Pazartesi, Temmuz 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Hasta Değilim Ama Ya Öyleyse?

Sağlık, her insanın yaşamı için önemli ve hassas noktalardan biridir. Sağlığınız hem ruhsal hem de bedensel anlamda bozulmalar yaşarsa bu durum yaşamınızda ciddi problemlere zemin oluşturabilir. Bedende ortaya çıkan ya da problem olduğu düşünülen bazı kaygılar bizi oldukça etkiler. Hatta bazen fiziksel anlamda sorun olmadığı düşünülen bir durum, olası başka sebeplerin olduğu düşüncesini aklımıza getirebilir ve bazen bu kaygılar bizi büsbütün ele alabilir. Sürekli bedensel kaygı hissetmek ve bunun üzerinde yoğunlaşarak fazlaca düşünmek, bizi bedensel kaygılarımızın olduğu fikrine doğru götürebilir. Hipokondriyazis, sağlık alanında bedensel kaygı hissetmektir. Aynı zamanda bu kaygı hissi psikolojik olarak ruhsal sağlığınızı da önemli oranda etkiler. “Hasta değilim ama ya öyleyse?” düşüncesinin yaşattığı kaygı durumu bireyin yaşamını ciddi oranda kısıtlayabilir.

Hipokondriyazis Nedir?

Hipokondriyazis, bireylerin ciddi hastalığı olduğu ya da olacağı düşüncesinde olması ve yoğun kaygı hissi duymasıdır. Sağlık alanında yapılan tetkiklerin temiz çıkması, kişinin kaygısını kısa süreliğine ertelese de daha sonraki zamanlarda tekrardan sağlık kaygısının ortaya çıkmasını engellemeyebilir. Bu bağlamda kişilerin zihinleri tekrardan olumsuz ve kaygılı düşüncelerle iç içe olabilmektedir.

Sağlık Anksiyetesi ve Bedensel Yorumlama

Sağlık anksiyetesi, kişide herhangi bir bedensel hastalık bulunmadığı hâlde bazı bedensel duyumlarında zarar verici yönde aşırı yorumlamaların gözlenmesi olarak ifade edilebilir. Bu doğrultuda ciddi bir hastalığın olduğu ve var olduğu düşünülen hastalığın olası olumsuz sonuçlarına dair bir algıda bulunulması, kişinin sağlığını anksiyetik bir hâle büründürebilir. Bununla birlikte hipokondriya ya da hipokondriyazis yaşayan bireyler çoğunlukla depresyon ve anksiyete ile mücadele içerisinde de olabilmektedir.

Bedensel Belirtiler ve Zihinsel Süreçler

Sağlık anksiyetesi ya da hipokondriyazisin temeline bakıldığında bedensel duyumların zihinde nasıl yorumlandığı önemlidir. Baş dönmesi, mide bulantısı, çarpıntı, kas gerginliği gibi bazı fizyolojik belirtilerin olması, kişiyi ciddi bir rahatsızlığı olduğu düşüncesine götürebilse de çoğunlukla bu belirtilerin nedeni fiziksel değil, psikolojik anlamda kişinin rahatsızlık duymasının sonuçlarıdır. Yani kişiler bu ve benzeri olumsuz bedensel yaşantılar sebebiyle fiziksel rahatsızlığı varmış gibi bir algıya hapsolabilir.

Bu noktada kişiler kaygı hissetmeye başlayabilir ve aşırı uyarılmışlık hâli vücudun olağan dengesini bozabilecek düzeye gelebilir. Aynı zamanda bu durum felaketleştirici senaryolar ile sık sık doktora gitme, test yaptırma ya da internet üzerinden sürekli araştırma yapma gibi güvence arama davranışlarında bulunulmasına da neden olabilmektedir. Bu davranışlar kısa süreliğine rahatlatıcı etkide gelişim gösteriyor gibi gözükse de uzun vadede kaygının devam etmesine sebep oluşturabilmektedir.

Günlük Yaşamda Sağlık Kaygısı

Günlük yaşamda hipokondriyazis yaşayan bireylerin düşünceleri “Ya gözden kaçan bir şey varsa?”, “Ya ciddi bir hastalığım varsa?”, “Ya yapılan tetkikler doğru değilse?” şeklinde olabilmektedir. Dışarıdan bu durumun fark edilmesi oldukça güçtür. Çünkü bu kaygının temeli düşüncelerdir ve birey kendi durumunu ifade etmediği sürece anlaşılması kolay olmayabilir.

Bununla birlikte bu durum sebebiyle bireyler sosyal yaşamındaki ilişkilerden kaçınabilir, iş performansında düşüş yaşayabilir, tükenmişlik hissi artabilir ve yaşam doyumunda azalma görülebilir.

Belirsizlik, Kontrol ve Duyguların Bedensel Yansımaları

Sağlık kaygısı yaşayan bireyler belirsizliğe tahammülü düşük kişiler olabilir. Bu belirsizlik durumu sağlık kaygısındaki belirsizliği de tetikleyebilir. Öte yandan kontrol etme ihtiyacını içeren zihinsel süreçler ve ölümle ilgili düşünceler bireyin zihninde yer edinebilir. Buna ek olarak ifade edilmeyen duyguların bedende yansımaları olabilir.

Bireyler olumsuz olaylar sonucunda bazı duygular yaşayabilir. Açığa çıkarılmayan öfke, kızgınlık ve hüzün gibi duygular bedende kilitli kalabilir. Ayrıca bireylerin geçmişte yaşadığı ya da tanık olduğu travmatik deneyimler de bu süreci etkileyebilir. Bu açıdan bakıldığında, yaşantıların birey üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğu görülebilmektedir.

Ne Zaman Destek Alınmalıdır?

Sağlıkla ilgili kaygılar hemen hemen herkeste vardır. Ancak bu kaygı;

  • Günlük yaşamı etkiliyor,

  • Sürekli zihni meşgul ediyor,

  • Tıbbi güvencelere rağmen yatışmıyor,

  • Kişiyi aşırı kontrol davranışları ya da kaçınmalara sürüklüyorsa,

bu alanda uzman biri tarafından psikolojik destek almak önemli olmaktadır.

Sık sık kaygı duyulan “Sağlığım yerinde mi?” düşüncelerini normal düzeye getirmek ve daha iyi bir yaşam sürmek mümkündür. Sağlıkla ilgili kaygılarınızın günlük yaşantınızı belirleyici bir noktaya ulaşmamasına özen gösterebilir ve size yardımcı olabilecek bu alandaki bir uzmana danışabilirsiniz.

Hayrunnisa Turan
Hayrunnisa Turan
Psikolog Hayrunnisa Turan, lisans eğitimini Psikoloji alanında tamamlamış olup mesleki çalışmalarını çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir. Lisans eğitimi boyunca hastane ve ruh sağlığı alanında hizmet veren kuruluşlarda staj yaparak teorik bilgisini saha deneyimiyle desteklemiştir. Mesleki gelişime önem veren Turan; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Çözüm Odaklı Terapi ve Oyun Terapisi başta olmak üzere çeşitli terapi ekollerine yönelik eğitimler almıştır. Bunun yanı sıra birçok seminer, kongre ve mesleki gelişim programına katılarak bilgi ve becerilerini sürekli geliştirmeye devam etmektedir. Çalışmalarında bilimsel temelli ve etik ilkelere dayalı bir yaklaşım benimseyen Turan, çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik psikolojik danışmanlık ve psikolojik destek hizmetleri sunmaktadır. Özellikle kaygı, stres yönetimi, sınav kaygısı, öz güven sorunları, uyum süreçleri ve duygusal güçlükler üzerine çalışmalar yürütmektedir. Mesleki uygulamalarının yanı sıra çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmalarında da yer almaktadır. Türk Kızılayı bünyesinde gençlere yönelik stres yönetimi ve sınav kaygısı konularında psikoeğitim programları gerçekleştirmiş; ruh sağlığının korunması ve psikolojik dayanıklılığın artırılmasına yönelik eğitimler vermiştir. Aynı zamanda Türk Kızılayı, Yeşilay ve Toplum Gönüllüleri Vakfı bünyesinde gönüllülük faaliyetlerinde bulunmuş; ruh sağlığı farkındalığının artırılmasına yönelik çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde görev almıştır. Yazarlık faaliyetleri kapsamında psikoloji alanında içerikler üretmiş, Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu (TPÖÇG) ve çeşitli platformlarda yazarlık yapmıştır. Psikolojik bilgiyi toplumun her kesimi için erişilebilir kılmayı hedefleyen Turan, mesleki bilgi ve deneyimlerini yazıları ve eğitim çalışmaları aracılığıyla paylaşmaya devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar