Pazartesi, Ağustos 10, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Bir Şeyi Çok İstemek, Onu Gerçekten İstediğimiz Anlamına Gelir mi?

Bir Şeyi Çok İstemek, Onu Gerçekten İstediğimiz Anlamına Gelir mi?

Bazen bir şeyi o kadar çok isteriz ki hayatımızın merkezine koyarız. Ona ulaşırsak mutlu olacağımıza, daha değerli hissedeceğimize ya da bir eksikliğin kapanacağına inanırız. Ama asıl soru şudur: Bu gerçekten benim isteğim mi, yoksa istemem gerektiğini öğrendiğim bir şey mi?

Çünkü arzularımız sadece bize ait değildir. Ailemiz, çevremiz, kültür ve sosyal medya; başarıyı, mutluluğu ve “iyi hayatı” büyük ölçüde şekillendirir.

Arzularımız ne kadar bize ait?

Büyürken sürekli benzer mesajlar duyarız: iyi bir meslek, başarı, iyi görünmek, doğru ilişki, yaşıtlarla yarış… Zamanla bu beklentiler içselleşir ve dışarıdan gelen şeyler, kendi düşüncemiz gibi görünmeye başlar. Böylece “istiyorum” ile “istemeliyim” arasındaki çizgi bulanıklaşır. En zor kısım da budur: kendi sesimizi, toplumun sesinden ayırmak.

Sosyal karşılaştırma ve eksiklik hissi İnsanlar kendini çoğu zaman başkalarıyla kıyaslar. Sosyal medya bu etkiyi daha da güçlendirir. Bir başkasının işi, ilişkisi, görünüşü ya da hayat tarzı, bizde “Ben neden böyle değilim?” düşüncesini tetikleyebilir. Bir süre sonra başkasının hedefi, bizim hedefimiz haline gelir. Böylece gerçek isteklerimizle, eksiklik hissinden doğan istekler karışır.

“İstiyorum” mu, “olmalı” mı? Bu iki ifade benzer görünse de farklıdır. “İstiyorum” daha çok kişisel değerlerden gelir. “Olmalı” ise çoğu zaman karşılaştırma ve sosyal baskının sonucudur. Aynı hedef bile farklı nedenlerle istenebilir: biri gelişmek için, diğeri kendini kanıtlamak için. Dışarıdan aynı görünür ama motivasyon tamamen farklıdır.

Onay ihtiyacı arzuları nasıl değiştirir?

İnsan kabul görmek ister. Bu yüzden bazen bir şeyi kendimiz için değil, başkalarının gözündeki değerimiz için isteriz. Başarı, görünüş, para ya da ilişki gibi hedefler zamanla kişisel olmaktan çıkıp “statü göstergesi”ne dönüşebilir. Sorun hedeflere sahip olmak değil, onların bizim için ne anlama geldiğini fark edememektir. Çünkü dış onaya dayalı hedeflere ulaşıldığında bile tatmin kısa sürer. Yeni bir hedef hemen ortaya çıkar.

Gerçek isteği nasıl anlarız? Kendimize şu soruları sorabiliriz: Kimse bilmeyecek olsaydı yine ister miydim? Çevremde kimse yapmasaydı yine hedefler miydim? Bu bana mutluluk mu veriyor, yoksa sadece statü mü? Bunu kendim için mi istiyorum, yoksa onay için mi? Yapamazsam gerçekten eksik mi olurum, yoksa kıyasladığım için mi öyle hissederim? En temel soru ise şudur: Bu benim isteğim mi, yoksa bana öğretilmiş bir istek mi?

Kendi isteğini seçebilmek Toplumdan tamamen bağımsız olmak mümkün değildir. Hepimiz etkileniriz. Ama bu etkileri fark etmek, daha bilinçli seçim yapmamızı sağlar. Özgürlük her şeyi istemek değil, neden istediğini sorgulayabilmektir. Bazen kendimize ait bir hayat kurmak, daha fazlasını istemek değil; bize ait olmayan arzuları fark etmektir. Çünkü her güçlü istek gerçek bir ihtiyaç değildir. Her hedef bize ait değildir. Ve bazen insan, başkalarının hayatını istemeyi bırakıp kendi hayatında neyin anlamlı olduğunu keşfettiğinde kendini bulur.

Kaynakça

  • Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “what” and “why” of goal pursuits: Human needs and the self-determination of behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268. https://doi.org/10.1207/S15327965PLI1104_01
  • Festinger, L. (1954). A theory of social comparison processes. Human Relations, 7(2), 117–140. https://doi.org/10.1177/001872675400700202
  • Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2017). Self-determination theory: Basic psychological needs in motivation, development, and wellness. Guilford Press.
  • Vogel, E. A., Rose, J. P., Roberts, L. R., & Eckles, K. (2014). Social comparison, social media, and self-esteem. Psychology of Popular Media Culture, 3(4), 206–222. https://doi.org/10.1037/ppm0000047
Nisa Açıkbaş
Nisa Açıkbaş
Nisa Açıkbaş, psikoloji alanında eğitim almış ve çocuk gelişimi ile ruh sağlığı konularına özel ilgi duyan bir yazardır. Eğitim hayatı boyunca klinik gözlem, psikolojik değerlendirme ve saha deneyimi kazanmış; çeşitli kurumlarda staj ve gönüllü çalışmalar yürütmüştür. İnsan davranışlarını anlamaya, psikolojik farkındalığı artırmaya ve bilimsel bilgiyi anlaşılır bir dille aktarmaya önem vermektedir. Yazılarında özellikle çocuk psikolojisi, ruh sağlığı, kişisel gelişim ve güncel psikolojik konulara odaklanarak okuyucularına güvenilir ve erişilebilir içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar