faydalanmaktadır. Bireysel terapi süreçlerinin yanı sıra, öğrencilerin akademik başarı, motivasyon ve kariyer planlama süreçlerini desteklemek amacıyla profesyonel öğrenci koçluğu ve rehberlik hizmeti sunmaktadır. Psikoloji biliminin yalnızca klinik odasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine, herkes için anlaşılır ve erişilebilir olması gerektiğine inanmaktadır. Bu vizyon doğrultusunda toplumsal fayda gözeten çeşitli gönüllü projelerde aktif rol almakta, dijital platformlarda podcast içerikleri üretmekte ve kaleme aldığı yazılarla psikoloji okuryazarlığını artırmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar