Nomofobi, insanların internet kaynaklı teknolojileri hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görmeleri ve özellikle akıllı telefonlarıyla sürekli etkileşimde bulunma gereksinimleri ile ortaya çıkan modern bir fobi olarak tanımlanabilir (Yıldırım & Correia, 2015). Bu terim, bireylerin cep telefonlarının bağlantısının kopması veya telefonsuz kalma endişesi yaşadıkları psikolojik durumu ifade eder (Bhattacharya ve ark., 2019).
Nomofobi, günümüz toplumunda dijitalleşme süreciyle birlikte ortaya çıkan bir kaygı bozukluğudur. Bu duruma sahip bireyler, mesajları, aramaları ve sosyal medya paylaşımlarını kaçırma korkusu taşırlar. Akıllı telefonlarını unuttuklarında, şarjı azaldığında veya internet bağlantısı kesildiğinde yoğun bir kaygı hissederler. Bu nedenle, telefonlarını sürekli açık tutma eğilimindedirler (Vagka, Notara, Gnardellis & Lagiou, 2023).
Nomofobi, “No Mobile Phone Phobia” ifadesinin kısaltmasıdır. Akıllı telefonların yaygın kullanımı, bu bağımlılığın giderek artmasına ve büyük bir sorun haline gelmesine yol açmaktadır. Özellikle Covid-19 salgını, akıllı telefonlar ve diğer dijital cihazların kullanımını önemli ölçüde artırmıştır (Tuco, Castro-Diaz, Soriano-Moreno, & Benites-Zapata, 2023).
Nomofobinin en yaygın görüldüğü yaş grubu ergenler ve genç yetişkinlerdir. Bu bireylerde düşük akademik performans, dikkat dağınıklığı ve uyku bozuklukları gibi sorunlar sıklıkla gözlemlenmektedir. Nomofobi, kaygı, stres, bağımlılık ve sosyal iletişimde zorluklarla ilişkilendirilebilir (Tuco, Castro-Diaz, Soriano-Moreno, & Benites-Zapata, 2023).
Nomofobiye sahip bireyler, dijital cihazlarına sürekli bakma ihtiyacı hissederler. Rahatsız edici veya sessiz modda olan telefonlarını bile sık sık kontrol ederler. Bu durum, bireylerin gerçek sosyal etkileşimlerden uzaklaşmasına ve dijital dünyaya daha fazla odaklanmalarına yol açar. Sonuç olarak, bu yaşam tarzı benlik algısını olumsuz etkileyebilir.
2008 yılına kadar “nomofobi” terimi kaynaklarda yer almıyordu; ancak bu, dünyanın böyle bir sorunla karşılaşmadığı anlamına gelmez. Zamanla bireyler, telefonlarından daha da ayrılamaz hale gelmişlerdir ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu terime sahip bireylerin sayısının artması beklenmektedir.
Nomofobi sırasında geliştirilen semptomlar şunlardır:
- Yoğun kaygı hissi: Telefonun yanında olmaması durumunda gelişen endişe hali.
- Sürekli telefon kontrol etme ihtiyacı: Bildirim olmasa bile ekrana bakma isteği.
- Telefonun şarjının bitmesine karşı aşırı duyarlılık: Pil azaldığında yoğun kaygı hissetme.
- Panik atak benzeri belirtiler: Göğüste sıkışma, nefes darlığı, kalp çarpıntısı gibi fiziksel tepkiler.
- Bağlantı sorununa tahammülsüzlük: İnternet bağlantısının kesilmesi durumunda huzursuz hissetme.
- Yalnız kalma kaygısıyla telefona bağımlılık: Gerçek sosyal ilişkiler yerine sanal etkileşimlere yönelme (Kultas, 2024).
- Akıllı telefondan uzak kalındığında verimde düşüş: Telefonu sürekli açık tutma ihtiyacı.
- Sosyal medya üzerinden sürekli onay alma ihtiyacı: Mesaj, beğeni ve yorum gibi geri bildirimlere bağımlılık.


