Güzel Kokular İçinde Terapi Sizce çiçeklerin anlamı gerçekten onlara mı aittir, yoksa biz mi onlara anlam veririz? Çiçekler konusunda seçici biri olduğumu söyleyebilirim. Bir çiçek almadan önce yalnızca nasıl göründüğüne veya nasıl koktuğuna değil, tarihine ve taşıdığı anlama da bakmayı seviyorum…
Çiçeklere yüklenen anlamların dönemlere ve kültürlere göre değişebildiğini görmek mümkün. Örneğin Viktorya döneminde sarı lale "umutsuz aşk" ile ilişkilendiriliyordu (Greenaway, 1884). Günümüzde ise sarı lale daha çok neşe ve iyimserlikle ilişkilendiriliyor.
Benzer şekilde, bazı dönemlerde lavantaya güvensizlik anlamı yüklenirken günümüzde lavanta daha çok sakinlik ve rahatlama ile ilişkilendiriliyor. Dahası, geçmişten günümüze bazı bitkiler farklı sağlık sorunlarında geleneksel olarak kullanılmıştır. Örneğin papatyanın sindirim sistemiyle ilişkili sorunlarda, hatmi bitkisinin ise öksürük ve çeşitli solunum yolu şikâyetlerinde kullanıldığına dair uzun bir gelenek bulunmaktadır (Dai et al., 2022; Mahboubi, 2020).
Bu konu hakkında araştırma yaparken, çiçeklerin psikolojik iyi oluş veya tedavi amacıyla kullanılıp kullanılmadığını da merak ettim. Araştırmam sırasında dikkatimi en çok çeken konulardan biri ise Bach çiçekleri oldu. Bach çiçekleri Doktor Edward Bach (1886–1936)’a göre hastalıkların temelinde kıskançlık, korku ya da umutsuzluk gibi olumsuz duygusal durumlar yatıyordu.
Bu düşünceden yola çıkarak, bu duygusal durumları dengeleyerek kişinin sağlığına kavuşmasına yardımcı olacağına inandığı 38 farklı çiçek özü belirledi (Ernst, 2010). Bach'ın sisteminde her çiçeğin belirli bir duygusal durumla ilişkili olduğuna inanılıyordu. Örneğin bazı çiçekler korku, bazıları kararsızlık, bazıları ise umutsuzluk gibi durumlarla ilişkilendiriliyordu.
Bu nedenle Bach çiçekleri yalnızca fiziksel bir rahatsızlığın kendisine değil, kişinin yaşadığı düşünülen duygusal duruma göre seçiliyordu. Nitekim Bach çiçeklerinin etkinliğini inceleyen araştırmalar sonucunda bu durumun plasebo etkisinden farklı olduğuna dair yeterli kanıt bulunmamıştır (Ernst, 2010; Thaler et al., 2009). Bu durumda ortaya daha ilginç bir soru çıkıyor: Bizi iyileştiren şey çiçeklerin kendisi mi, yoksa onlara verdiğimiz anlam mı?
Doğa iyileştirir mi? Daha önce kendinizi stresli, gergin ya da psikolojik olarak yorgun hissettiğinizde çevrenizden birisi size dışarı çık bir yürüyüş yap kendine gel ya da git bir bahçeye çık rahatla dedi mi? Ben de bu yazıyı araştırırken benzer ifadelerle karşılaştım.
Peki doğa gerçekten iyileştirir mi? Yoksa doğada bulunmanın bize iyi gelmesini daha farklı süreçlerle mi açıklamak gerekir? Bu sorunun cevabını ararken Bach çiçeklerinden biraz farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Çünkü burada araştırılan şey belirli bir çiçek özünün hastalığı tedavi edip etmediği değil; insanların doğayla ve bitkilerle etkileşiminin stres, ruh hâli ve psikolojik iyi oluş üzerindeki etkileri. Yani elimizde “doğa her şeyi iyileştirir” diyebileceğimiz bir kanıt yok. Fakat doğayla temasın bazı insanlar için psikolojik iyi oluşu destekleyebileceğini gösteren giderek büyüyen bir araştırma literatürü var.
Özellikle bahçecilik terapisi, kişinin bitkilerle ilgilenmesini yalnızca bir hobi olarak değil, psikolojik iyi oluşu desteklemeyi amaçlayan yapılandırılmış bir etkinlik olarak ele alıyor. Bitki yetiştirmek, toprağa dokunmak, sulamak veya bir bitkinin büyümesini takip etmek gibi basit görünen etkinlikler; fiziksel aktivite, dikkat, sosyal etkileşim ve doğayla temas gibi birden fazla süreci aynı anda içerebiliyor (Tu, 2022). Doğanın neden böyle bir etkiye sahip olabileceğini açıklamaya çalışan yaklaşımlardan biri Dikkat Yenilenmesi Kuramı (Attention Restoration Theory)’dır.
Kaplan’a göre gün içinde derslere, telefonlara, insanlara ve yapılması gereken onlarca şeye sürekli dikkat vermek zihnimizi yorabiliyor. Doğada olduğumuzda ise dikkatimizi bu kadar yoğun bir şekilde kullanmamız gerekmiyor. Ağaçların hareketini izlemek, çiçeklere bakmak ya da sadece etrafımızdaki doğayı gözlemlemek dikkatimizi daha doğal ve zahmetsiz bir şekilde meşgul edebiliyor.
Böylece zihnimizin biraz nefes almasına ve yorulan dikkatimizi toparlamamıza fırsat verebiliyor (Kaplan & Kaplan, 1989). Sonuç Yazının başında sorduğum soruya geri dönersek: Çiçeklerin bize iyi gelmesini yalnızca onların kendileriyle açıklamak ne kadar doğru? Bach çiçekleri üzerine yapılan araştırmalar, bu özlerin plasebonun ötesinde bir etkiye sahip olduğunu göstermek için yeterli kanıt sunmuyor.
Buna karşılık doğayla ve bitkilerle ilgilenmenin, stresin azalması ve psikolojik iyi oluş gibi alanlarda olumlu etkileri olabileceğini gösteren araştırmalar bulunuyor. Kokuların anılarımızı ve duygularımızı harekete geçirebilmesi de bu ilişkiye başka bir boyut ekliyor. Belki de bir çiçeğin bize iyi gelmesinin tek bir nedeni yok.
Bazen kokusu bizi çocukluğumuzdaki bir yaz gününe götürüyor, bazen bahçeyle ilgilenmek günlük hayatın koşuşturmasından uzaklaşmamızı sağlıyor, bazen de birinin bize verdiği çiçek o kişiyi ve hissettirdiklerini hatırlatıyor. Yani çiçeğin kendisi kadar, ona yüklediğimiz anlam, onunla kurduğumuz ilişki ve bizde uyandırdığı anılar da önemli olabilir. Belki de mesele çiçeklerin sihirli bir şekilde bizi iyileştirmesi değildir.
Belki bazen iyileşmeye yardımcı olan şey, birkaç dakikalığına durup bir çiçeğe bakmak, kokusunu fark etmek, toprağa dokunmak veya bize ne hissettirdiğini düşünmektir. Sonuçta bir çiçeğin anlamı zamanla değişebiliyorsa, onun bizim için ifade ettiği şey de değişebilir. Belki çiçekler bize şifa vermekten çok, kendimizle yeniden bağ kurabileceğimiz küçük bir alan açıyordur.
Kaynakça
- Dai, Y.-L., Li, Y., Wang, Q., Niu, F.-J., Li, K.-W., Wang, Y.-Y., Wang, J., Zhou, C.-Z., & Gao, L.-N. (2022). Chamomile: A review of its traditional uses, chemical constituents, pharmacological activities and quality control studies. Molecules, 28(1), 133. https://doi.org/10.3390/molecules28010133
- Ernst, E. (2010). Bach flower remedies: A systematic review of randomised clinical trials. Swiss Medical Weekly, 140, w13079. https://doi.org/10.4414/smw.2010.13079 Greenaway, K. (1884). The language of flowers. Macmillan and Co.
- Kaplan, R., & Kaplan, S. (1989). The experience of nature: A psychological perspective. Cambridge University Press.
- Mahboubi, M. (2020). Marsh Mallow (Althaea officinalis L.) and its potency in the treatment of cough. Complementary Medicine Research, 27(3), 174-183. https://doi.org/10.1159/000503747
- Thaler, K., Kaminski, A., Chapman, A., Langley, T., & Gartlehner, G. (2009). Bach flower remedies for psychological problems and pain: A systematic review. BMC Complementary and Alternative Medicine, 9, 16. https://doi.org/10.1186/1472-6882-9-16
- Tu, H.-M. (2022). Effect of horticultural therapy on mental health: A meta-analysis of randomized controlled trials. Journal of Psychiatric and Mental Health Nursing, 29(4), 603-615. https://doi.org/10.1111/jpm.12869
- Walach, H., Rilling, C., & Engelke, U. (2001). Efficacy of Bach-flower remedies in test anxiety: A double-blind, placebo-controlled, randomized trial with partial crossover. Journal of Anxiety Disorders, 15(4), 359-366. https://doi.org/10.1016/S0887-6185(01)00069-X
