Kişiliğin karanlık üçlüsü olarak tanımlanan Narsisizm, Makyavelizm ve Psikopati, toplumla uyumsuz ve zarar verici davranışlara yol açan kişilik özellikleridir. Toplum tarafından kötü niyetli olarak tanımlanan bu kişilik eğilimlerine sahip bireylerde düşük empati, sıkça suça karışma ve herhangi bir pişmanlık duymama ve sıkça manipülatif davranışlar görülmektedir. Esasında narsisizm ve psikopati DSM’de klinik anlamda kişilik bozukluğu olarak da tanımlanmaktadır. Ancak tanı için yoğun şekilde işlevselliğin bozulmuş olması, hayatın her alanında ve çocukluk yıllarından beri görülen kalıplaşmış davranışların varlığı aranmaktadır. Karanlık üçlü kişilik eğilimleri ise DSM tanı ölçütlerini kapsamaz. Bu yüzden eşik altı olarak ifade edilir. Biz de bu yazımızda eşik altı narsisizm ve psikopatiyi ifade eden kişilik özellikleri kapsamında ele alacağız. Esasında bu üç kişilik eğilimi ayırt edici özelliklere sahiptir. Tek tek açıklayacak olursak:
Narsisizm: Narsisizm sözcüğü ünlü mitolojik figür Narkissos’tan gelmiştir. Narkissos kendisini suda yansımasını görerek kendine aşık olan ve gözlerini kendinden alamayan bir mitolojik karakterdir. Bu kişilik tipi kendini ve eylemlerini diğerlerinden abartılı derecede üstün görme ve başkalarını bu yolda kullanma davranışlarını barındırır. Eşik altı Narsisizm eğilimli kişiler başkasının ilgisine ve hayranlığına belirgin bir ihtiyaç duymaktadır ve çevresiyle iletişimini bu amaca göre kurgulamaktadır. Bu yüzden diğerleriyle samimi ve içten bağlar kuramazlar. Oldukça benmerkezcidirler. İçten içe kendilerine hayranlık duyarlar ve dışsal uyaranları yalnızca kendileri için algılarlar.
Makyavelizm: İsmini Niccolò Machiavelli isimli Rönesans diplomatı ve siyaset teorisyeninden almıştır. İktidar amacı, acımasızlık ve hedefe giden yolda her türlü şeyi yapma, bundan pişmanlık duymama, kendi başarısı için başkalarını sömürü, aldatma gibi birçok hileyi gerçekleştirmeyi içerir. Eylemlerinin duygusal etkilerini değil çıkarlarını gözetirler. Duygusal farkındalıkları düşüktür. Manipülasyona sıkça başvururlar ve bunun doğru olduğuna inanırlar. Tarihteki acımasız liderler buna örnek gösterilebilir.
Psikopati: Karanlık üçlünün en karanlık boyutu olarak tanımlanan eşik altı psikopati, antisosyal davranışlar, zevk için başkalarına zarar verme, dürtüsellik, heyecan arayışı, kural ihlalleri, korkusuzluk ve empati yoksunluğu gibi özellikleri içerir. Çoğunlukla bu kişiler sınırları ihlal etmeyi sever ve pişmanlık duygusu yaşamazlar. Duygulanımlarında sahtelik barındıran davranışları olabilir. Psikopatinin kişilerarası, duygulanım, yaşam biçimi ve antisosyal olmak üzere 4 boyutu vardır. Kişilerarası boyut çoğunlukla manipülatif, yapay bir çekiciliğe ve göze çarpan derece belirgin bir kendilik değeri ile karakterizedir. Duygulanım boyutu ise pişmanlık duymama ve düşük empati ile kendini gösterir. Yaşam biçimi boyutunda dürtüsellik, kural dışı olma, uzun vadeli hedeflerden kaçınma, sorumsuzluk özellikleri belirgindir. Antisosyal boyutta ise çocukluktan beri suça yatkınlık ile birlikte davranış bozukluğu olduğu söylenebilir.
Ahlaki Çözülme ve Savunma Mekanizmaları
Bu üç kişilik treyti, bireyleri toplum için zararlı ve suça meyilli hale getirmektedir. Sıklıkla çocukluk çağı deneyimleri ile bu davranışlar öğrenilse de soyaçekim payı da bulunur. Bu bireyler sıklıkla ahlak dışı veya kural dışı eylemlerinin sonrasında “Ahlaki Çözülme” dediğimiz süreci yaşayabilirler. Ahlaki çözülme, toplum içinde zarar verici olduğu bile bile yapılan davranışı yapan kişinin kendince, çelişkiyi azaltmak amacıyla yapmış olduğu haklı çıkma amaçlı rasyonalizasyon ve çarpıtmalardır. Suç işleyen ya da zarar verici davranışta bulunan bireyler sıklıkla davranışlarını daha kötü eylemlerle karşılaştırarak eylemlerini hafif göstermeye çalışabilir, küçümseyebilir, kurbanı suçlayabilir ya da eyleminin sonuçlarını yok sayabilir. Böylece ahlaki olmayan davranışını ahlaki algılamaya çalışarak çarpıtır ve ahlaki çözülme sürecine kapı açar.
Karanlık Üçlünün Ortak Özellikleri ve Kökenleri
Karanlık üçlünün ayırt edici özelliklerinden, suça eğilimi ve suçla nasıl baş ettiklerinden bahsettik. Tüm bunların yanında karanlık üçlünün belirgin ortak özellikleri de vardır. Sorunlarla başa çıkma yöntemleri çoğunlukla maladaptiftir. Hayatla uyum sağlamalarını zorlaştıran çözümlere sahiptirler. Çoğunlukla içgörüleri düşüktür ve kendilerini haklı görme eğilimindedirler. Bu özellikler narsisizm ve psikopatide daha belirgindir. Ancak en net söylenebilecek iki belirgin ortak özellik; başkalarının acı çekmesine duyarsız olmaları ve başkalarını kendi çıkarları için kullanmaktan çekinmemeleridir. Diğer yandan bu kişilerin nörolojik problemi olabileceği düşünülmektedir. Olumsuz çocukluk yaşantıları, ailede suça karışan birey varlığı, suça yatkın çevrede büyüme gibi etmenler zemin hazırlayıcı olabilmektedir. Bu tip problemlerin değiştirilmesi ise oldukça zaman almasına ve çok boyutlu bir tedavi süreci gerektirmesine karşın mümkündür.
Sonuç olarak bu kişilik eğilimlerini tanımak, toplumun refahını arttırmak açısından, bu kişilerin kendisine ve başkalarına zarar vermesini azaltmak açısından önemlidir.
Kaynakça
Aykanat, Z., & Yıldız, T. (2022). Ahlaki çözülmenin bir öncülü olarak karanlık üçlü: bir alan araştırması. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 24(43), 891-909.
Saltoǧlu, S., & Irak, D. U. (2020). Kişiliğin karanlık üçlüsü: Narsisizm, Makyavelizm ve psikopati. Turk Psikoloji Yazilari, 23(45), 42-62.


