Cumartesi, Temmuz 25, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Çocuklar Her Şeyi Hatırlamaz Her Şeyi Hisseder

Üç yaşındaki bir çocuk düşünün. Koşarken düşüyor. Dizini yere çarpıyor. Gözleri doluyor, ağlamak üzere… Tam o sırada annesi ya da babası yanına geliyor ve iyi niyetle şöyle diyor: “Bir şeyin yok.” “Ağlama.” “Koskoca çocuk oldun.” Çocuk birkaç dakika sonra gerçekten susuyor. Peki gerçekten canı geçip sakinleştiği için mi susuyor, yoksa hissettiği duyguyu göstermemesi gerektiğini öğrendiği için mi? Belki de çocuk yetiştirirken en çok gözden kaçırdığımız nokta tam da burasıdır. Çocuklar yaşadıkları her olayı yıllar sonra ayrıntılarıyla hatırlamayabilir. Hangi gün düştüklerini, hangi oyuncağı istediklerini ya da okuldan eve gelirken neler konuştuklarını unutabilirler. Ancak o an kendilerini nasıl hissettiklerini, güvende olup olmadıklarını, anlaşılmış ya da yalnız bırakılmış hissettiklerini çoğu zaman içlerinde taşımaya devam ederler. Çocukluk yalnızca anılardan oluşmaz; aynı zamanda duyguların da biriktirildiği bir dönemdir.

Psikiyatrist ve bağlanma kuramının öncüsü John Bowlby (1969), çocuk ile bakım veren arasında kurulan ilişkinin, çocuğun hem kendisine hem de dünyaya bakışını şekillendirdiğini ifade eder. Bir çocuk ihtiyaç duyduğunda yanında sakinleşebileceği, duygularını paylaşabileceği ve kabul görebileceği bir yetişkin bulduğunda, dünya onun için daha güvenilir bir yer hâline gelir. Tam tersine, duyguları sürekli küçümsenen ya da görmezden gelinen çocuklar zamanla duygularını bastırmayı öğrenebilir.

Bazen bunun çok küçük örneklerini günlük yaşamda görürüz. Oyuncağı kırıldığı için ağlayan bir çocuğa “Bunda ağlanacak ne var?” denildiğinde aslında oyuncağın değil, duygusunun önemsiz olduğu mesajı verilebilir. Karanlıktan korkan bir çocuğa “Korkacak ne var?” demek, korkusunu ortadan kaldırmaz; yalnızca korkusunu ifade etmesini zorlaştırabilir. Oysa çocukların ihtiyacı, her zaman çözümler değildir. Çoğu zaman önce anlaşılmaya ihtiyaç duyarlar. “Korkmuş olabilirsin.” “Bunun seni üzdüğünü görüyorum.” “İstersen biraz birlikte oturalım.” Bazen bu birkaç cümle, uzun açıklamalardan çok daha güçlüdür. Çünkü çocuk, duygusunun kabul edildiğini hisseder.

Elbette hiçbir ebeveyn kusursuz değildir. Zaman zaman hepimiz sabırsız davranabilir, istemediğimiz tepkiler verebiliriz. Önemli olan hiç hata yapmamak değil, yapılan hatayı fark edip ilişkiyi onarabilmektir. Yapılan araştırmalar da çocukların güven duygusunun, kusursuz ebeveynlikten çok, onarılan ilişkilerle güçlendiğini göstermektedir (Siegel & Bryson, 2012). Belki yıllar sonra çocuklarımıza “Sana beş yaşındayken hangi oyuncağı almıştık?” diye sorsak hatırlamayacaklar. Ama korktuklarında yanlarında olup olmadığımızı… Başarısız olduklarında onları yargılayıp yargılamadığımızı… Ağladıklarında susturulup susturulmadıklarını… Bir şekilde hissetmeye devam edecekler.

Bu nedenle çocuk yetiştirirken kendimize şu soruyu sormak belki de en anlamlı başlangıçtır: Bugün çocuğumun hafızasında hangi anının kalacağını bilmiyorum. Ama acaba kalbinde nasıl bir his bırakıyorum? Çünkü çocuklar gerçekten her ayrıntıyı hatırlamayabilir. Ama onlara kendilerini değerli mi, yetersiz mi, güvende mi yoksa yalnız mı hissettirdiğimizi çoğu zaman unutmazlar. Belki de çocuklara bırakabileceğimiz en değerli miras; kusursuz bir çocukluk değil, duygularının görülüp kabul edildiği güvenli bir ilişki kurabilmektir.

Kaynakça

  • Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of Attachment: A Psychological Study of the Strange Situation. Lawrence Erlbaum Associates.
  • Bowlby, J. (1969). Attachment and Loss: Vol. 1. Attachment. Basic Books.
  • Siegel, D. J., & Bryson, T. P. (2012). The Whole-Brain Child. Delacorte Press
Feyza nur kemik
Feyza nur kemik
Feyza Nur Kemik . Konya Necmettin Erbakan üniversitesi psikoloji bolumu lisans eğitimine devam etmektedır. B2 seviye ıngılızce bilgisi vardır .Lısans dönemi boyunca okulun Psikolojik Danışmanlık merkezi dahil çeşitli kurumlarda zorunlu ve gönüllü stajlarını tamamlamıstır. Özellikle gelişim ve nöropsıkolojı ve sosyal psikoloji alanlarına ilgi duymaktadır. Çocuk ve gelişim alanına olan özel merakından dolayı psikodrama eğitimlerine katılmış çocukların dünyasıyla yetişkin dünyasını sahneye yansıtmıştır. Lısans sürecinde bitmiş sosyal psikoloji/Trafik psikolojisi alanından tez çalışması vardır.Psychology Times gibi dijital platformlarda yazılar yayınlayarak psikoloji bilimini herkesin tanımasını anlamasını sağlamak amacıyla bilimsel temeller içerinde aktarmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar