Cumartesi, Nisan 18, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ekranlar Konuşurken Çocuklar Susuyor mu?

Gözleri ekrana kilitlenen bir çocuk gerçek yaşamdan çok fazla kayıp yaşayabilir. Ebeveynler, çocuklarını kontrolsüz biçimde ekran başında bırakmanın sessiz kayıplara yol açtığını bilmelidir. Unutmayalım ekran değil ilgi iyileştirir, ekran değil iletişim geliştirir. Günümüzün teknoloji odaklı yapısı içinde, ebeveynlerin teknolojik araçları yoğun bir şekilde kullanması, çocukların bu cihazlara erken yaşlardan itibaren ilgi ve merak duymasına zemin hazırlamaktadır. Günümüzde ekran maruziyeti endişe verici düzeylere ulaşmıştır. Erken dönemde aşırı ekran maruziyeti, çocukların sosyal etkileşim ve dil gelişimi başta olmak üzere birçok önemli noktada olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir. Ekran kullanımı, çocukların insanlarla kurduğu doğrudan iletişim, serbest ve hareket temelli oyunlar ile uyku gibi gelişim açısından son derece önemli olan bu etkinlik ve ihtiyaçların yerini alabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen bir araştırmada, bir yaşın altındaki bebeklerin %29’unun teknolojiyle günde ortalama bir buçuk saat vakit geçirdiği; 2–6 yaş aralığındaki çocukların ise ekran karşısında günlük ortalama 4 saat geçirdikleri belirlenmiştir. Bu durum erken çocukluk döneminde gelişimsel riskleri doğurur.

Tüm bu olumsuz etkilere rağmen teknolojiyi tamamen dışlamak da çocukların gelişimi açısından yeni riskler doğurabilmektedir. Günümüz çocukları, dijitalleşmiş bir dünyanın içine doğmaktadır. Dolayısıyla teknolojiden tamamen uzak kalmak, çocukların çağın gerektirdiği bazı becerileri edinmesini zorlaştırabilir. Eğitimle ilgili dijital kaynaklardan yararlanamamak ve teknolojiyle büyüyen akranlarına uyum sağlamakta güçlük yaşamak bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bu nedenle teknolojinin tamamen yasaklanması yerine uygun yaşta, kontrollü ve sınırlı bir biçimde kullanılması daha sağlıklı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Amerikan Pediatri Akademisi Önerileri ve Dil Gelişimi

Amerikan Pediatri Akademisi (APA) önerilerine göre, 2 yaşın altındaki çocukların medya kullanımından uzak tutulması ve ebeveynlerin çocukları için planlı ve yapılandırılmış bir aile medya planı oluşturması gerekmektedir. Aşırı ekran maruziyetinin çocuklarda dil gecikmesi ve dil gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri, güncel bilimsel çalışmalarla açık biçimde ortaya konmaktadır. Araştırmalar, erken yaşta başlayan ve uzun süre devam eden ekran kullanımının çocukların dil becerileriyle ters yönde ilişkili olduğunu göstermektedir; başka bir ifadeyle ekran süresi arttıkça dili anlama, kelime dağarcığı ve akıcı konuşma gibi temel dilsel becerilerde belirgin bir gerileme görülmektedir. Bu durum özellikle erken çocukluk döneminde daha da önem kazanmaktadır; çünkü dil gelişimi büyük ölçüde karşılıklı ve canlı etkileşim unsurlarına dayanır.

Ekranlar, özellikle pasif izleme biçiminde kullanıldığında, çocuğun soru sorma, cevap verme, mimik ve tonlamaları taklit etme gibi dili besleyen doğal iletişim fırsatlarını sınırlandırmakta, ebeveyn-çocuk arasındaki sözel etkileşimi azaltmakta ve öğrenme sürecini daha pasif hâle getirmektedir. Bu nedenle ekran kullanımının yalnızca süresi değil, çocuğun gerçek insan etkileşimlerinin yerini alıp almadığı da kritik bir belirleyici olarak öne çıkmakta; erken ve kontrolsüz ekran maruziyeti, dil gelişimi açısından önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.

Aile Hekimliği ve Erken Müdahalenin Önemi

Sonuç olarak, çocuklarda ekran maruziyeti giderek yaygınlaşmakta ve ele alınması gereken önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle birinci basamakta görev yapan aile hekimlerinin, aileleri ekran kullanımının olası etkileri konusunda bilinçlendirmesi büyük önem taşımaktadır. Gebelik döneminden itibaren başlayan danışmanlık sürecinin, çocuk sağlığı izlemleri sırasında da sürdürülmesi; ekran maruziyetinin çocuk üzerindeki potansiyel zararları hakkında ailelerin bilgilendirilmesi, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek pek çok sağlık sorununu önlemede etkili olabilir. Ayrıca rutin çocuk sağlığı kontrollerinde çocuğun dil ve konuşma gelişimine ilişkin bilgilerin ailelerden düzenli olarak alınması, dil gelişim bozukluklarının erken dönemde fark edilmesi ve zamanında müdahale edilmesi açısından periyodik muayene süreçlerinin vazgeçilmez bir bileşeni olarak değerlendirilmektedir. Unutmayalım ekran canavar değildir. Önemli olan kontrollü kullanabilmektir.

Kaynakça

  1. KeskIndemIrcI, G. (2020). DİL GELİŞİMİ GECİKMİŞ OLAN ÇOCUKLARDA EKRAN MARUZİYETİ: ÖN ÇALIŞMA SONUÇLARI. İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi, 82(4), 29-30.

  2. Rideout V. The common sense census: Media use by kids age zero to eight. San Francisco, CA: Common Sense Media, 2017,263-283.

  3. AAP. Council on Communication and Media Media and Young Minds. Pediatrics 2016;138(5):e20162591. [CrossRef]

  4. AAP. Council on Communications and Media. Virtual Violence. Pediatrics 2016;138(1):e2016298. [CrossRef]

  5. Madigan, S., McArthur, B. A., Anhorn, C., Eirich, R., & Christakis, D. A. (2020). Associations between screen use and child language skills: A systematic review and meta-analysis. JAMA Pediatrics, 174(7), 665–675.

  6. Kebir, C., & Özkaya, H. (2023). 16–36 ay arası çocuklarda ekran maruziyetinin dil gelişimi üzerindeki etkisinin araştırılması. Turkish Journal of Family Practice, 27(2), 21–28.

Zelal Enç
Zelal Enç
Zelal Enç, Bülent Ecevit Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lisans eğitimi süresince klinik psikoloji ve çocuk psikolojisi alanlarına odaklanmış; TRSM, AMATEM ve devlet hastanelerinde staj yaparak saha deneyimi kazanmıştır. Psikolojik test uygulamaları, psiko-eğitim çalışmaları ve terapi süreçlerinin gözlemlenmesi konularında deneyimlidir. Oyun terapisi, masal terapisi ve çocuk değerlendirme testleri alanlarında çeşitli eğitimler almıştır. Yazılarında ruh sağlığı, çocuklarla psikolojik çalışmalar ve psikolojik farkındalık konularına odaklanmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar