İnsan yakın ilişki kurarken güven içinde hissetmek ister. Çünkü güvende hissetmek, temelde psikolojik bir ihtiyaçtır. Güven duymak sadece karşı tarafın tutarlılığına veya sadakatine bağlı kalmayarak, bireyin kendi içsel güven duygusuyla da ilişkilidir. Bu içsel güven, yaşamımızın çok erken bir döneminde, yani çocukluk dönemimizde bakım verenimiz tarafından edindiğimiz duygusal bakımla kazanılır. Böylece içsel güven, bu duygusal bakımla şekillenir.
Çocukluk döneminde deneyimlenen duygusal ihmal, yetişkinlik döneminde gizlenen ama bir o kadar da etkisi bulunan yaralarımızdır. Peki bu gizli yaralar, yetişkinlik döneminde kurduğumuz ilişkilerin güven duygusunu nasıl zedeler? İlişkilerimizi nasıl etkiler? İlişkilerde neden yeterli hissetmez, savunmasız ya da kaygılı hissederiz?
Gizli Yaralar: Duygusal İhmal
Duygusal ihmal; çocukluk döneminde sevgi, şefkat, alakadar olma, avutma, duygusal yansıtma ve kabullenme gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılmak, bu ihtiyaçların karşılanmamış olması demektir (Glaser, 2002). Fiziksel şiddette bedende görünen izler veya hisler vardır. Ancak duygusal ihmal durumunda görünen bir iz olmadığı için çoğu kişi bu deneyimi ancak yetişkinlik döneminde ilişkisel zorlanmalar yaşadığında fark edebilmektedir.
Çünkü duygusal ihmal, gizli bir yara olarak içsel duyguda saklanır ve bireyin içsel güven algısını zedeler. Bu durum, yetişkinlikte kurulan ilişkilerde güven kaybı ya da ilişkisel zorlanmalar şeklinde ortaya çıkar. Aynı zamanda duygusal ihmal yaşayarak büyümüş bireyler, duygularını tanımakta ve ifade etmekte zorlanabilir; kendilerini önemsiz hissedebilir, ilişkilerinde kaygılı ve tetikte olabilir, duygusal kaçınma ve terk edilme korkusu yaşayabilirler.
Bowlby (1969), bağlanma kuramında çocukluk döneminde bakım verenle kurulan duygusal bağın, bireyin kendisi ve başkalarıyla ilgili temel düşünce ve inançlarını şekillendirdiğini vurgular. Duygusal ihmal yaşamış kişiler, “Duygusal ihtiyacım olduğunda yanımda olacak kimse yok” şeklinde bir içsel savunma geliştirebilir. Bu içsel savunma, yetişkinlik döneminde kurulan ilişkilerde sürdürülebilen güven ile doğrudan ilişkilidir.
Yetişkinlik Döneminde Nasıl Güvenli İlişki Kurulur
İlişkisel güven, bireyin başka bir kişiye duygusal olarak yakınlaşırken kendini güvende hissedebilme kapasitesidir. Bu kapasitenin oluşması, karşı tarafın davranışları kadar bireyin çocukluk döneminde kazandığı duygu düzenleme becerisiyle de ilişkilidir (Mikulincer & Shaver, 2016). Duygusal ihmal yaşamış bireyler, bu beceriyi yeterince geliştirememiş olabilir. Bu nedenle yetişkinlikte güven duygusu bazı durumlarda zedelenebilir.
Yakınlığa İlişkin Aşırı Hassasiyet
Yakın ilişkide partnerden hızlı yanıt alamamak, yeterince ilgi görmemek ya da duygusal mesafe hissi, duygusal ihmal yaşamış bireylerde terk edilme korkusunu tetikleyebilir. Bu korku yoğun kaygıyla birleştiğinde ilişkinin sürdürülebilirliğini zorlaştırabilir.
Güvenli Olmayan Yakınlıklar
Bazı bireyler yakın ilişki kurmaktan kaçınır. Çünkü yakınlık, geçmişte karşılanmamış sevgi ve şefkat ihtiyaçlarını hatırlatır. Bu nedenle yakın ilişkiler tehdit olarak algılanabilir ve birey duygusal olarak geri çekilebilir (Bartholomew & Horowitz, 1991).
Kendilik Değeri İle Güven Arasındaki Bağ
Duygusal ihmal, bireyin kendisine yönelik olumsuz inançlar geliştirmesine neden olabilir. “Sevilmeye layık değilim” ya da “Değersizim” gibi düşünceler, güven duygusunu kırılgan hale getirir. Bu durumda birey, yakın ilişkilerde partnerinin sevgisinden şüphe edebilir, sınayabilir ya da mesafeli davranabilir.
Duygusal Düzenleme Neden Bu Kadar Etkilidir
Beyindeki duygusal düzenleme sistemleri, çocukluk döneminde bakım verenle kurulan ilişkiyle gelişir (Schore, 2001). Duygusal yansıtma ve yatıştırmanın olmadığı durumlarda, duygular daha yoğun yaşanır ve birey duygusal ihtiyaçlarını tehdit olarak algılayabilir. Bu durum, ilişkilerde güven duygusunun tutarsızlaşmasına yol açar.
Duygusal İhmal İyileştirilebilir Mi
Evet, duygusal ihmal iyileştirilebilir. Araştırmalar, özellikle psikoterapi sürecinin bu etkileri anlamlı biçimde dönüştürebildiğini göstermektedir (Levy vd., 2015). Terapi süreci, bireyin duygularını tanımasını, düzenlemesini ve ilişkilerde güven duygusunu zedeleyen içsel dinamikleri fark etmesini destekler.
Güven: Duygusal İhmal İyileştiğinde Yeniden Kazanılır
Duygusal ihmal genellikle yetişkinlikte kurulan yakın ilişkilerde görünür hale gelir. Ancak bu, değiştirilemez bir kader değildir. Güven, farkındalık, içsel iyileşme ve çoğu zaman profesyonel destekle yeniden kazanılabilir. Sağlıklı bir ilişki, bireyin hem kendi duygularını hem de karşısındaki kişinin duygularını aynı anda görebilmesiyle mümkündür. Ve bir kişi, başkasına güven duymadan önce kendi duygusal ihtiyaçlarının varlığını kabul etmeyi öğrenmelidir.


