Cumartesi, Ağustos 1, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Geçmişin İzleri Aşkı Nasıl Şekillendirir?

Aşk, yaşanması en zor ve karmaşık duygulardan biridir. Aşık olunca birçok olumlu duyguyu yaşamakla beraber bazen olumsuz duygular da yaşarız. Peki, aşık olacağımız kişiyi seçebilir miyiz? Veya aşık olacağımız kişiyi tamamen bilinçdışında bastırdığımız olaylara göre mi seçeriz? Bu yazıda bu konuyu ele alacağız.

Bağlanma Kuramı

Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren bakımvereni ile bir ilişki kurar. Kurulan bu ilişki, çocuğun dünyaya bakışını olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Bu durum “Bağlanma Kuramı” çerçevesinde açıklanır. Bağlanma Kuramı’nın kurucusu John Bowlby’ye göre bakımveren ile kurulan ilişki sağlıklı olursa, ileride kurulacak olan ilişkiler de daha sağlıklı ve güvenli olur. Birey, partnerini seçerken güven duygusu ön planda olur; sağlıklı ve sınırlarını ihlal etmeyecek bir partner seçer.

Aile Yapısı

Bireyin ilişkilerinin temelini aile oluşturur. Aile içinde sergilenen davranışlar bir ayna gibi dışarıdaki ilişkilere yansır. Sürekli eleştirinin ve aşağılanmanın olduğu bir ailede büyüyen bireyin özgüveni zedelenir. Sinir sistemi bu duruma alışır ve birey bu durumu kendisine yaşatacak kişileri istemsiz bir şekilde seçer. Kendini aşağılayan, sınırlarını ihlal eden bir partner seçer. Ancak sağlıksız ailede büyüyen her bireyde bu durum görülmez. Önemli olan bireyin bunun farkına varması ve döngüyü kırmasıdır. Döngüyü kırmak bazen birey için zor olabilir; bu yüzden profesyonel destek alıp bundan sonraki hayatında sağlıklı ilişkiler kurabilir.

Şemalar

Şemalar, çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenen ve değiştirilmesi zor olan düşüncelere denir. Çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenen bu şemalar ömür boyu devam edebilir, hatta bir kişilik hali alabilir. Bireyler farklı şekillerde bu şemalara karşı savunma mekanizması oluşturabilir. Partner seçiminde de şemalar önemli bir yere sahiptir. Kendini feda eden şema kalıbındaki birey, sevgiyi satın alabileceğini düşünür ve sevilmek için her şeyi yapar. Partnerini seçerken de istemsizce alıcı yönü verici yönünden daha fazla olan, sömürücü bir partner seçebilir.

Bilişsel Çarpıtmalar Biliş; olayları anlamamızı ve yorumlamamızı sağlar. Gün içinde zihnimize birden fazla düşünce gelebilir. Aklımıza aniden gelen bu düşüncelere otomatik düşünceler denir. Birey aklına gelen düşünceyi hatırlamayabilir ama hissettiği duyguyu hatırlar. Zihnine sürekli “Ben sevilmeye layık biri değilim” düşüncesi gelen birey, partner seçerken onaylanma ihtiyacını karşılayacak birini seçer. Kişi kendi benliğini partneri üzerinden inşa eder; bu da sağlıksız bir ilişki kalıbıdır. Genelleme bilişsel çarpıtmasına sahip olan bir birey, yaşadığı olumsuz bir ilişki nedeniyle herkesin aynı olduğunu düşünür ve istemsizce yine aynı olumsuz olayları yaşatacak bir partner seçer.

Kültür

Kültür; gelenek ve göreneklerin nesiller boyunca aktarılmasıdır. Bazı kültürlerde aşk ve sevgi gibi duygular ayıp veya günah olarak görülür. Böyle bir kültürde büyüyen biri aşık olmaktan korkar; çünkü hata yapacağını ve günah işleyeceğini düşünür. Partner seçerken de daha katı kuralları olan ve sınırlarını ihlal eden birini seçebilir.

Anlaşıldığı üzere aşkın temeli çocukluk dönemine kadar dayanmaktadır. Eğer siz de bu durumun farkındaysanız ve değiştirmekte zorlanıyorsanız profesyonel destek almanız önerilir.

Edanur Ceylan
Edanur Ceylan
Edanur Ceylan, Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lisans eğitimi sürecinde çeşitli alanlarda gözlemler yapmış ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kısa süreli bir staj deneyimi edinmiştir. Rehabilitasyon merkezinde özel çocuklar ile aktif bir şekilde çalışmaktadır. Psikolojiyi sade ve anlaşılır bir dille aktarmayı amaçlayan Ceylan, yazılarında bireylerin psikolojik farkındalığını artırmayı hedeflemektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar