Perşembe, Temmuz 23, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Değersizlik ve Sosyal Nocebo: Zihnin Kurduğu Görünmeyen Tuzak

Bazen mesele ne yaşadığın değildir, yaşanacak olanı baştan nasıl beklediğindir. İnsan zihni zaman zaman gerçeği değil, gerçeğin tehdit içeren bir versiyonunu üretir. Bu durum özellikle kişinin kendine dair taşıdığı “yetersizim, sevilmeye değmem, hata yapacağım” gibi köklü inançlar aktif olduğunda daha belirgin hâle gelir. Literatürde bu inançlar değersizlik şeması olarak adlandırılır ve bireyin dünyayı algılama biçimini sürekli şekilde etkilediği belirtilir (Young, 2003).

Nocebo, bir şeye yönelik olumsuz beklenti duyulduğunda ya da kişiye “bu seni kötü etkileyebilir” denildiğinde, vücudun gerçekten olumsuz bir tepki üretmesi anlamına gelir. Yani sorun durumun ya da olayın kendisi değildir; negatif beklenti, biyolojik bir etki yaratır.

Son yıllardaki nocebo araştırmaları, olumsuz beklentilerin yalnızca duygu durumunu değil, bedenin biyolojik yanıtlarını ve sosyal ilişkileri de etkilediğini göstermektedir. Kişi kendisi hakkında olumsuz bir beklenti taşıyorsa, bu beklenti tıpkı bir nocebo gibi çalışarak hem fizyolojik hem de davranışsal sonuçlar doğurabilir (Blasini ve ark., 2017; Tu ve ark., 2022). Böylece “kendimle ilgili kötü bir düşünce”, görünenden çok daha büyük bir etkiye dönüşür.

Şema Negatif Beklenti Yaratır

Değersizlik şeması aktif olduğunda kişi, nötr bir olayı bile tehdit gibi algılamaya eğilimlidir. Bir mesajın geç cevaplanması, bir toplantıda yöneticinin ses tonunun değişmesi ya da partnerin yorgun görünmesi gibi durumlar, kişinin zihninde otomatik olarak “Benimle ilgili bir sorun var” yorumuna dönüşebilir.

Çocukluk dönemindeki duygusal ihmal ve eleştirinin, yetişkinlikte bu şemayı güçlendirdiği; bunun da depresyon, kaygı ve ilişki zorluklarına aracılık ettiği gösterilmiştir (Ramamurthy ve ark., 2025).

Nocebo araştırmalarının en önemli bulgularından biri, beklentinin yaşantının kendisinden daha belirleyici olabilmesidir (Tu ve ark., 2022). Yani kişi bir sosyal ortamda kötü bir şey olacağını bekliyorsa, beden bu tehdidi gerçekmiş gibi işlemeye başlar.

Negatif Beklenti Biyolojik Alarm Sistemini Tetikler

Beyin, sosyal tehditleri fiziksel tehditlerle benzer bölgelerde işler. Özellikle dorsal anterior singulat korteks ve anterior insula; hem fiziksel ağrı hem de reddedilme beklentisi sırasında aktifleşir (Koban ve ark., 2017). Bu nedenle kişi, henüz kimse bir şey söylememiş olsa bile, bedensel olarak reddedilmiş gibi tepki verebilir.

Nocebo çalışmalarında yalnızca birkaç sözcükle yapılan “Bu canını biraz yakabilir” gibi yönlendirmelerin ya da sosyal gözlemlerin, gerçek somatik belirtiler ortaya çıkarabildiği bilinmektedir (Blasini ve ark., 2017). Değersizlik şeması da benzer biçimde, “Yine hata yapacağım” düşüncesini biyolojik bir tehlike sinyaline dönüştürebilir.

Beden Belirti Üretir

Bu biyolojik alarm durumu;

  • Hızlı kalp atışı

  • Mide gerginliği

  • Kaslarda sertlik

  • Yüz kızarması

  • Yoğun kaygı ve utanç

gibi çeşitli bedensel ve duygusal belirtilerle kendini gösterir.

Nocebo çalışmalarında bu durum, “negatif beklentinin semptom yoğunlaştırması” olarak tanımlanır. Yani beklenti, semptomu gerçekten artırır (Rossettini ve ark., 2023).

Belirtiler Davranışı Değiştirir

Beden alarm hâlindeyken, kişinin davranışları da değişir. Sosyal ilişkilerde daha temkinli, daha çekingen ya da daha alıngan bir tutum ortaya çıkabilir. Bazı kişiler mesafe koyar, bazıları aşırı onay arar, bazıları ise eleştirilme ihtimaline karşı savunmacı bir üslup geliştirir.

Bu davranış değişiklikleri çoğu zaman fark edilmez ve karşı taraf tarafından “soğukluk”, “ilgisizlik” ya da “gerginlik” olarak yorumlanabilir. Böylece kişi, aslında hiç niyeti olmadığı hâlde ilişkide bir sorun yaratmış olur. Nocebo araştırmaları, bu tür olumsuz beklentilerin performansı ve karar alma süreçlerini de bozduğunu göstermektedir (Tu ve ark., 2022).

Olumsuz Deneyim Gerçekleşir

Beden, zihin ve davranış zinciri tamamlandığında kişi gerçekten reddedilmiş, eleştirilmiş ya da dışlanmış gibi bir sonuçla karşılaşabilir. Oysa başlangıçtaki beklenti yalnızca zihinsel bir yansıtmadan ibarettir.

Bu nedenle ilişkilerde sıkça şu ifadeler duyulur:

  • “Neden böyle geri çekildin?”

  • “Bir anda uzaklaştığını hissettim.”

  • “Sanki konuşmak istemiyormuşsun gibi.”

Bu tepkiler, kişinin zihnindeki beklentiyi daha da güçlendirir.

Şema Kendisini Doğrular

Şema terapiye göre erken uyumsuz şemalar, kendilerini doğrulayacak deneyimler yaratmaya eğilimlidir (Young, 2003). Kişi “Gördün mü? Gerçekten de beni sevmiyorlar” ya da “Demek ki yeterli değilmişim” diyerek başa döner. Böylece değersizlik şeması, sosyal nocebo etkisiyle birlikte kendi döngüsünü tamamlar.

Sonuç: Kimlik Temelli Bir Nocebo

Değersizlik şeması, yalnızca kişinin kendine dair olumsuz bir düşüncesi değildir. Bu şema;

  • Negatif beklenti yaratır,

  • Beyni sosyal tehdit moduna alır,

  • Bedenin alarm sistemini harekete geçirir,

  • Davranışları değiştirir,

  • Gerçekten olumsuz ilişki deneyimlerine yol açar,

  • Sonunda kendi doğruluğunu kanıtlamış gibi görünür.

Bu döngü, sosyal ilişkilerde işleyen güçlü bir nocebo mekanizmasıdır. Beklentinin kendisi; biyolojiyi, davranışı ve sosyal gerçekliği yeniden şekillendirir. Fark edildiğinde ise ilk kez başka bir ihtimal doğar.

Referanslar

  1. Blasini, M., Corsi, N., Klinger, R., & Colloca, L. (2017). Nocebo and pain: An overview of psychoneurobiological mechanisms. Pain Reports, 2(2), e585.

  2. Koban, L., Jepma, M., Geuter, S., & Wager, T. D. (2017). What’s in a word? How instructions, suggestions, and social information change pain and emotion. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 81, 29–42.

  3. Ramamurthy, G., & Chen, A. (2025). Early maladaptive schemas from child maltreatment in major depressive disorder. BMC Psychiatry, 25, Article 318.

  4. Rossettini, G., Campaci, F., Bialosky, J., Huysmans, E., Vase, L., & Carlino, E. (2023). The biology of placebo and nocebo effects on experimental and chronic pain. Journal of Clinical Medicine, 12(12), 4113.

  5. Tu, Y., Zhang, L., & Kong, J. (2022). Placebo and nocebo effects: From observation to harnessing and clinical application. Translational Psychiatry, 12, 524.

  6. Young, J. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide. Guilford Press.

Hülya Ayçiçek
Hülya Ayçiçek
Hülya Ayçiçek, eğitime meraklı, “güçlü ve bilge insan; mutlu ve aydın toplum” bakış açısında bir cumhuriyet kadını ve sağlık profesyonelidir. İlk lisans ve yüksek lisansını Ebelik alanında tamamlamış; üçüncü basamak sağlık kurumlarında klinisyen, meslektaş eğitimlerinde öğretim görevlisi olarak görev almış, birinci basamak sağlık hizmetlerinde aktif roller üstlenmiştir. Akademik çalışmalarda geniş deneyime sahiptir. Çok sayıda kurs, kongre, sempozyumda katılımcı, düzenleyici, konuşmacı olarak yer almış, makale ve bildirileri bulunmaktadır. Çalışmalarında bireylerin ruh sağlığını koruyup, güçlendirmeden sağlık bakım hizmetlerinde ilerleme sağlanamayacağı farkındalığı sonrası ruh sağlığı alanına yönelmiştir. İkinci lisans eğitimini FSMVÜ Psikoloji Bölümünde tamamlamış ve İstanbul Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans Programında eğitimini sürdürmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar