Çarşamba, Ekim 14, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İş Yerinde Sessiz Savaşlar

Neden çalışıyoruz, üretiyoruz ama giderek daha çok tükeniyoruz?

“Pazartesi sendromu” dediğimiz şey gerçekten sadece pazartesiyi mi anlatıyor? Yoksa modern iş yaşamının bize fısıldadığı daha büyük bir hikâyenin parçası mı? Sabah alarm çalıyor. Hazırlanıyor, işe gidiyor, toplantılara katılıyor, onlarca e-postayı yanıtlıyor ve günü tamamlıyoruz. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünüyor. Oysa zihnimiz bambaşka bir mesai yürütüyor. Sürekli değerlendiriyor, karşılaştırıyor, tehditleri tarıyor ve tek bir soruya cevap arıyor:

"Burada gerçekten iyi miyim?"

Modern iş yaşamının en büyük paradoksu belki de tam burada başlıyor. İnsanlar artık yalnızca fiziksel olarak yorulmuyor; zihinsel ve duygusal olarak da sessizce tükeniyor.

Sessiz istifa mı, sessiz yardım çağrısı mı?

Son yıllarda sosyal medyada en çok konuşulan kavramlardan biri Quiet Quitting oldu. Ancak adı yanıltıcı. Bu kavram, işi bırakmak anlamına gelmiyor. Çalışan görevini yerine getiriyor fakat sürekli fazla mesai yapmayı, herkese yetişmeye çalışmayı ve işini hayatının merkezine koymayı bırakıyor. Birçok kişi bunu “isteksizlik” olarak yorumlasa da psikologlar bunun bazen sağlıklı sınırlar koymanın bir göstergesi olabileceğini söylüyor.

ŞAŞIRTICI GERÇEK

Araştırmalar, çalışanların önemli bir kısmının işten ayrılmadan aylar önce örgüte duygusal olarak uzaklaşmaya başladığını gösteriyor. Buna Psychological Withdrawal (Psikolojik Geri Çekilme) adı veriliyor. Asıl soru şu: İnsanlar neden sessizce geri çekiliyor?

Tükenmişlik sadece çok çalışmaktan kaynaklanmaz

Tükenmişlik sendromu (Burnout) denildiğinde çoğumuz gözümüzün önüne günde 14 saat çalışan insanları getiriyoruz. Oysa gerçek daha karmaşık. Christina Maslach’a göre Burnout üç temel bileşenden oluşur: • Emotional Exhaustion: Duygusal enerjinin tükenmesi. • Depersonalization: İnsanlara ve işe karşı duyarsızlaşma. • Reduced Personal Accomplishment: Kendini yeterince başarılı hissedememe. İlginç olan ise şu: Burnout çoğu zaman işini önemsemeyenlerde değil, yaptığı işi kimliğinin önemli bir parçası hâline getiren kişilerde görülüyor. Çünkü sürekli yüksek performans göstermeye çalışan beyin, dinlenmeye fırsat bulamadığında alarm vermeye başlıyor. Peki ya hiç sıkılacak kadar çalışmadıysanız? Tükenmenin bir de daha az bilinen kardeşi var: Boreout. Burnout aşırı işle ilişkilendirilirken Boreout, kişinin potansiyelinin altında çalışması, yaptığı işi anlamsız bulması ve sürekli sıkılması sonucunda ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Yani bazen insanı yoran şey çok çalışmak değildir. Hiç gelişememektir. Monotonluk da en az yoğun tempo kadar zihni tüketebilir.
BİR DAKİKA DÜŞÜNÜN…
Gün içinde zamanın geçmesini mi bekliyorsunuz? Yoksa zamanın yetmemesinden mi yakınıyorsunuz? İlginçtir ki her iki durumda da kişi psikolojik olarak tükenebilir. Her başarılı insan kendine gerçekten inanıyor mu? Toplantıda fikriniz alkışlanıyor. Terfi alıyorsunuz.Projeleriniz başarılı oluyor. Ama içinizden bir ses hâlâ şöyle diyor: “Bir gün herkes aslında yeterince iyi olmadığımı anlayacak.” Bu durum psikolojide Impostor Syndrome (Sahtekârlık Sendromu) olarak biliniyor. Kişi başarılarını kendi emeğine değil; şansa, tesadüfe veya başkalarının yanılmasına bağlıyor. İlginç olan şu ki, bu sendrom düşük performanslı kişilerde değil; çoğu zaman yüksek başarı gösteren bireylerde görülüyor.
Ofiste bulunmak üretken olmak anlamına gelir mi?
Sabah 08.00. Akşam 20.00. Bilgisayarın başındasınız. Peki gerçekten çalışıyor musunuz? İşte burada karşımıza Presenteeism çıkıyor. Presenteeism, kişinin fiziksel olarak işte bulunmasına rağmen zihinsel ya da sağlık açısından verimli çalışamaması durumudur. Yani çalışan masasında oturuyordur. Ama dikkati, enerjisi ve üretkenliği çoktan tükenmiştir. Bu durumun kurumlara maliyetinin, bazı araştırmalara göre devamsızlıktan bile daha yüksek olabileceği düşünülmektedir.
“Yoğun olmak” neden yeni başarı göstergesi oldu?
“Günde dört saat uyuyorum.” “Hafta sonu da çalışıyorum.” “İzin kullanmadım.” Bir dönem bu cümleler başarı hikâyesi gibi anlatılıyordu. Bugün ise psikologlar bunu Hustle Culture (Sürekli Çalışma Kültürü) ve Toxic Productivity (Toksik Üretkenlik) kavramlarıyla açıklıyor. Toxic Productivity, kişinin dinlenirken bile suçluluk hissetmesine neden olan üretken olma baskısını ifade eder. Film izlerken… Tatildeyken… Arkadaşlarıyla vakit geçirirken… Bile “Daha verimli bir şey yapmalıydım.” diye düşünmek, zihnin hiç dinlenemediğinin göstergesi olabilir.

ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?

Dinlenme yalnızca keyifli bir aktivite değildir. Belleğin güçlenmesi, dikkat süreçlerinin yenilenmesi ve yaratıcı düşünmenin desteklenmesi için beynin düzenli molalara ihtiyacı vardır. Güven hissetmeyen beyin öğrenemez. İnsan beyni yalnızca verilen görevleri yerine getirmez. Sürekli bulunduğu ortamın güvenli olup olmadığını değerlendirir. İşte bu noktada Psychological Safety (Psikolojik Güvenlik) devreye girer. Psikolojik güvenlik; çalışanların hata yapmaktan, soru sormaktan ve fikirlerini paylaşmaktan korkmadıkları çalışma ortamını ifade eder. Google’ın Project Aristotle araştırması da yüksek performanslı ekipleri birbirinden ayıran en önemli değişkenlerden birinin tam olarak bu olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü korku arttıkça yaratıcılık azalır. Merak yerini savunmaya bırakır.
İşinizi değiştirmeden işinizi değiştirebilirsiniz
Her mutsuzluk istifa gerektirmez. Örgüt psikolojisinin dikkat çeken kavramlarından biri olan Job Crafting, çalışanın yaptığı işi kendi güçlü yönlerine göre yeniden şekillendirmesi anlamına gelir. Belki yeni sorumluluklar almak… Belki farklı projelere katılmak… Belki insanlarla çalışma biçimini değiştirmek… Küçük değişimler, işle kurulan ilişkiyi tamamen dönüştürebilir.
Görünmeyen şiddet: Mobbing
Bazen sorun iş yükü değildir. Sorun insanlardır. Sürekli küçümsenmek… Yok sayılmak… Toplantılarda söz verilmemesi… Başarının başkasına mal edilmesi… Dedikodular… Dışlanmak… Bunların tamamı sistematik hâle geldiğinde Mobbing (Psikolojik Yıldırma) olarak değerlendirilir. Mobbing yalnızca moral bozmaz. Uzun vadede anksiyete, depresif belirtiler, özgüven kaybı, uyku problemleri ve tükenmişlik riskini artırabilir. Bu nedenle “Abartıyorsun.” cümlesi yerine, kişinin yaşadığı deneyimi anlamaya çalışmak çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Son söz
Belki de geleceğin en başarılı çalışanı en çok çalışan kişi olmayacak. Kendi sınırlarını koruyabilen… Dinlenmeyi başarının düşmanı olarak görmeyen… Hata yapmaktan korkmayan… Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamayan… Ve gerektiğinde “Bugün iyi değilim.” diyebilen kişi olacak. Çünkü modern iş yaşamında başarı yalnızca performansla değil, psikolojik sürdürülebilirlikle de ölçülüyor. İş dünyasının geleceğini teknoloji kadar, insan zihnini ne kadar iyi anlayabildiğimiz de belirleyecek. Belki de en büyük rekabet avantajı, çalışanlarından daha fazla performans almak değil; onların iyi olmasını sağlayan bir çalışma kültürü oluşturabilmek olacak.
Kaynakça
Edmondson, A. C. (1999). Psychological safety and learning behavior in work teams. Administrative Science Quarterly, 44(2), 350-383. https://doi.org/10.2307/2666999 Gallup. (2023). State of the Global Workplace 2023 Report: The voice of the world’s employees. Gallup Press. https://www.gallup.com/workplace/349484/state-of-the-global-workplace.aspx Grant, A. M., & Parker, S. K. (2009). Redesigning work design theories: The rise of relational and proactive perspectives. Academy of Management Annals, 3(1), 317-375. https://doi.org/10.5465/19416520903047327 Maslach, C., Jackson, S. E., & Leiter, M. P. (1996). Maslach Burnout Inventory manual (3rd ed.). Consulting Psychologists Press. Maslach, C., & Leiter, M. P. (2016). Burnout. In G. Fink (Ed.), Stress: Concepts, cognition, emotion, and behavior (pp. 351-357). Academic Press. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-800951-2.00044-3 Maslach, C., & Leiter, M. P. (2022). The burnout challenge: Managing people’s relationships with their jobs. Harvard University Press. Salanova, M., & Schaufeli, W. B. (2009). The demands-control model: A broader perspective on job characteristics and work engagement. In A. B. Bakker & M. P. Leiter (Eds.), Work engagement: A handbook of essential theory and research (pp. 51-68). Psychology Press. Schaufeli, W. B. (2021). The burnout enigma solved? Scandinavian Journal of Work, Environment & Health, 47(3), 169-170. https://doi.org/10.5271/sjweh.3939 Tims, M., Bakker, A. B., & Derks, D. (2012). Development and validation of the Job Crafting Scale. Journal of Vocational Behavior, 80(1), 173-186. https://doi.org/10.1016/j.jvb.2011.05.009 Wrzesniewski, A., & Dutton, J. E. (2001). Crafting a job: Revisioning employees as active crafters of their work. Academy of Management Review, 26(2), 179-201. https://doi.org/10.5465/amr.2001.4378011

Kaynakça

  • # Kaynakça
  • Edmondson, A. C. (1999). Psychological safety and learning behavior in work teams. *Administrative Science Quarterly, 44*(2), 350-383. https://doi.org/10.2307/2666999
  • Gallup. (2023). *State of the Global Workplace 2023 Report: The voice of the world's employees*. Gallup Press. https://www.gallup.com/workplace/349484/state-of-the-global-workplace.aspx
  • Grant, A. M., & Parker, S. K. (2009). Redesigning work design theories: The rise of relational and proactive perspectives. *Academy of Management Annals, 3*(1), 317-375. https://doi.org/10.5465/19416520903047327
  • Maslach, C., Jackson, S. E., & Leiter, M. P. (1996). *Maslach Burnout Inventory manual* (3rd ed.). Consulting Psychologists Press.
  • Maslach, C., & Leiter, M. P. (2016). *Burnout*. In G. Fink (Ed.), *Stress: Concepts, cognition, emotion, and behavior* (pp. 351-357). Academic Press. https://doi.org/10.1016/B978-0-12-800951-2.00044-3
  • Maslach, C., & Leiter, M. P. (2022). The burnout challenge: Managing people's relationships with their jobs. *Harvard University Press.*
  • Salanova, M., & Schaufeli, W. B. (2009). The demands-control model: A broader perspective on job characteristics and work engagement. In A. B. Bakker & M. P. Leiter (Eds.), *Work engagement: A handbook of essential theory and research* (pp. 51-68). Psychology Press.
  • Schaufeli, W. B. (2021). The burnout enigma solved? *Scandinavian Journal of Work, Environment & Health, 47*(3), 169-170. https://doi.org/10.5271/sjweh.3939
  • Tims, M., Bakker, A. B., & Derks, D. (2012). Development and validation of the Job Crafting Scale. *Journal of Vocational Behavior, 80*(1), 173-186. https://doi.org/10.1016/j.jvb.2011.05.009
  • Wrzesniewski, A., & Dutton, J. E. (2001). Crafting a job: Revisioning employees as active crafters of their work. *Academy of Management Review, 26*(2), 179-201. https://doi.org/10.5465/amr.2001.4378011
Ayça Sude Kaya
Ayça Sude Kaya
Ayça Sude Kaya, Sosyolog ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü Onur öğrencisidir. Türk Psikologlar Derneği Öğrenci Birimi ODTÜ Kampüs Temsilcisidir. İlgi alanları arasında cognitive psychology, neuropsychology, industrial and organizational psychology, forensic psychology ve behavioral sciences bulunmaktadır. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöropsikoloji Laboratuvarı’nda Prof. Dr. Öget Öktem Tanör süpervizyonunda gönüllü araştırma stajyeri olarak görev almış; afazi hastalarının rehabilitasyon süreçlerini gözlemlemiş, bilişsel ve dil bozuklukları üzerine çalışmaların veri toplama ve literatür inceleme süreçlerine destek vermiştir. Ayrıca Yaşar Holding bünyesindeki Pınar Entegre Et ve Un Sanayi A.Ş.’de Endüstri ve Örgüt Psikolojisi alanında deneyimi olup, workplace behavior, employee dynamics ve organizational processes üzerine çalışmalar yürütmektedir. Harvard University “Fundamentals of Neuroscience”, University of Michigan “Human Neuroanatomy”, Karolinska Institutet “Introduction to Neuroscientific Psychiatry” ve Kyoto University “Origins of the Human Mind” programlarını tamamlamıştır. Bunun yanında Yıldız Teknik Üniversitesi onaylı 450+ saatlik Aile Danışmanlığı eğitimini almıştır. Kaya; psikoloji, nöropsikoloji, toplum, insan davranışı ve kültürel süreçler üzerine içerik üretmekte, aynı zamanda Politik İktisadi Araştırmalar Merkezi’nde Sosyoloji Editörü olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca psikoloji, dijital mental health ve psikoeğitim alanlarını bir araya getirmeyi amaçlayan “Astra Psikoloji” adlı startup projesi üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar