Bir yere ait olmak ile orada bulunmak aynı şey değildir. Bulunduğunuz tüm yerler dahildir buna; iş yeriniz, okuduğunuz okul, yaşadığınız ev veya şehir, hatta sadece mekanlar değil, kişiler de; arkadaşlarınız, aşık olduğunuz kişi, aileniz… Bazen her şey yolundadır, mutlusunuzdur orada olmaktan ama ait hissetmezsiniz kendinizi. Çünkü biz genelde ait olmayı sevmek, sevilmek, mutlu olmak vb. ile özdeşleştiririz. O yüzden de sevip sevildiğimiz, mutlu olduğumuz yere ait olduğumuzu düşünürüz. Ama bu derin bir histen çok basit ve olmasını istediğimiz bir düşünceden ibarettir. Çünkü aidiyet hissi çoğunlukla özgürce kendimiz olabildiğimiz yerlerde bize uğrar. Kendimizi anlaşılmış hissettiğimiz ve maske takmamıza gerek olmayan ya da en azından diğerlerine kıyasla numara yapmamız gerekmeyen yerlerde… Uğrar, el sallar, hatta bazen bizimle oturur ama her an gidebileceğini ve onu kovalamamız gerektiğini de unutmamak lazım tabi.
Baumeister ve Leary (1995), ait olma ihtiyacını temel bir insan motivasyonu olarak ele alıyor. Yani aslında aidiyet hissi basit bir histen çok insanların psikolojik sağlığı için fazlasıyla önem taşımakta ve onları daha verimli bir hayat için teşvik etmekte diyebiliriz. Yani kendimize 7’den 70’e kadar dönüp sorduğumuz “ben buraya ait miyim?” sorusu sadece öylesine bir can sıkıntısının sonucu değil, psikolojik bir ihtiyacın sonucudur esasında. Peki, böylesine önem taşıyan bir hissi sadece sevip sevilerek, mutlu olarak veya keyif alarak edinemiyorsak başka nasıl bulabiliriz ait olduğumuz yeri/kişiyi? Bu psikolojik ihtiyacı ‘hiç karşılanmayacaklar’ listesine mi eklemeliyiz? Ya da bir bankası falan var mı, gidip alsak? Aslında hiç de düşündüğümüz kadar karmaşık değil. Sadece biraz peşine düşmek gerekiyor o kadar.
Self-Determination Theory’ye (Öz-Belirleme Kuramı) göre insanlar, psikolojik olarak iyi oluşlarını sürdürebilmek için üç temel ihtiyaca sahiptir: özerklik, yeterlik ve ilişkili olma. Ryan ve Deci’nin (2000) teorisine göre özerklik, yani kişinin kendi seçimlerini yapabilmesini; yeterlik, bir şeyleri başarabilme ve yeterlilik duygusunu; ilişkili olma ise başkalarıyla anlamlı bağlar kurabilmesini ifade eder (Ryan & Deci, 2000, s. 68). Ryan ve Deci’nin kuramında psikolojik iyi oluş, bu üç temel ihtiyacın karşılanmasıyla yakından ilişkilidir ve bu ihtiyaçların karşılanması, kendimizi ait hissedebileceğimiz ilişkiler ve ortamlar kurmamızı kolaylaştırabilir. Yani bir yerde kendiniz olabiliyorsanız, eylemlerinizde özgürseniz ve iradeniz de devredeyse (özerklik); insanlarla kurduğunuz bağlarda sadece kendiniz olarak anlaşıldığınızı hissediyorsanız (ilişkili olma); son olarak bunların hepsini yaparken yeterli hissediyorsanız (yeterlik), tebrikler! Artık yalnızca mutlu olduğunuz değil, aynı zamanda kendinizi ait hissedebildiğiniz yerleri de fark etmeye başladınız demektir.
Bu süreçlerin hepsini tek tek açıkladığımızda uzun ve karmaşık bir süreç gibi geliyor insana. “Nasıl yani, tüm maddeleri tek tek sağlayıp bir de tik atalım istersen?!” dediğinizi duyar gibiyim ama merak etmeyin, tüm duygusal süreçlerimiz gibi bu hissi edinmek de o kadar kontrolümüzde olan bir şey değildir. Yapmamız gereken tek bir şey var esasında: kendini bul, insanlarla tanıştır ve bağ kur. Gerisi kendiliğinden gelir.
İnsan boş zamanı oldukça, daha doğrusu kendiyle kaldığı her an kendine sorular sorar. Nereye ait olduğumuz sorusu da bu soruların en önemlilerinden bir tanesi. Ve hepimizin düşündüğü gibi aidiyet hissimiz mutlu ve iyi hissetmekten bağımsız olduğumuz kişiyle ilgilidir. Yani nerede ‘olmamız gereken’ ve ‘aslında olduğumuz’ kişi arasındaki fark en azsa kendimizi oraya ait ve sonucunda da mutlu hissederiz. Bazen kendimiz olmak da çok zordur, kabul ediyorum. Fakat unutmayın, yıllardır bu kişiyle verdiğiniz onca mücadeleyi ve saygınızı kaybetmeyin asla. Kendimizi mütemadiyen kaybedip aradığımız bu hayat mücadelemizde yorulabiliyoruz, dinlenebiliyoruz ama aramaktan vazgeçmeyelim derim. Çünkü bazen aradığımız şey sandığımız kadar da uzakta değil, inanın.
Kaynakça
- Kaynakça
- Baumeister, R. F., & Leary, M. R. (1995). The need to belong: Desire for interpersonal attachments as a fundamental human motivation. Psychological Bulletin, 117(3), 497–529. https://doi.org/10.1037/0033-2909.117.3.497
- Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2000). Self-determination theory and the facilitation of intrinsic motivation, social development, and well-being. American Psychologist, 55(1), 68–78. https://doi.org/10.1037/0003-066X.55.1.68


