İnsan, gün içinde birçok düşünceyle baş başa kalır. Günlük kararlardan, geleceğe uzanan ihtimallere kadar birbirinden farklı düşünce aklına gelir. Kimi düşünceler gerçekle bağlantılı kimileri ise gerçeklikten uzak olabilir. Bilişsel Davranışçı Terapide düşüncelerin, duygu ve davranışları etkilediği üzerinde durulur. Bilişsel Davranışçı Terapi, şu ana odaklanan bilişsel örüntülerin duruma uygunluğunu ve gerçekliğini değerlendirir. Bu nedenle öncelikle düşünceler, “Bilişsel Üçlü” adı verilen üç farklı düşünce türüyle incelenir. Bilişsel Üçlü; Otomatik Düşünce, Ara Düşünce ve Temel İnanç olarak üçe ayrılır. Bu düşüncelerin doğruluk ve gerçeğe uygunluğunu değerlendirmek adına farklı teknikler kullanır.
Otomatik Düşünce Kişinin bir olay veya durumla karşı karşıya kaldığında aklında anlık ve istemsiz olarak canlanan düşüncelerdir. Bu düşünceler, anlık olduğu için genellikle fark edilmez veya üstünde durulmaz. Ancak her ne kadar fark edilmese de kişide belli bir duygunun oluşmasına ve bir davranışın sergilenmesine sebep olur. “Şu an aklımdan geçen düşünce ne?” sorusu, otomatik düşüncelerin üzerine düşünüldüğünde fark edilmesini sağlayan sorulardan biridir. Örneğin bir durumla karşı karşıya kaldığında kişinin aklına gelen ilk düşünce, “Yapamayacağım.”, “Atlatamayacağım.” gibi düşünceler olabilir. Bu düşünceler; kişinin kaygı, tedirginlik, heyecan hissetmesine neden olurken davranışı üzerinde bir etki bırakma potansiyeline sahiptir.
Ara Düşünce Genellikle bir koşula bağlı ve kişilerin inanmaya meyilli olduğu inançlardır. Bu düşünceler gerçeğe uygun olmayabilir. Bir varsayım söz konusudur. Kişi, karşılaştığı durum veya kişi ile ilgili bir koşula bağlı olarak belli bir anlam atfeder. Örneğin “Bunu yapmadıysa beni önemsemiyordur.”, “İyi yapamamaktansa denemesem daha iyi.” gibi düşünceler, ara düşüncelerden bazılarıdır.
Temel İnanç Temel inançlar, geçmiş deneyim ve ilişki örüntüleri boyunca öğrenilir. Çocukluk deneyimlerinden yola çıkılarak öğrenilmiş olan bu düşünceler; kişi tarafından mutlak ve nihai bir düşünce olarak kabul edilir. Kişilerin, fark etmek ve yüzleşmek istemeyeceği, duygusal olarak kişiyi zorlayabilecek temel düşüncelerdir. Kimi zaman kişi; temeli yıllarca inşa edilmiş düşünceleri inkar edebilir, bastırabilir veya reddedebilir. Bu düşünceler; dünya, gelecek ve kişinin kendisi ile ilgili olabilir. Örneğin, kişi yaşam deneyimlerinden hareketle benliğiyle ilgili başarısız, sevilmez veya değersiz olduğuna dair güçlü bir inanç geliştirmiş olabilir. Dünyanın güvenilmez bir yer olduğuna inanır. Gelecek ile ilgili hedeflerini gerçekleştiremeyeceğine sıkı sıkıya bağlı olabilir. Bireyin duygu ve davranışları ise bu düşünceler doğrultusunda şekillenir. Bilişsel Davranışçı Terapide bilişsel üçlünün duruma uygunluğunu incelemek adına birtakım teknikler kullanılır.
En Kötü Senaryo Tekniği Otomatik düşüncelerin fark edilmesini ve üzerine düşünülmesini sağlayan tekniktir. “Bu durumda gerçekleşebilecek en kötü senaryo ne?” sorusu, otomatik düşüncenin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Özellikle bir olay karşısında kaygı ve tedirginlik hisseden kişilerin otomatik düşüncelerinin anlaşılmasına yol açar.
Kanıt İnceleme Tekniği Kişiye otomatik düşüncesinin doğru olduğuna ve olmadığına dair net ve nesnel kanıtların ne olabileceği sorulur. Kişi; otomatik düşüncesinin doğru ve duruma uygun olduğunu kabul ettiğinden düşüncenin doğruluğu ile ilgili kanıt sunabilir. Otomatik düşüncenin doğru olmadığını gösterebilecek kanıtlar ise kişinin geçmiş deneyimleri ve yaşantılarında aranır. Otomatik düşüncenin aksini ifade eden eylem, söz veya davranış bir kanıt olarak sunulabilir. Bir araya getirilen bu kanıtlar; otomatik düşüncenin yeniden değerlendirilmesini sağlar. Böylece kişinin, durum karşısında aklına gelen düşüncesinin durum ve kişi ile uyumlu ve gerçekçi olup olmadığı görülür.
Çifte Standart Tekniği İnsan, güçlü duyguların hakim olduğu bir olay içerisinde kendisini ve olayı değerlendirmekte duygusal ve kimi zaman gerçeklikten uzak yorumlar geliştirebilir. Bu nedenle Çifte Standart Tekniğinde “Bu durum yakın arkadaşının başına gelseydi ve o senin düşündüğün gibi düşünüyor olsaydı ona ne söylerdin?” sorusu ile kişinin, olayı farklı bir bakış açısı ile değerlendirmesi hedeflenir. Olayı bir başkası üzerinde düşünmek, kişinin kendisine atfettiği yorumdan uzaklaşmasına ve olayı daha gerçekçi ve duruma uygun değerlendirmesine sebep olur. Aynı zamanda kişinin, kendisine yönelttiği katı tutumun farkına varmasına yardımcı olur.
Sonuç Bilişsel Davranışçı Terapide düşünceler; otomatik düşünce, ara düşünce ve temel düşünce olarak üç ayrı başlıkta incelenir. Düşüncelerin, duygu ve davranışları etkilediği savunulur. Kişinin aklına gelen düşüncelerin gerçekliğini değerlendirmek üzere birtakım teknikler kullanılır. Bu teknikler; kişinin kendisini, karşılaştığı durumları ve dünyayı nasıl algıladığına dair bir bakış açısı geliştirmesinde rol oynar.


