Perşembe, Mayıs 28, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

İşyerinde Mobbing: Sessiz Bir Psikolojik Şiddet Biçimi

Çalışma yaşamı, bireyin yalnızca ekonomik gereksinimlerini karşıladığı bir alan olmanın ötesinde, sosyal ilişkiler kurduğu, aidiyet geliştirdiği ve üretkenlik hissini deneyimlediği bir yaşam alanıdır. Bu nedenle, iş ortamındaki ilişkilerin niteliği, bireyin psikolojik iyi oluşunu doğrudan etkileyebilir. İnsanlar çoğu zaman yalnızca yaptıkları işle değil, aynı zamanda iş yaşamındaki rolleriyle de kendilerini tanımlarlar. Bu durum, bireyin benlik algısı ve kendisine duyduğu saygıyla yakından ilişkilidir. İş ortamlarında kurulan resmi ve gayri resmi ilişkiler, birçok kişi için en yoğun ve uzun süreli sosyal etkileşim alanlarından birini oluşturmaktadır. Hatta bazı bireyler için günlük yaşamın temel iletişim ve sosyal paylaşım alanı yalnızca iş yaşamı olabilmektedir. Bu nedenle, iş ortamında yaşanan iletişim sorunları yalnızca çalışma süreçlerini değil, bireyin yaşam kalitesini ve psikolojik iyi oluşunu da etkileyebilir. Her ne kadar iş ilişkilerini düzenleyen çeşitli yasal ve kurumsal mekanizmalar bulunsa da, bazı sorunlar yalnızca iş yaşamını değil, bireyin ruh sağlığını da olumsuz etkileyebilecek boyutlara ulaşabilmektedir. Ve her çalışma ortamı güvenli, destekleyici ve sağlıklı bir yapıya sahip olmayabilir. Son yıllarda çalışma psikolojisi alanında giderek daha fazla dikkat çeken kavramlardan biri de işyerinde psikolojik taciz olarak tanımlanan mobbing olgusudur.

Mobbing, işyerinde bir bireyin üstleri, astları ya da aynı düzeydeki çalışanlar tarafından sistematik biçimde psikolojik baskıya maruz bırakılması olarak tanımlanmaktadır (Akgeyik ve ark., 2010). Tek seferlik bir anlaşmazlık ya da günlük iş çatışmalarından farklı olarak mobbing; süreklilik gösteren, tekrar eden ve bireyi psikolojik olarak yıpratmayı amaçlayan davranışları içermektedir. Heinz Leymann’a göre bir davranışın mobbing kapsamında değerlendirilebilmesi için belirli sıklık ve süre ölçütlerini karşılaması gerekmektedir. Leymann, bu davranışların haftada en az bir kez tekrarlanması ve yaklaşık altı ay boyunca sürmesinin önemine dikkat çekmektedir (Leymann, 1993). Bu durum, mobbingin anlık bir sorun değil, zaman içinde ilerleyen yıpratıcı bir süreç olduğunu göstermektedir.

İşyerinde mobbing farklı biçimlerde ortaya çıkabilir ve her zaman açık saldırılar şeklinde gerçekleşmeyebilir. Alay etme, küçümseme, hakaret, tehdit ve dışlama gibi doğrudan davranışların yanı sıra; kişinin fikirlerini yok sayma, iş performansını sürekli eleştirme, görmezden gelme ya da ulaşılması güç hedefler belirleme gibi daha örtük yöntemlerle de sürdürülebilir. Özellikle örtük biçimde gerçekleşen mobbing davranışları çoğu zaman fark edilmekte güçlük yaratmaktadır. Bu süreç içinde birey zamanla kendisini yalnız, değersiz ve yetersiz hissetmeye başlayabilir. Yaşadığı durumu anlamlandıramayan kişi, sorunun kaynağını kendisinde arayarak, kendisini başarısız veya yetersiz biri olarak algılayabilir (Akgeyik ve ark., 2010).

Mobbingin Bireysel ve Kurumsal Sonuçları

Mobbingin en dikkat çekici yönlerinden biri, sonuçlarının çoğu zaman görünür olmamasıdır. Fiziksel şiddetin aksine, psikolojik şiddetin izleri her zaman dışarıdan fark edilemeyebilir. Bu nedenle, kişi yaşadığı süreci uzun süre sıradan bir iş stresi, iletişim problemi ya da kendi yetersizliği olarak değerlendirebilir. Oysa sürekli değersizleştirilmek, yok sayılmak veya sistematik biçimde dışlanmak bireyin ruh sağlığı üzerinde derin etkiler bırakabilir.

Uzun süreli psikolojik baskı bireylerde stres, kaygı, depresif belirtiler, dikkat sorunları, özgüven kaybı ve iş doyumunda azalma gibi sonuçlara yol açabilir (Tınaz, 2006). Mobbingin etkileri yalnızca birey ile sınırlı kalmayıp, çalışan bağlılığının azalması, iş gücü kayıpları ve kurumsal verimlilikte düşüş gibi sonuçlarla, örgütler açısından da önemli riskler oluşturmaktadır. Müdahale edilmediğinde mobbing gibi suç teşkil eden psikolojik tacizden, diğer sağlıksız iletişim türlerine kadar, tüm zorlayıcı sorunlar yalnızca bireyi değil, kurum kültürünü de kalıcı olarak olumsuz etkileyebilir.

Mobbingin Önlenmesi

Bu nedenle mobbingle mücadelede en önemli adımlardan biri farkındalığın artırılmasıdır. Özellikle yöneticilerin bu konularda eğitim almaları önemli olabilir. Çalışanların psikolojik güvenliğinin önemsendiği, sağlıklı iletişimin desteklendiği ve sorunların açık biçimde konuşulabildiği çalışma ortamları, hem bireylerin iyi oluşunu hem de kurumların işleyişini olumlu yönde etkileyebilir. Kişinin yaşadığı süreci tanımlayabilmesi ve bunun sistematik bir psikolojik taciz olduğunu fark etmesi, yardım arama ve destek alma sürecinin de ilk adımlarından biri olabilir.

İş yaşamında başarı kadar psikolojik güvenliğin de önemli olduğu unutulmamalıdır. Çünkü çalışanların yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da kendilerini güvende hissettikleri ortamlar, daha sağlıklı, üretken ve sürdürülebilir çalışma ilişkilerinin oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Funda BİLGİN
Funda BİLGİN
Funda Bilgin, uzun yıllar İstanbul Teknik Üniversitesi’nin çeşitli idari ve teknik birimlerinde profesyonel olarak görev almış, bu süreçte proje yöneticiliği ve öğrenci danışmanlığı yapmıştır. Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimine devam eden Bilgin, aynı zamanda çeşitli terapi ekollerinde eğitimler almaktadır. Farkındalık temelli bireysel gelişim konularında yazılar kaleme alan Bilgin, Psychology Times Türkiye & UK ve Sanatsal Hareketler platformlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Şiir ve düzyazıları farklı mecralarda yayımlanan Bilgin, şu sıralar kişisel farkındalık üzerine bir kitap hazırlamaktadır. Bilgin, okuma ve yazı çalışmalarının dışında, müzikle ilgilenmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar