Yaz mevsiminin hareketliliğinden sonra sonbahara giriş yapılan eylül ayında yeni başlangıçlar yapmak, hayatı romantize etmek insana çok çekici gelir. Çünkü resmiyette yılbaşı ocak ayının ilk günü olsa da yazın bitimiyle gelen eylül ayı zihinsel takvimde yeni başlangıçların yılbaşı gibidir.
Yeni Başlangıçların Yılbaşı Olan Eylül Ayı ve Temiz Sayfa Etkisi
Bireyi harekete geçiren, onu eylemlerinde kamçılayan zamansal geçişler (işaretler veya eşikler) vardır. Zamansal işaretler, yeni başlangıçlar yapmak için kişinin tam ideal olarak gördüğü günler veya zamanlardır. Bu geçişlere örnek olarak, haftanın ilk günü olan pazartesiyi veya ocak ayının ilk günü olan yılbaşını, ayın ilk gününü verebiliriz. Yani zamansal işaretler ilklerle bağdaştırılabilir. Beyin, zamansal eşiklerden herhangi birisiyle karşılaştığında kendi içerisinde bir hesaplaşma yaşar ve bunun sonucunda birey, eski benliği ve yeni benliği arasında bir ayrışmaya girer. Temiz sayfa etkisi de tam olarak budur. Çünkü zamansal geçiş demek, yepyeni temiz bir sayfa açıp geçmişe veda etmek demektir. Bu geçiş sırasında geçmişe dair bütün başarısızlıklar eski benliğe atfedilir ve eski benlik zihnin bariyerinin ötesine atılır, yeni benlik ise bariyerin arkasında korumaya alınır. Birey eski benliğine veda eder, yeni benliğine bürünür ve temiz sayfa etkisiyle geçmişindeki suçluluk ve yetersizlik gibi olumsuz duyguları sıfırlamış olur. Yani zamansal eşikler, zihnin eski olumsuzluklara karşı savunma mekanizması olan, geleceği için de motive kaynağı olan geçişlerdir. Araştırmalara göre de diyet, spor gibi alışkanlıkların başlangıcı olarak seçilen tarihlerin pazartesi, ayın ilk günü, ocak yahut eylül gibi zamansal eşiklerde daha çok olduğu ortaya konulmuştur. Çünkü kişi, temiz sayfa etkisine kapılıp idealize edilmiş yeni bir kimlik ister ve zamansal geçişler bunun için tam olarak biçilmiş kaftandır. Bu işaretler arasında en büyüklerinden birisi olan eylül ayı ise temiz sayfa etkisinde eskiye veda edip yeni başlangıçlar yapmak için en ideal zaman eşiklerinden birisidir.
Mevsimsel Geçiş ve Varoluşsal İçe Dönüşte Ana Karakter Olarak Birey
Yaz mevsiminin yüksek enerjisinden sonra havalar soğumaya başlayınca birey kendi içine yönelir ve varoluşsal anlam arayışına düşer. İçe dönüklüğünün yol açtığı melankolinin sonucunda anlam arayışının varacağı en muhtemel yer ise kendisini bir ana karakter olarak görmesi olacaktır. Mesela yağmurun yağması sonbahar için mevsimsel bir normaldir ancak kendisini ana karakter konumuna koyan bir birey için bu olağan hava olayı, o anki varoluşunu anlamlandırması ve romantize etmesi için çok uygun bir kaynaktır.
Sonbaharın Nostalji Rüzgârında Melankoliyi Romantize ve Estetize Etmek
Yazdan sonbahara geçiş, adeta bir vedayı çağrıştırır. Yapraklar dökülür, renkler solar ve havalar soğumaya başlar. Bu doğa döngüsü insanda hüzün gibi duygulara yol açar. Yas ve veda hisleriyle kaplanan birey, nostalji atağına tutunabilir. Ancak bu atak sadece olumsuz duyguları içermez, estetiksel haz içeren melankoliyle harmanlanmış nostaljik bir yolculuktur ve eylül ayında hayatı romantize etmek buradan da doğar. Kişinin geçmişe duyduğu özlem, sonbaharın getirdiği mutlulukla karışık hüzünle birleştiğinde romantik bir süreç başlar. Birey, nostalji ışığında eski şarkılar dinler, eski kitaplar okur, ufaktan duyumsadığı bir tarçın kokusu bile onu estetiksel olarak tetikleyebilir ve işte bu olay, eylül ayında hayatı romantize etmenin ta kendisidir.
Eylül Kaygılarına Karşı Hayatı Romantize Etme Sığınağı
Eylül ayında birey romantik ve estetik kaygılar yaşayabilir. Bunlar oldukça doğaldır çünkü eylül büyük bir zamansal geçiş olduğu için zihin, otomatik pilota aldığı rutinlerinden sıyrılıp kendisine dışarıdan bir gözlemci olarak bakmaya başlar. Birey hayatını, hedeflerini, hislerini, dünyaya bakış açısını sorgular. Böylece rutin zincirlerini kırıp yaptığı gözlemler sayesinde mevcut durum ana odağı haline gelir ve hayatı, yeni benliğini oluşturmanın etrafına döner. Hayatı romantize etmek, mevsim geçişi krizinde zihni oldukça rahatlatır. Çünkü birey, o kriz sürecinde geleceğe değil ana odaklanır ve basit bir olay gibi görünen romantize etme olayı kişi için adeta bir sığınak görevi görür, onun kendisini dengeleyip andan keyif alarak iç kaosuyla başa çıkmasına büyük ölçüde yardımcı olur.
Kaynakça
- Dai, H., Milkman, K. L., & Riis, J. (2014). The fresh start effect: Temporal landmarks motivate aspirational behavior. Management Science, 60(10), 2563–2582. https://doi.org/10.1287/mnsc.2014.1901

