Cumartesi, Eylül 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bende mi Sorun Var, Sistemde mi? Feminist Psikolojiye Giriş

Bende mi Sorun Var, Sistemde mi? Feminist Psikolojiye Giriş

Feminist Psikoloji, toplumsal yapılar ve cinsiyet üzerine çalışmaları kapsayan bir alandır. Feminist Psikoloji, kadın haklarına önem verir. Psikanaliz alanında da bu konuyla ilgili çalışmalarda bulunan araştırmacılar bulunmaktadır. Feminist Psikoloji kelimesini ilk olarak Karen Horney araştırmıştır. Horney’nin 1922-1937 yılları arasında yazdığı makalelerin derlemesi olan “Kadın Psikolojisi” adlı kitabında, kadınlar, ilişkiler ve toplumun kadın psikolojisi üzerindeki etkisi hakkındaki önceden var olan inançları ele almaktadır.

Horney, Sigmund Freud’un geleneksel “erkek merkezi etrafında olan” psikanalitik kuramlarına açıkça meydan okuyan ilk kadın psikanalistlerden biri olmuştur. Kitaptaki bölümlerden kısaca bahsetmek isterim:

  1. Freud’un “Penis Kıskançlığı” Kuramına İtiraz
    Freud, kadın psikolojisinin temelinde kadının biyolojik olarak kendini eksik hissetmesi ve erkek organına özenmesi (penis kıskançlığı) olduğunu savunuyordu. Horney, bu görüşü savunmamaktadır. Kadınların kıskandığı şey biyolojik bir organ değil, erkeğin toplumdaki gücü, ayrıcalıkları, özgürlüğü ve toplumdaki statüsüdür. Kadındaki aşağılık duygusunun esas kaynağı anatomi değil, ataerkil kültür ve toplumsal normlardır.
  2. “Rahim Kıskançlığı” (Womb Envy) Kavramı
    Horney, Freud’un teorisini tersine çevirerek erkeklerin psikolojisinde de bir kıskançlık olduğunu öne sürmektedir: Erkekler, kadının doğurganlığını, yaşam yaratma ve beslenme gücünü gizlice kıskanmaktadırlar. Erkeklerin iş, sanat, politika ve bilimde aşırı baskın olma ve sürekli bir eser bırakma çabalarının arkasında, biyolojik yaratıcılığa sahip olamamalarının getirdiği bu eksikliği telafi etme dürtüsü yatar.

Feminist Psikolojinin çalışmalarında bulunan araştırmacılardan biri de Nancy Chodorow’dur.

  • Feminist psikanalizin en önemli isimlerindendir. Anneliğin Yeniden Üretimi (The Reproduction of Mothering) kitabında, kız ve erkek çocukların farklı kimlikler geliştirmesinin sebebini birincil bakım verenin “anne” (kadın) olmasına bağlar.
  • Juliet Mitchell: 1974 tarihli Psikanaliz ve Feminizm kitabı ile o döneme kadar Freud’u tamamen reddeden feminist hareketi sarsmıştır. Mitchell, Freud’un teorilerinin kadını ezmeyi savunmadığını, aksine ataerkil toplumun kadını nasıl ezdiğini açıklayan harika bir analiz aracı olduğunu öne sürmüştür.
  • Carol Gilligan & Jean Baker Miller: Kadınların ahlak ve benlik gelişiminin erkeklerinkinden farklı ama “eksik” değil, “ilişkisel” olduğunu vurgulayarak kadın psikolojisini yeniden tanımlamışlardır.

Tartışma

Kadın kelimesi 5 harften oluşsa da içindeki anlam çok yönlüdür. Canlının gelişiminde önemli bir konuma sahiptir. Ataerkil topluluklarda kadının emeği göz önüne sunulmasa da var olan bir çaba yok sayılamaz. Erkek kelimesine toplumumuzda değerli bir tutum gösterilse de aynı tutumu kadın kelimesi için de göstermemiz gerekir. Kadın, tek bir varlığın egemenliğine girmeden toplumda söz sahibi olabilir ve iyi statülere gelebilir. Kadın ve erkeğe ayrım gözetmeksizin eşit davranılmalıdır. Eşitlik, kelime olarak kolay olsa bile uygulanması zor bir kuraldır. Bu kuralın uygulanabilmesi için içten bir istek ve çaba gereklidir. Doğa bir düzene tabiidir ve bu düzen iki bireyin eşit yaşamasıyla dengede olur. Bu denge için, emek vermeliyiz.

Sonuç

Başta sorduğumuz soruya geri dönersek “Bende mi sorun var, sistemde mi?” sorusunun cevabı içinde doğduğumuz ataerkil sistemin bir sonucudur. Ataerkil sistem, kadının emeğini yok saymaktadır. Kadının emeği de erkeğin emeği kadar eşittir. Kadınların, tarih boyunca eksik ya da ikincil olarak tanıtılması, biyolojik bir sebepten dolayı değil tamamen kültürel bir kurgunun ürünüdür. Bu ürün, bu kurgu, bugün kadınları zor bir durumda bıraksa da gelecek nesillerin farkındalığı ve objektif yorumlarıyla toplumsal yaşamın eşitlikçi bir zeminde yeniden inşa edileceğinden şüphemiz yoktur!

Kadının varlığını bir egemenlik altına sokmadan, eşit hak ve statülerle şekillendirmeliyiz. Unutmamalıyız ki, düzen iki tarafın eşit imkanlarıyla dengede durur. Bu denge de bizlerin elindedir.

Kaynakça

  • Chodorow, N. (1978). The Reproduction of Mothering: Psychoanalysis and the Sociology of Gender. University of California Press. (Türkçe çevirisi: Anneliğin Yeniden Üretimi: Psikanaliz ve Cinsiyet Sosyolojisi, İletişim Yayınları). ​Freud, S. (1925). Some Psychical Consequences of the Anatomical Distinction Between the Sexes. The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Volume XIX (1923-1925), 241-258.
  • Gilligan, C. (1982). In a Different Voice: Psychological Theory and Women's Development. Harvard University Press. (Türkçe çevirisi: Farklı Bir Seste: Psikoloji Kuramı ve Kadının Gelişimi, Bilgi Üniversitesi Yayınları). ​Horney, K. (1967). Feminine Psychology (H. Kelman, Ed.). W. W. Norton & Company. (1922-1937 yılları arasındaki makalelerin derlemesi; Türkçe çevirisi: Kadın Psikolojisi, Sel Yayıncılık). ​Miller, J. B. (1976). Toward a New Psychology of Women. Beacon Press. (Türkçe çevirisi: Kadın Psikolojisine Doğru, Okuyan Us Yayınları). ​Mitchell, J. (1974). Psychoanalysis and Feminism: Freud, Reich, Laing and Women. Pantheon Books. (Türkçe çevirisi: Psikanaliz ve Feminizm, Bilgi Üniversitesi Yayınları).
İrem Nur Özkaya
İrem Nur Özkaya
İrem Nur Özkaya, psikoloji alanında eğitimine devam eden; çözüm odaklı terapi, travma çalışmaları ve bireysel farkındalık konularına özel ilgi duyan genç bir psikoloji öğrencisi ve içerik üreticisidir. Akademik kariyerinde özellikle çocukluk temelli psikolojik gelişim, özgül fobiler ve post-travmatik büyüme üzerine odaklanmakta; kısa süreli çözüm odaklı terapi gibi modern terapi yaklaşımlarını yakından takip etmektedir. Psikoloji bilgisini yalnızca teorik düzeyde bırakmayan Özkaya, yazarlık yönüyle de öne çıkmaktadır. Ruh sağlığı ve kişisel gelişim alanlarında sade, anlaşılır ve etkileyici içerikler üretmeyi misyon edinmekte; bireylerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri ve ruhsal dayanıklılıklarını artırmaları için rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Ulusal platformlarda sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol alan Özkaya, toplumsal ruh sağlığı bilincini artırmaya katkı sunacak dijital içerikler üretmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar