Fantezilerimiz Bize Ne Anlatıyor?
Psikolojik İşlev
Bir insan yüksekten atlamayı hayal edebilir ama yaşamak ister. Bir ebeveyn çocuğuna zarar verdiğini anlık olarak zihninde canlandırabilir ama onu korumak için hayatını riske atabilir. Bir cerrah ameliyat sırasında ölüm ihtimallerini zihninde tekrar tekrar simüle ederken yaşam kurtarmaktadır.
Bilimsel araştırmalar, insanların zaman zaman kendi değerleriyle uyuşmayan düşünceler, imgeler ve fanteziler kurabildiğini göstermektedir. İnsan beynini diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden biri de budur.
Günlük yaşamında sürekli sorumluluk taşıyan biri, fantezisinde kontrolü bırakmanın rahatlatıcılığını yaşayabilir. Çocukluğunda yeterince görülmediğini hisseden biri, hayranlık duyulduğu senaryolar kurabilir. Sürekli reddedilme kaygısıyla yaşayan biri için koşulsuz kabul edilme fikri güçlü bir duygusal uyarıcı hâline gelebilir.
Burada arzulanan şey çoğu zaman davranışın kendisi değil, o davranışın temsil ettiği duygudur.
________________________________________
Bilinçdışı Süreçler
Bilinçdışı hiçbir zaman kapıyı çalıp içeri girmez. Arka kapıdan gelir. Rüya olur. Dil sürçmesi olur. Takıntı olur. Bazen de erotik bir fantezi olur.
Bastırılan bir ihtiyaç doğrudan ifade edilemediğinde rüyalarda, takıntılarda, bedensel belirtilerde ya da fantezilerde kendine yeni bir anlatım yolu bulur.
Psikolojide buna duygusal telafi olarak yaklaşılır. İnsan, gerçek yaşamında sürekli bastırdığı bir benlik yönünü hayal dünyasında daha özgür yaşayabilir.
Zihin bazen dengeyi gerçek hayatta değil, hayal gücünde kurar.
________________________________________
Korku ve Haz
Peki insan zihnine korkunç, utandırıcı ya da ahlakına tamamen aykırı bir erotik düşünce geldiğinde ne olur?
Nöropsikolojik açıdan bakıldığında güçlü duygular beyinde birbirinden tamamen ayrı dosyalar hâlinde saklanmaz. Korku, heyecan, utanç ve haz; birbirleriyle etkileşim hâlindeki sinir ağları tarafından işlenir. Bu nedenle insan bazen kendisini en çok korkutan temaların aynı zamanda en yoğun uyarılmayı üretmesine şaşırır.
Psikolojide buna approach–avoidance conflict denir: Aynı uyaran bireyde hem çekim hem tehdit duygusu oluşturabilir. İnsan zihni bazı deneyimleri yalnızca olumlu ya da yalnızca olumsuz olarak kodlamaz; aynı tema içerisinde hem ödül beklentisini hem de risk algısını birlikte taşıyabilir. Bu nedenle insan bazen kendisini en çok etkileyen şeylerden aynı anda hem haz hem korku duyabilir. Yaklaşma isteği ile kaçınma eğiliminin birlikte bulunması, özellikle yoğun duygusal yük taşıyan fantezilerde sık görülür.
________________________________________
Beyin ve Belirsizlik
Beyin için en rahatsız edici şeylerden biri belirsizliktir. Bu nedenle zihin, yarım kalmış duyguları ve cevapsız kalan ilişkileri tekrar tekrar işlemeye eğilimlidir.
Belki de bu yüzden bazı insanları heyecanlandıran şey yalnızca ilişkinin kendisi değil; ihtimalidir.
Psikolojide buna Zeigarnik etkisi denir: Tamamlanmayan deneyimler, tamamlananlardan daha uzun süre zihinde canlı kalır (Zeigarnik, 1927). Bazen bir fantezinin ısrarla geri dönmesinin nedeni arzunun gücü değil, zihnin tamamlanmamış bir duygusal hesabı kapatma çabasıdır.
Bir konuşmanın yarım kalması, bir ilişkinin cevapsız bitmesi ya da ifade edilemeyen bir duygunun içimizde kalması; zihnin aynı noktaya tekrar tekrar dönmesine neden olabilir.
Modern nörobilim, beynin dış dünyayla ilgilenmediği anlarda bile aktif olduğunu göstermektedir. Default Mode Network adı verilen sistem; geçmiş anıları, geleceğe yönelik ihtimalleri ve benlik algısını birbirine bağlayan zihinsel süreçlerde rol oynar (Raichle, 2015).
Bu sistem sayesinde insan yalnızca “olanı” değil, “olabilecek olanı” da düşünür.
Fanteziler de çoğu zaman bu zihinsel simülasyonların ürünüdür. İnsan zihni farklı kimlikleri, farklı sonuçları ve farklı duygusal durumları güvenli bir alanda prova eder.
Belki de en rahatsız edici gerçek şudur: İnsan bazen en çok kaçtığı şeyi değil, ona dönüşme ihtimalini merak eder. Çünkü bilinçdışı yalnızca kim olduğumuzu değil, kim olabileceğimizi de sürekli prova eder.
________________________________________
Sonuç
Fanteziler, kişiliğin birebir aynası değildir. Ancak zihnin hangi eksikliklerle, hangi korkularla ve hangi ihtiyaçlarla mücadele ettiğine dair önemli ipuçları taşıyabilir.
İnsan beyninin en dikkat çekici özelliklerinden biri, çelişkileri aynı anda taşıyabilmesidir. Aynı kişi hem güven arayabilir hem risk isteyebilir; hem yakınlık isteyip hem kaybetmekten korkabilir.
Bu nedenle fantezilerimizi yalnızca içerikleri üzerinden değerlendirmek eksik bir okumadır. Asıl soru “Bunu neden hayal ediyorum?” değil, belki de “Bu hayal bana hangi duyguyu anlatmaya çalışıyor?” sorusudur.
Çünkü fanteziler çoğu zaman gizli arzularımızdan çok; görünmeyen eksikliklerimizi, çözülmemiş çatışmalarımızı ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarımızı anlatır.
İnsan zihnini anlamak, yalnızca aydınlık tarafına bakmakla değil, gölgelerini de okuyabilmekle mümkündür.
________________________________________
Kaynakça
- Kaynakça
- Barrett, L. F. (2017). How Emotions Are Made: The Secret Life of the Brain. Houghton Mifflin Harcourt.
- Friston, K. (2010). The free-energy principle: A unified brain theory? Nature Reviews Neuroscience, 11(2), 127–138.
- Raichle, M. E. (2015). The brain's default mode network. Annual Review of Neuroscience, 38, 433–447.
- Zeigarnik, B. (1927). Das Behalten erledigter und unerledigter Handlungen. Psychologische Forschung, 9, 1–85.
