Çarşamba, Mayıs 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ebeveynlikte Tutarsızlık ve Çocuk Gelişimi: Zorbalık Bağlamında Bir İnceleme

Tutarsız Ebeveynlik, Çocuk ve Zorbalığın Görünmeyen Bağı

Çekirdek aile, son yıllarda toplumumuzda giderek daha yaygın hale gelen bir yapıdır. Ancak bu yapıyı yalnızca bugünün koşullarıyla değerlendirmek eksik kalır. Çünkü aile dediğimiz sistem, geçmişten bugüne taşınan kültürel kodların, alışkanlıkların ve görünmez kuralların bir toplamıdır. Örfler, adetler, “el alem ne der” düşüncesi, doğru-yanlış kalıpları… Tüm bunlar yalnızca toplumun değil, ebeveynlerin çocuklarına nasıl davrandığını da belirler. Bu nedenle birçok ebeveyn, aslında iki farklı ses arasında kalır: Kendi iç sesi ve toplumun sesi. Bir yandan daha anlayışlı, daha özgürlükçü bir ebeveyn olmak isterken, diğer yandan “şımarır”, “söz dinlemez olur” gibi toplumsal yargılarla hareket eder. İşte tam da bu noktada ortaya çıkan şey, çoğu zaman fark edilmeden gelişen bir durumdur: tutarsız ebeveynlik.

Çocuk Ne Bekleyeceğini Bilemediğinde…

Tutarsız ebeveynlik, ebeveynlerin aynı davranışa farklı zamanlarda farklı tepkiler vermesi, sınırların belirsiz olması ve disiplin uygulamalarında sürekliliğin sağlanamaması ile karakterize edilmektedir. Bir gün hoşgörüyle karşılanan bir davranış, başka bir gün sert bir şekilde cezalandırılabilir. Bu bağlamda çocuk, hangi davranışın kabul edilebilir olduğunu öngörememekte, bu da onun hem içsel düzenleme becerilerini hem de sosyal uyumunu zayıflatmaktadır. Çocuk için bu durum oldukça karmaşıktır. Çünkü çocuk dünyayı ebeveyninin tepkileri üzerinden anlamlandırır. Eğer bu tepkiler değişkense, çocuk şu sorularla baş başa kalır:

“Ne doğru, ne yanlış?” “Ben iyi miyim, kötü müyüm?” “Ne yaparsam kabul edilirim?”

Bu belirsizlik zamanla çocuğun içinde güvensizlik, kararsızlık ve içsel çatışma yaratır. Duygularını anlamakta zorlanan çocuk, bu karmaşayı çoğu zaman davranışlarıyla dışa vurur. Özellikle erken çocukluk ve ergenlik dönemlerinde bu tür ebeveynlik tutumları, çocuğun duygu düzenleme kapasitesinde bozulmalara ve davranışsal dalgalanmalara neden olabilmektedir.

Zorbalık: İçsel Karmaşanın Dışa Yansıması

Tutarsız ebeveynliğin en önemli yansımalarından biri, çocuğun sosyal ilişkilerinde ortaya çıkar. Özellikle akran ilişkilerinde yaşadığı sorunlarla baş gösterir. Sınırların net olmadığı ve ebeveyn geri bildirimlerinin öngörülemez olduğu aile ortamında büyüyen çocuklar, güç ve kontrol duygusunu akran ilişkilerinde kurmaya çalışarak zorbalık davranışları sergileyebilmektedir. Bu çocuklar evde deneyimledikleri bu belirsizliği dış dünyada kontrol etmeye çalışır. Güçlü olmak, kontrolü ele almak isterler. Bir anlamda içsel kaosun dışa vurumu ve kontrol ihtiyacının telafisi olarak işlev görebilmektedir. Zorbalık yapan çocuklara yalnızca “problemli çocuk” olarak bakmak eksik bir bakış açısıdır. Çünkü çoğu zaman bu davranışın arkasında, anlaşılmamış duygular ve düzenlenememiş içsel bir dünya vardır. Diğer yandan, tutarsız ebeveynlikle büyüyen çocuklar yalnızca zorbalık yapan değil, zorbalığa maruz kalan taraf da olabilir. Kendine güveni zayıf, sınır koymakta ve sosyal ipuçlarını okumakta güçlük çeken çocuklar, kendini ifade etmede zorlanırken; düşük benlik saygısı gibi etkenler, onları daha savunmasız hale getirmektedir.

Ebeveynin İç Çatışması, Çocuğun Dış Gerçeği Olur

Toplumsal normlar ve kültürel beklentiler, ebeveynlerin çocuk yetiştirme pratiklerini şekillendirirken, ebeveynlerin kendi içsel değerleri ile dışsal beklentiler arasında sıkışmasına neden olabilmektedir. Bu sıkışmışlık, ebeveyninin bir gün demokratik ve anlayışlı, diğer gün ise otoriter ve cezalandırıcı bir tutum sergilemesine zemin hazırlayabilmektedir. Bugünün ebeveynleri, belki de önceki nesillere göre daha fazla farkındalığa sahip olabilirken aynı zamanda daha fazla çelişki de yaşıyorlar.

“Disiplinli mi olayım, özgür mü bırakayım?” “Hayır mı diyeyim, yoksa anlayış mı göstereyim?”

Bu soruların net bir cevabı yok. Ancak önemli olan, verilen tepkinin yönünden çok tutarlılığıdır. Çünkü çocuk için en temel ihtiyaç, mükemmel ebeveyn değil; öngörülebilir ebeveyndir. Söz konusu tutarsızlık, çocuk açısından yalnızca davranışsal bir karmaşa yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda güvenli bağlanma gelişimini de sekteye uğratmaktadır. Güvenli bağlanma örüntüsünün zedelenmesi ise çocuğun hem aile içi ilişkilerinde hem de akran ilişkilerinde sağlıksız etkileşim biçimleri geliştirmesine neden olabilmektedir. Zorbalık davranışlarının gelişiminde aile içi etkileşim örüntülerinin rolü göz önünde bulundurulduğunda, tutarsız ebeveynlik yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Çocuk, ev içinde model aldığı ilişki biçimlerini dış dünyaya taşımakta; güç, kontrol ve iletişim stratejilerini bu deneyimler üzerinden inşa etmektedir. Bu nedenle ebeveyn tutumlarındaki tutarlılık, yalnızca çocuğun bireysel gelişimi açısından değil, aynı zamanda sağlıklı bir toplumsal yapı açısından da kritik öneme sahiptir.

Ne Yapılabilir?

Bu bağlamda çözüm önerileri çok boyutlu ele alınmalıdır. Öncelikle ebeveynlere yönelik psiko-eğitim programları ile tutarlı ebeveynlik becerilerinin desteklenmesi gerekmektedir. Okul temelli müdahaleler de zorbalığın önlenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal beceri eğitimleri, empati geliştirme programları ve akran arabuluculuğu gibi uygulamalar, çocukların sağlıklı ilişki kurma becerilerini artırarak zorbalık davranışlarının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bunun yanı sıra, aile ve okul iş birliğinin güçlendirilmesi, risk altındaki çocukların erken dönemde belirlenmesi ve desteklenmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Tutarlılık, katı olmak anlamına gelmez. Aksine, çocuğun duygusunu görerek ama sınırı da net bir şekilde koruyabilmektir.

  • Çocuğa verilen tepkiler mümkün olduğunca benzer ve öngörülebilir olmalıdır.

  • Kurallar net, anlaşılır ve sürdürülebilir olmalıdır.

  • Duygular bastırılmak yerine konuşulmalıdır.

  • Disiplin, cezalandırma değil rehberlik olarak ele alınmalıdır.

Unutulmaması gereken önemli bir nokta da şudur: Çocuklar söyleneni değil, yaşananı öğrenir. Evde kurulan ilişki biçimi, onların dış dünyadaki ilişkilerinin de temelini oluşturur. Bu nedenle, bireysel, ailesel ve toplumsal düzeyde bütüncül yaklaşımlar geliştirilmesi, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi açısından kaçınılmazdır.

Kaynakça

Aydoğdu, F., & Dilekmen, M. (2016). Ebeveyn Tutumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından Değerlendirilmesi. Bayburt Eğitim Fakültesi Dergisi, 11(2). https://izlik.org/JA73WJ39WB

Demir, E. K., & Şendil, G. (2008). Ebeveyn tutum ölçeği (ETÖ). Türk Psikoloji Yazıları, 11(21), 15-25.

Dirik, G., Yorulmaz, O., & Karancı, A. N. (2015). Çocukluk dönemi ebeveyn tutumlarının değerlendirilmesi: Kısaltılmış algılanan ebeveyn tutumları-çocuk formu. Türk Psikiyatri Dergisi, 26(2), 123-130.

Karademir, A., & Demiray, Ç. K. (2016) Algılanan anne tutumları ile zorbalık mağduriyet ilişkisinde ontolojik iyi oluşun aracılık rolü. Yüksek lisans tezi

Karataş, H. (2011). İlköğretim okullarında zorbalığa yönelik geliştirilen programın etkisinin incelenmesi (Doctoral dissertation, Dokuz Eylul Universitesi (Turkey)).

Öztürk, E. (2021). Disfonksiyonel aile modellerinden fonksiyonel aile modeline: “Doğal ve rehber ebeveynlik stili”. Öztürk E, editör. Aile Psikopatolojisi, 1, 1-39.

Yeliz Şenyuva
Yeliz Şenyuva
Yeliz Şenyuva, psikolog ve yazar olarak sağlık, psikoterapi, psikolojik danışmanlık alanında deneyime sahip olan Şenyuva, psikoloji alanında lisans eğitimini tamamlamış, yüksek lisans eğitimine psikoloji ve nörobilim alanlarında devam etmekte ve yüksek lisans tez çalışmasını yeme bağımlılığı üzerine hazırlamaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, dinamik terapi, oyun terapisi, aile danışmanlığı, sanat terapisi ve spor psikolojisi alanlarında uzmanlaşmıştır. Ruh sağlığı uzmanlarının çalışmalarını destekleyici terapötik materyaller hazırlayan uzmanlar ekibinde yer almakta ve ruh sağlığı alanında, etik değerleri benimseyerek, koruyucu, önleyici ve destekleyen çalışmalarda bulunmayı misyon edinmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar