Pazar, Eylül 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Birazdan Yaparım: Neden Erteliyoruz?

“Birazdan yaparım.” Gün içinde kendimize belki de fark etmeden söylediğimiz cümlelerden biri. Yapmamız gereken şeyi biliyoruzdur. Hatta belki birkaç gündür aklımızdadır. Yine de bir türlü başlayamayız. “Daha zaman var.” deriz, biraz telefona bakarız, başka bir işle uğraşırız. Sonra bir bakmışız, o “birazdan” saatlere, hatta günlere dönüşmüş.

Peki neden böyle oluyor? Ertelediğimizde gerçekten sadece yapmamız gereken işi mi erteliyoruz? Yoksa bazen o işe başlamanın beraberinde getirebileceği duygulardan da uzaklaşmaya çalışıyor olduğumuzu düşünebilir miyiz?

Ertelemeyi yalnızca motivasyon eksikliğiyle açıklamak her zaman yeterli değildir. Çünkü bazen kişi yapmak istemediği için değil, yapacağı şeyi düşündüğünde hissettiği sıkıntı, kaygı ya da baskı nedeniyle işe başlamakta zorlanır. İşin zor gelmesi, gözümüzde büyümesi veya yeterince iyi yapamayacağımızı düşünmek de zorluğu arttırabilir. Bazen yapmak istediğimiz hâlde bir türlü harekete geçemeyiz. Yapacağımız işi düşündüğümüzde içimizde bir sıkıntı oluşabilir; iş zor, sıkıcı ya da gözümüzde büyüyen bir hal alır. Böyle zamanlarda işi biraz daha sonraya bırakmak, o an için daha rahat hissettirir. Örneğin ders çalışması gereken bir öğrencinin bir anda telefonuna bakmaya başlaması ya da odasını toplamaya koyulması, dışarıdan sadece ders çalışmamak gibi görünür. Oysa belki de o sırada ders çalışmaya başlamanın yarattığı sıkıntıdan biraz uzaklaşmaya çalışıyordur.

Ertelemek o anda kısa bir rahatlama sağlar. Yapılması gereken iş hâlâ oradadır ama kişi bir süreliğine onunla uğraşmadığında üzerinde baskı azalır. Zaman geçtikçe stres, suçluluk gibi duygular yeniden kendini gösterebilir. Böylece o an rahatlamak için ertelenen iş, bir süre sonra daha fazla baskı yaratmaya başlar.

Bir de sıkça söylediğimiz “Yarın daha rahat yaparım.” cümlesi var. Bazen gerçekten yarın daha uygun bir zaman olabilir. Ancak bu cümleyi tekrar tekrar kurduğumuzda, iş de her seferinde biraz daha sonraya kalır. Özellikle “Ya yeterince iyi olmazsa?” veya “Tam hazır olduğumda başlarım.” gibi düşünceler varsa, işe başlamak gözümüzde daha da büyür. Böylece başlamayı bekledikçe işe koyulmak daha zor bir hal alır.

Tabii ki her ertelemenin nedeni aynı değil. Bazen gerçekten yorgun oluruz, bazen aynı anda çok fazla şeyle uğraşırız. Bazen de yapmamız gereken şeyi anlamlı bulmadığımız için ona başlamak istemeyiz. Bu yüzden kendimize sadece “Neden yapmıyorum?” diye sormak yerine, “Bu işe başlamayı benim için zorlaştıran ne var?” sorusuna odaklanmak ertelemenin arkasındaki nedeni anlamamıza yardımcı olur.

Peki böyle bir durumda ne yapılabilir? Belki ilk adım, kendimize kızmak yerine neden başlamanın zor geldiğini fark etmek ve işe küçük bir adımla başlamaktır. İş gözümüzde büyüyorsa, tamamını bir anda bitirmeye çalışmak yerine sadece küçük bir kısmına odaklanabiliriz. “Bugün hepsini bitireceğim.” demek yerine, “Sadece on dakika ilgileneceğim.” demek bile başlangıcı daha ulaşılabilir hâle getirir. Yapılacak işi küçük parçalara ayırmak, nereden başlayacağımızı belirlemek ya da dikkat dağıtan şeyleri bir süreliğine kenara bırakmak da işe başlamayı kolaylaştırır.

Buradaki amaç kendimizi bir anda değiştirmek ya da bir daha hiç ertelememek değildir. Bazen işe başlamak için yalnızca küçük adım atmak yeterlidir. Çünkü erteleme her zaman “istemiyorum” anlamına gelmez; kimi zaman “başlamak zor geliyor” demenin başka bir yolu haline gelir. Bu yüzden bir sonraki “birazdan yaparım” dediğimiz anda durup ne yaşadığımıza bakmak kendimiz için iyi bir başlangıçtır.

Beyza Kabacan
Beyza Kabacan
Ben Beyza Kabacan. Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Klinik psikoloji, Anksiyete ve Depresyon, travma, ilişkiler ve bağlanma stilleriyle ilgileniyorum. GATA, Özel Bilge Hastanesi, Ada Yaşam ve VR Terapim’de stajlar yaptım. Psikolojiyi herkes için anlaşılır hale getirmeyi hedefliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar