Cuma, Temmuz 17, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Şizofreni : Mitler ve Damgalama

Bu ayki yazı, 25 Temmuz Şizofreni Farkındalık Günü’ne ithafen, şizofreniyi anlamak ve toplumda yaygın olan yanılgıları düzeltmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Öncelikle, Nedir Bu Şizofreni?
DSM-5 kriterlerine göre şizofreni, kişinin düşünce akışında, algısında, duygularında ve davranışlarında bozulmalara yol açan kronik bir ruhsal bozukluktur. Klinik olarak tanı konabilmesi için, dış gerçeklikle bağın koptuğu sanrılar (delüzyonlar), ortada bir uyaran yokken duyulan sesler veya görülen varsanılar (halüsinasyonlar), darmadağın konuşma ve hayata karşı derin bir isteksizlik (negatif belirtiler) gibi semptomların en az 6 aylık bir süreklilik göstermesi ve bireyin iş, okul veya sosyal hayatındaki işlevselliğini ciddi oranda etkilemesi gerekmektedir.

TOPLUMDAKİ YAYGIN MİTLER
Yapılan araştırmalar, toplumun şizofreni tanılı bireylere karşı ciddi ön yargılara sahip olduğunu göstermektedir. Toplum, şizofreni tanısı almış kişilerle:

  • Aynı yerde çalışmak istememekte,
  • Onlara ev kiralamaktan kaçınmakta,
  • Komşu olmak istememektedir.

Bu durumun temel nedeni, toplumda yaygın olan şizofreni tanılı bireylerin “saldırgan ve tehlikeli” olduğu inancıdır. Bu algı ve tutumlar, şizofreni tanısı almış bireylerin ruhsal sağlığını daha da olumsuz etkilemektedir. Damgalama, benlik saygısında düşmeye ve sosyal işlevsizliklere neden olmakta; bireyler bazen çevresi tarafından damgalanmasa dahi, damgalanacağını düşündüğü için kendi kendisini içsel olarak damgalamaktadır (Taşkın, 2007, s.31).

Gerçekler Ne?
Yapılan çalışmalarda, basına yansıyan ve şiddet davranışı gösteren şizofreni tanılı bireylerin %65’inin tedaviye uyumsuz olduğu (tedavisini aksattığı) görülmüştür. Düzenli tedavi alan ve kontrollerini sürdüren şizofreni tanılı bireylerde ise şiddet gösterme eğilimi son derece düşüktür (Uzunhasanoğlu, 2022). Şizofreni tanısına sahip bireyler, sanılanın aksine uygun tedavi ve destek süreci ile istihdam edilebilmekte veya tanı sonrası işlerine dönebilmekte; kimi bireyler esnek çalışma saatlerine ya da izne ihtiyaç duyabilmektedir (Mental Health UK, t.y.).

Şizofreni tanısına sahip bireylere yönelik diğer bir yaygın inanç ise başarılı olamayacakları yönündedir. Peki, bu ünlü ve başarılı isimlerin de şizofren tanısına sahip olduğunu biliyor muydunuz?

Münir Özkul
Hababam Sınıfı gibi pek çok filmden aşina olduğumuz ünlü Yeşilçam oyuncusu Münir Özkul da şizofreni tanısına sahipti. Hayatı boyunca tam 13 kez Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne kendi isteğiyle yatmıştır. Münir Özkul, yaşadığı zorlu ruhsal sıkıntılara sanatını bir iyileşme ve varoluş aracı olarak kullanarak Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri olmuştur. Münir Özkul’un yaşadığı psikotik deneyimlerine dair bir röportajı da bulunmaktadır. Okumak isteyenler için linki: Münir Özkul; ‘Nefsimi Kırmak İçin Çaba Gösterdim’.

John Forbes Nash Jr.
Nobel ödüllü Amerikalı matematikçi John Forbes Nash, 31 yaşındayken paranoid şizofreni tanısı almıştır. 1980’lerin ortasında akademik kariyerine geri dönmüştür. Nash, 23 sayısına takıntılıydı ve 1945 ile 1996 yılları arasında 23 bilimsel çalışma yayınlamıştır. Nash’in akademik hayatına geri dönüşü ve yaşadıkları, Sylvia Nasar tarafından “Akıl Oyunları” isimli biyografik roman olarak yazılmış ve aynı isimle film de çekilmiştir (Şizofreni Dernekleri Federasyonu, 2016).

Prof. Elyn R. Saks
Akıl sağlığı hukuku uzmanı olan Saks, prestijli MacArthur Vakfı Bursu’na sahiptir. Henüz 8 yaşındayken şizofreni belirtileri yaşamış ve üniversite yıllarında psikoz geçirmiştir. O dönemdeki kriz müdahale yetersizlikleri ve hastane prosedürleri gereği, polis eşliğinde alıkonulmuş ve bu süreçte şizofreni tanısı almıştır. Saks, bu deneyimlerini “Bir Şizofrenin Yaşamı” adlı bir kitapta anlatmıştır. Saks, “Akıl hastalığıyla ilgili mitleri yıkmak, ona bir yüz vermek, insanlara bir teşhisin acı verici ve dolaylı bir hayata yol açmak zorunda olmadığını göstermek için muazzam bir ihtiyaç var” demektedir (Wikipedia, 2026).

Şizofreni tanılı insanların başarılarına dair örnek olabilecek daha pek çok insan bulunmaktadır. Her insana sunulan olanaklar verilmediği ve damgalanarak toplumdan dışlandığı sürece, kimseden en iyi versiyonu olması beklenemez. Umarım ruh sağlığı problemlerine dair önyargılar bir nebze de olsa kırılır. İyileşme, her şeyden önce kabulle başlar.

Kaynakça

  • Kaynakça
  • Elyn Saks. Wikipedia.
  •    https://share.google/p1RmYcnJ0UP18wom1
  • John Forbes Nash Jr. Wikipedia.
  •    https://share.google/Q3Lch1T37k56hCY4s
  • Mental Health UK. (t.y.). National Schizophrenia Awareness Day.
  •    https://share.google/Z4TgXsJ2lBOxPXHyZ
  • Stigma Ruhsal Hastalıklara Yönelik Tutumlar Ve Damgalama içinde (s. 31-40).
  • İzmir: Meta.
  • Şizofreni Dernekleri Federasyonu. (2016, 16 Ocak). Ünlü Şizofreni Hastaları.
  •     https://share.google/NcToDR070ffTPgz0I
  • Taşkın, E.O. (2007). İçselleştirilmiş damga ve damgalanma algısı. Oryal Taşkın (Ed.)
  • Uzunhasanoğlu, G. (2022). Şiddet ve şizofreni: Ulusal basında yer alan haberlerin niteliksel analizi. Meyad Akademi Dergisi, 3(2), 124-136.
Ezgi Nur Kaya
Ezgi Nur Kaya
Ezgi Nur Kaya, Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde eğitimine devam etmektedir. Psikolojiye ve insan davranışlarını anlamaya ilgi duymakta; özel eğitim alanına karşı da merak ve ilgisi bulunmaktadır. Bu alanda kendini geliştirmekte ve çeşitli eğitimler almaktadır. Psikolojinin farklı alanlarına ilgi duysa da özellikle özel eğitim, insan gelişimi ve psikolojik danışmanlık konuları onu en çok cezbeden alanlar arasında yer almaktadır. Yazı yazmak, onun için her zaman bir tutku olmuş ve düşüncelerini paylaşmanın en samimi yolu hâline gelmiştir. Boş zamanlarında tango yapmaktan, yürüyüşe çıkmaktan ve müzik dinlemekten keyif almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar