Salı, Mayıs 19, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kayıp ve Yas

Zamanın bükülmesi, gerçekliğin yok olması hali… Konumuz yas.

Yas süreci, tıpkı bir parmak izi gibi her hikâyede farklı şekillerde kendini gösterir. Aynı soruyu sorar: Bu acı diner mi, yoksa benimle birlikte yaşar mı?

Kayıp, çoğu zaman yalnızca bir insanın fiziksel yokluğu ile sınırlı değildir. Kayıp, bundan çok daha geniş ve katmanlı bir deneyimdir. İnsan, yalnızca birini değil; bir ilişkiyi, bir rolü, bir geleceği ya da gerçekleşme ihtimali olan bir yaşam senaryosunu da kaybedebilir. Bu nedenle yas, yalnızca duygusal bir tepki değil; bireyin anlam dünyasında oluşan bir yeniden yapılanma sürecidir. İnsan, kaybın ardından yalnızca “kimin” ya da “neyin” gittiğini değil, “şimdi nasıl devam edeceğini” de sorgulamaya başlar. Bu sorgulama, acı verici olduğu kadar dönüştürücüdür. Acı ne tamamen azalır ne de bütünüyle kaybolur; ancak zamanla biçim değiştirir.

Freud’dan Günümüze

Freud Ne Dedi? Sigmund Freud, 1917’de kaleme aldığı “Yas ve Melankoli” adlı çalışmasında, yas sürecinin doğasına dair önemli bir gözlemde bulundu. Ona göre yas, kaybedilen nesneyle olan bağın tamamen koparılması değil; bu bağın içsel dünyada yeniden organize edilmesi sürecidir. Yani kaybettiğimiz kişi ya da şey, hayatımızdan silinmez; sadece içindeki yeri değişir. Freud bu süreci “libidonun geri çekilmesi” olarak tanımladı. Kişi, kaybettiği nesneye yatırdığı duygusal enerjiyi yavaş yavaş geri çeker ve yeni nesnelere yönlendirir. Bu, ihanet değil; hayatta kalmanın bir yoludur. Yas, kaybettiğimizle olan bağı koparmak değil; o bağı içimizde yeni bir forma sokmaktır.

Modern Bilim Ne Diyor?

Günümüz nörobilimi, Freud’un sezgilerini büyük ölçüde doğrulamaktadır. Beyin görüntüleme çalışmaları, yas sürecinde beynin ödül sistemi, bağlanma bölgeleri ve duygusal düzenleme merkezlerinin aktif olarak değiştiğini göstermektedir. Acı, beynin gerçek bir fiziksel ağrıya verdiği tepkiye benzer şekilde işler. Araştırmalar ayrıca şunu ortaya koymuştur: Yas, “çözümlenmesi” gereken bir problem değil, entegre edilmesi gereken bir deneyimdir. Sağlıklı yas süreci, kaybı unutmak ya da acıyı bastırmak değil; onu hayatın dokusuna işlemektir.

Beş Evre Bir Gerçek

Elisabeth Kübler-Ross’un 1969’da tanımladığı beş yas evresi — inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme — yıllarca yasın “haritası” olarak sunuldu. Bu evreler, kaybı anlamlandırmak için değerli bir çerçeve sunar; ancak gerçek yaşamda çoğunlukla doğrusal bir sıra izlemez. Yas çoğu zaman bir döngüdür; bazen kabullendiğini sandığın bir kayıp, uyaranla birlikte ilk günkü gibi canlanabilir. Bu durum, sürecin geriye gittiği anlamına gelmez; aksine, kaybın bireyin iç dünyasında bıraktığı duygusal izlerin zaman içinde yeniden işlenmeye ve anlamlandırılmaya devam ettiğini gösterir. Bu nedenle yas, “aşılması” gereken bir süreçten çok, birlikte yaşanması öğrenilen bir deneyimdir. Her dalga, bir öncekinden biraz daha az sarsıcı olabilir; dalgalar gelmeye devam eder fakat her seferinde, onunla nasıl bir arada var olunacağını biraz daha iyi öğrenirsiniz. Bu, acıya ihanet değildir. Aksine, onunla birlikte yaşayabilmenin bir yoludur.

Öyle ki insana bahşedilmiş en iyi ve en kötü şey aynıdır; devam edebilme özelliği. Yas yıkıcıdır ama yeniden inşa olmaya bir kaladır.

Fatma AĞCA
Fatma AĞCA
Fatma Ağca, travma ve bağımlılık alanlarında çalışan; terapi sürecinde kişinin içsel parçalarıyla temas kurmasını ve duygu düzenleme becerilerini geliştirmesini destekleyen bütüncül bir terapi yaklaşımı benimseyen bir psikologdur. Yeditepe Üniversitesi Psikoloji lisans eğitimini tamamlamış olup, İstanbul Kent Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Çalışma alanları; travma, depresyon, kaygı bozuklukları, panik atak ve panik bozukluğu, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk, yas süreçleri, kişilik yapılanmaları, öfke, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, yeme bozuklukları, beden algısı güçlükleri ve bireyin yaşam kalitesini etkileyen duygusal ve ilişkisel zorluklar üzerine yoğunlaşmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar