Çarşamba, Temmuz 29, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

“Doğru Olanı Yapmak” Yalnızca Bir Ahlaki Erdem Mi Yoksa Bir Kontrol Arayışı Mı?

Hayat boyu bize en çok tembihlenen erdemlerden biri “doğru olanı yapmak” oldu. Doğru olan… Bir karar alırken tabii ki içine dönüp vicdanının sesini dinlemek, ahlaki ve mantıklı adımlar atmak gerekli. Ancak günümüzde bu durum, basit bir erdem olmaktan çıkıp zihnimizin arka planında sürekli çalışan yorucu bir döngüye dönüşebiliyor. Peki neydi gerçekten doğru olan? Doğru olanı yapma çabası her zaman iyileştirici bir eylem miydi, yoksa bizi kendi zihnimize hapseden acımasız bir süreç mi?

Etik kurallar ve rasyonel beklentiler toplumun düzenini sağlarken, bir yandan da farkında olmadan sığındığımız katı birer konfor alanına dönüştü. Çoğu zaman bir adımı gerçekten etik bir kaygıyla mı atıyoruz, yoksa belirsizliğin getirdiği o yıkıcı kaygıyı bastırabilmek için mi “kusursuz” olmaya çalışıyoruz, bilmiyoruz.

Mükemmeliyetçi Konfor

Sürekli en doğrusunu yapmaya çalışmak, dışarıdan bakıldığında son derece sorumluluk sahibi, olgun ve erdemli görünmemizi sağlar. Toplum eğer böyle olursak takdir eder bizi. Oysa derine bakıldığında bu durum, çoğunlukla hata yapma lüksünü kendine tanımamakla ilgilidir. Zihin gizlice şu denklem üzerinden çalışmaya başlar: “Eğer her zaman doğru olanı yaparsam, kötü bir şey yaşanmaz. Eğer her şeyi kuralına göre oynarsam, kimse beni suçlayamaz.” Buradaki “doğru olan”, aslında hayatın keşmekeş, öngörülemez ve belirsiz yapısına karşı inşa ettiğimiz mükemmeliyetçi konfor sığınağıdır. Kontrolü elimizde tuttuğumuzu hissetmek için kendimize katı kurallar koyar, bu kurallara uyduğumuz sürece güvende olduğumuza inanırız.

Gri Düşmanlığı

Duyguların, ilişkilerin ve hayatın kendi akışının esnek olduğu bir dünyada, her an ve her durum için geçerli tek bir “doğru” yoktur. Ancak kontrol ihtiyacı arttıkça zihnimiz bilişsel esnekliğini kaybetmeye başlar. Belirsizliğin yarattığı kaygıya tahammül edemeyen zihin, netlik arayışıyla uçlara yönelir ve katı bir gri düşmanlığı başlatır. Her şey ya siyah olmak zorundadır ya da beyaz: Ya aldığım karar net bir şekilde doğrudur ya da tamamen bir hatadır. Ya duygularımı milimetresine kadar kontrol edebilirim ya da büyük bir duygu yığınının arasında kaybolurum. Gri alanlar —yani “tam olarak bilememe”, “zamana bırakma” veya “hata yapabilme” ihtimalleri— kontrolcü zihin için tabiri caizse birer düşmandır. Yanlış yapmaktan o kadar korkarız ki, sadece “yanlış yapmama” çabası yüzünden anın içindeki gerçek hislerimizi göremez hale geliriz. Aslında griyi yok saymak, hayatın zenginliğini ve doğal olanı kaçırmaktır. Doğruyu ararken, hissetmeyi yani yaşamayı unuturuz.

Doğru Değil, Doğal Olmak

“Doğru olanı yapmak” bir zorunluluğa, belirsizliği bastırma arayışına dönüştüğünde kendimizi durdurup benliğimize sormamız gereken soru belki de ”Bu kararı gerçekten içimden geldiği için mi alıyorum, yoksa kontrolü kaybetme korkumu yatıştırmak için mi?” olmalı.

Zihinini rahatlatabilmek ve gerçek bir öz farkındalığa sahip olabilmek, her an kusursuz kararlar almakla olmaz. Çünkü bazen en büyük iyileşme, “yanlış yapabilme” ihtimalini kucaklamak, her şeyi öngöremeyeceğini kabul etmek ve kendine gri alanlarda var olma izni vermektir.

İnsan olmak; kusursuz yazılmış bir senaryoyu kusursuzca oynamak değil, belirsizliğin ve hataların ortasında bile kendimize şefkatli ve güvenli bir alan yaratabilmektir. Bazen sadece “doğru” olanı değil, “insani” olanı seçmek gerekir.

Medine Güven
Medine Güven
Medine Güven, Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğrencisidir. Çeşitli gönüllülük faaliyetlerinde yer almaktadır. Öğrenci topluluklarında gönüllü olarak bulunarak psikoloji temelli yazı ve içerik üretim süreçlerinde aktif rol üstlenmektedir. Psikoloji ve sosyoloji alanlarında okumalar yaparak özellikle birey–toplum ilişkisi ve güncel toplumsal sorunların birey üzerindeki psikolojik etkileriyle ilgilenmektedir. Yazılarında kaygı, kimlik gelişimi, aidiyet ve anlam arayışı gibi temaları akademik temellere dayandırarak sade bir dille ele almayı amaçlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar