Perşembe, Ağustos 27, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Yaşadığımız Mekanlar ve Uyaranlar Ruhumuzu Nasıl Etkiler

Sabah uyandığınız gibi ilk gördüğünüz nesne genellikle nedir? Tahmin etmek gerekirse büyük ihtimalle duvar… Uyandığınız andan itibaren içinde bulunduğunuz ortam ruh halinize etki sağlayabilmektedir. Örnek vermek gerekirse denize bakan bir odada mı yoksa düz duvara bakan bir odada mı uyanmayı tercih ederdiniz veyahut sizi hangisi daha huzurlu hissedebilmenize destek olurdu. İnsanlar binaları inşa eder fakat gün geçtikçe inşa edilen o binalar bizi şekillendirebilir. Bu yazıda da binaların ve çevredeki nesnelerin bireyleri gün içerisinde nasıl etkileyebileceğine odaklanılacaktır.

Biyolojik Karşılığı Günümüz insanı zamanının büyük çoğunluğunu kapalı alanlarda geçirmektedir. Evler, şirketler, ofisler, kafeler ve toplu taşıma araçları… Bahsi geçen kapalı alanlar, günümüz yaşamının zorunlu kıldığı bir durum olarak görülebilir. Ancak aynı zamanda bireyin ruhsal dünyası da etkileyen önemli bir etken olarak sayılabilir. Günümüz insanı duvarlar arasında ve ışıkların altında bir gününü geçirmektedir. Şehir hayatında yaşamanın insan beyni üzerinde de etkileri bulunmaktadır. Yapılan araştırmaların bir tanesinde amigdala üzerinde kalıcı bir hiperaktivite yarattığını ortaya koymakta (Sapolsky, 2004)ve bir diğerinde de bireyin zihninde bilişsel yorgunluğa yol açtığı gözlemlenmiştir (Kaplan ve Kaplan, 1989). Wilson tarafından ortaya çıkarılan Biyofili Hipotezi, insanın doğaya duyduğu özlemin biyolojik bir zorunluluk olduğunu söyler (Modi ve Parmar, 2020). Bu hipoteze göre doğadan kopulduğunda ruhsal dayanıklılık düşmektedir.

Ortamdaki Dağınıklık Zihnimizi Nasıl Etkiler? Yaşadığımız veya çalıştığımız ortamın düzeni de ruh hâlimizle ilişkilidir diyebiliriz. Dağınık bir ortam her birey için aynı anlama gelmeyebilir ancak ortamda fazla eşya olduğu durumda veya dağınık olduğunda düzensizlik bazı insanlarda zihinsel yük hissini artırabildiği söylenmektedir. Bu durumun nedenlerinden biri, beynin çevredeki uyaranları sürekli olarak işlemek zorunda olmasıdır. Görüş alanında bulunan çok fazla eşya veya henüz tamamlanmamış iş olduğunda dikkatimizi toplamak zorlaşabilir. Örneğin çalışma masasının üzerinde sürekli olarak kullanılmayan eşyaların bulunması, zihnimizin arka planında “bunları da düzenlemeliyim” düşüncesini tekrarlatır ve odaklanmayı da zorlaştırabilir. Bazen küçük bir düzenleme bile psikolojik olarak yeni bir başlangıç hissi yaratabilir. Bu sebeple çalışma masasını temizlemek veya etrafta dağınıklık oluşturan eşyaları kaldırmak yalnızca fiziksel bir değişiklik değildir.

Işık ve Sesin Ruh Hali Üzerine Etkisi Bir mekanın ışığı da insan psikolojisi üzerinde etkili olabilir. Gün ışığını alan, ortamlar çoğu kişi için daha canlı ve ferah bir ortam olarak algılanmaktadır ve bireye kendini daha iyi hissettirdiği gözlemlenmiştir. Ayrıyeten sirkadiyen ritmi düzenlediği de bilinmektedir (Boubekri ve ark., 2014). Ofislerde veya fabrikalarda çalışan bireyler için kısa molalarda da olsa pencereden dışarı bakması önerilmektedir. Gökyüzünü, insanları, ağaçlar görmek, kapalı bir ortamda uzun süre kalmanın yarattığı tekdüzeliği azaltabilir. Uzun süre gürültülü bir caddede bulunmak, sürekli çalışan makineler, yüksek sesli konuşmalar veya yoğun trafik de kişinin zihinsel olarak yorulmasına neden olabilir. Sessizlik ise herkes için aynı şekilde algılanmaz. Bazı insanlar tamamen sessiz bir ortamda daha rahat çalışırken bazıları hafif bir arka plan sesini tercih edebilir. Burada belirleyici olan kişinin kontrol duygusudur. İstenmeyen ve kontrol edilemeyen sesler genellikle daha rahatsız edici olabilir. Bu nedenle bireyin kontrol sağlayabildiği ortamlarda ses düzeyini kişinin kendi ihtiyaçlarına göre düzenleyebilmesi psikolojik rahatlık açısından önemlidir.

Sonuç olarak, insanın çevresi fiziksel, psikolojik ve biyolojik kökenlere dayanmaktadır. Yaşam alanlarımızdaki dağınıklık bilişsel yorgunluğu artırmakta dikkatimizi dağıtmaktadır. Öte yandan, gün ışığı sirkadiyen ritmimizi düzenleyerek iyilik hissini desteklemektedir. Çevremizin ve binaların insan üzerindeki çoğunlukla olumsuz ve güçlü etkisini fark etmek, yaşam alanlarımızı bilinçli bir şekilde düzenleyerek daha sağlıklı, huzurlu ve verimli bireyler olma yolunda önemli bir adım olacaktır.

Kaynakça

  • Boubekri, M., Cheung, I. N., Reid, K. J., Wang, C.-H., & Zee, P. C. (2014). Impact of windows and daylight exposure on overall health and sleep quality of office workers: A case-control pilot study. Journal of Clinical Sleep Medicine, 10(6), 603–611. https://doi.org/10.5664/jcsm.3780
  • Kaplan, R., & Kaplan, S. (1989). The experience of nature: A psychological perspective. Cambridge University Press.
  • Modi, K., & Parmar, S. (2020). Understanding Biophilia and its integration with Architecture. International Journal of Scientific and Engineering Research, 11(5), 1200-1205.
  • Sapolsky, R. M. (2004). Why zebras don't get ulcers: The acclaimed guide to stress, stress-related diseases, and coping (3rd ed.). Holt Paperbacks.
Irmak Peker
Irmak Peker
Irmak Peker, Mudanya Üniversitesi Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisidir. Çocuklarla birlikte vakit geçirmeyi seven Irmak; sosyal duygusal öğrenme oyunları eğitimi, karakter ve değerler eğitimi, çocuk ve ölüm, oyun terapisi ve Montessori eğitimi gibi birçok eğitim almıştır. Yaşamında kendini geliştirmeyi seven Irmak, travma ve krize müdahale ile ikili ilişkilerde çatışma yönetimi gibi eğitimlere de katılmıştır. Hastanede, Denetimli Serbestlik Merkezinde ve kliniklerde staj yaparak birden fazla deneyim elde etmiştir. Mezun olduğunda Klinik Psikoloji ve Nöropsikoloji alanında ilerlemek istemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar