Çarşamba, Mayıs 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Kapıların Ardında

Grup terapisi 5-15 kişilik gruplardan oluşan, genellikle terapist ve yardımcı terapist tarafından yönetilen, bireylerin kendi yaşantılarını, duygularını, düşüncelerini, içsel çatışmalarını başkalarının tanıklığında ortaya koyabildiği, kendilerini keşfedebildikleri bir iyileşme alanıdır. Aynı oda içerisinde yer alan bireyler benzer temalar etrafında buluşsalar da her kişi sürece kendi hayat hikayesi ve kendi benliğiyle dahil olur. Bu yönüyle grup terapisi bireye yalnızca kelimelere dökülenlerin değil; bakışların, mimiklerin, sessizliklerin de anlaşıldığı, değer gördüğü bir içsel keşif ve farkındalık alanı açar. Bu anlayış doğrultusunda bir ileri grup psikoterapileri dersinde deneyimlediğim etkileyici bir uygulamayı sizlerle paylaşmak isterim.

Hocamız odadaki herkesten bir kapı seçmesini istedi ve seçtiğimiz kapıları açıp kapatma tercihini bize bıraktı. Ardından ayağa kalkarak ilk adımı kendisi attı ve yaşam kapısını, ölüm kapısını seçti; kendi seçtiği iki kapıyı temsilen konumlandı. Kapıları bize tarif etti ve her iki kapıdan girdiğinde hissettiklerini bizimle paylaştı. Bu anlatım soyut olanı somutlaştırarak hepimizi kendi kapılarımızı seçerek içsel bir yüzleşmeye davet eder nitelikteydi. Ve sıra bizlerdeydi; herkes seçtiği kapıyı ve kapıyı açınca, kapatınca gördüklerini, hissettiklerini sırasıyla aktaracaktı.

Yaşam kapısını aralayanlar, ölüm kapısını aralayıp kapatanlar, gelecek kapısını açanlar, geçmiş kapısını kapatanlar, çocukluk kapısını açanlar, paralel evren kapısını açanlar gibi birçok kapı aralayıp kapattık. Her kapı için hepimizin zihninde canlanan anlam bambaşkaydı. Açılan, kapatılan kapılar kimimiz için bir çıkış, kimimiz için bir eşik, kimimiz için bir umut, kimimiz içinse kapanmak üzere olan bir son veya açılmak üzere olan bir başlangıçtı. Zihnimizde canlanan bu farklı anlamlar kişisel yaşantılarımızın, hayata bakışımızın, kayıpların, acıların, umutların, mutlulukların bir yansımasıydı aslında. Gelin bu yansımalardan bazılarını beraber anlamlandıralım.

Yaşam ve Ölüm Kapıları

Yaşam kapısını aralayanlar için bu kapı sadece hayatta kalmayı değil yaşamın içinde var olabilme arzusunu da temsil ediyordu. Bu kapıdan bakıldığında henüz tamamlanmamış süreçler, deneyimler, umutlar da aralanmış oldu. Yaşam kapısı devam eden bir yolculuğun simgesiydi aslında. Ölüm kapısını aralayanlar da oldu; belki de en korkarak açılan, aralanması pek istenilmeyen, açıldığında ise hemen kapatılmak istenilen kapılardan biriydi. Bu kapı her zaman fiziksel bir bitişi değil yüklerden kurtulmayı, devam edememe hissini de temsil ediyordu. Grup içerisinde bu kapının varlığı yaşam kapısının anlamını da derinleştirdi. Biri olmadan diğerinin anlamı eksik kalıyordu.

Geçmişten Geleceğe Uzanan Kapılar

Geçmiş, gelecek kapısını seçenler kişilerin kendi yaşam yolculuklarında nerede durduklarını fark etti. Çocukluk kapısını seçenler geçmişe bazen iyi bazen kötü bir bakış attı. Bazı katılımcılar ise paralel evrene gitmek için bir kapı araladılar ve başka ihtimallerde kendilerinin nasıl olduklarını görmek istediler. Ve daha sayısızca aralanan kapı…

Uygulamanın sonunda hepimiz farklı farklı kapıları aralamış olmayı seçsek de her kapıya yüklediğimiz anlamların birbirimize bazen çok tanıdık bazen ise çok uzak geldiğini fark ettik. Birimizin yaşam kapısında hissettiği aidiyet, mutluluk diğerinin gelecek kapısındaydı; birinin ölüm kapısında dile getirdiği karanlık diğerinin geçmiş kapısındaki karanlıkla kesişti…

İçsel Keşif ve Tanıklık

Kendi kapımıza seçip bakarak kendi iç dünyamıza bir pencere açmış olduk. Grup içerisinde paylaşılan her his, her düşünce yalnızca anlatanın değil dinleyenlerin de kendi içsel süreçlerini değerlendirmesi için bir ışık tuttu. Aynı zamanda kapı metaforu bizlere kendi yaşam duruşumuzla ilgili bilgiler de verdi. Bazı kapılar korkusuzca açılırken, bazıları tedirginlikle aralandı, bazılarını açmaya hazırken bazılarının sadece eşiğinde durabildik.

Elbette bu kapılar sabit değildi; bugün açmaya cesaret edemediğimiz kapıyı yarın açabiliriz, bugün açtığımız bir kapıyı yarın kapatabiliriz veya hâlâ eşikte durmayı tercih edebiliriz. Hocamız sayesinde deneyimlediğimiz bu uygulama kapıların ardında duran mutlulukları, hayalleri, korkuları, üzüntüleri, acıları, öfkeleri, tamamlananları, yarım kalanları görebilmemizi ve onlara bakabilme cesaretimizle bizleri yüzleşme ile karşı karşıya getirmiş oldu. Ve belki de en iyileştirici olan, bu kapılara tek başımıza değil başkalarının tanıklığında da bakabilmiş olmaktı. Her kapının ardında kendinize dair yeni bir ışık ve anlamla karşılaşmanız dileğiyle…

Nazlıcan Aslan
Nazlıcan Aslan
Psikolog Nazlıcan Aslan lisans eğitimini psikoloji alanında tamamlamış olup klinik psikoloji alanındaki çalışmalarını sürdürmektedir. Akademik deneyimleriyle psikolojiye olan ilgisini pekiştirirken, NP Beyin Hastanesi gibi kurumlarda edindiği deneyimlerle psikolojik süreçleri bütüncül bir yaklaşımla ele almayı önemsemektedir. Küçük yaşlardan itibaren yazmaya ilgi duyan Aslan, şimdi ise bu ilgisini alanı olan psikolojiyle birleştiriyor. Üsküdar Üniversitesi’nin yayımladığı Psikohayat dergisinde ‘Öznel İyi Oluş Kaynağımız Umut’ başlıklı bir yazı kaleme almıştır. Psikanalitik kuram, deneysel psikoloji, bilişsel psikoloji, pozitif psikoloji gibi alanlara ilgilenen yazar, psikoloji biliminin ışığında insanların kendilerini daha iyi tanımalarını, yaşamla daha sağlıklı bağlar kurmalarını amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar