Yaşamın İlk Aynası: Aile ve Kariyer İnşası
Çocuğun kendini fark ettiği, rollerini üstlenmeye başladığı, sosyal ilişkiler kurduğu ve mesleki farkındalıkları kazandığı ilk yer ailesidir. Bireyin gelişim yolculuğunda aile, yalnızca bir sığınak değil; aynı zamanda dış dünyayı tanıdığı, potansiyelini keşfettiği ilk aynadır. Kariyer adımları bireysel olarak gözükse de çocuğun kendi tercihlerini seçmesinde ebeveynin etkisi ve rolü bulunmaktadır. Lise seçimi ile başlayan bu adımlar kişinin ergenlik döneminde kritik zamanlara denk gelmektedir. Ailenin bu sürece olumlu ya da olumsuz müdahaleleri doğrudan ya da dolaylı olarak lise seçimini ve kariyer tercihlerini etkilemektedir (Bacanlı, Eşici, & Özünlü, 2013).
Gelecek planlaması, tek bir sınav puanına sığdırılamayacak kadar karmaşık ve çok katmanlı bir yapıdır. Meslek seçimini etkileyen diğer faktörler; yetenek, ilgi, değer, aile, çevresel (Savickas, 1991; Kuzgun, 2004), yasalar, ekonomik düzey, ülkenin yönetim şekli, şanstan (Korkut-Owen, 2008) ve biyolojik (cinsiyet, yaş vb.) (Super & Knasel, 1981) faktörlerdir (Korkut-Owen ve diğerleri, 2012). Bu doğrultuda öğrenciler meslek ve kariyer seçiminde kişisel özellikler, mikro çevre ve makro çevreden doğrudan ya da dolaylı birçok faktörden etkilenmektedir. Tam da bu noktada ebeveynlerin üstlendiği rol, öğrencilerin kendi geleceğine yön verirken hissettiği güvenin ya da yaşadığı baskının ana belirleyicisi haline gelmektedir.
Ebeveyn Stillerinin Tercih Masasına Yansıması
Çocukluktan itibaren bireyin kişilik gelişimi için ebeveyn stili önemlidir. Bireylerin farklılıklarının bir sebebi de ebeveyn stillerindeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Tercih döneminde masaya oturan ebeveynlerin sergilediği tutumlar, yıllar içinde oluşturdukları yetiştirme tarzlarının bir aynasıdır:
- Otoriter Tutum: Otoriter ebeveynlerin yetiştirdiği çocukların üzerinde ailenin yarattığı baskı, kendi isteklerine göre kariyer seçimi yapma isteğini hemen bastırmaktadır. Bu tutumun sonucunda bireyde çekingenlik, duygu ve düşüncelerini rahat ifade edememe ve otoritenin olmadığı durumlarda ise aykırı davranışlar gelişebilmektedir. Ebeveynler koşulsuz şartsız çocuğun kurallara uymasını beklemektedir.
- İzin Verici / İhmalkar Tutum: İzin verici boyuta baktığımızda, Maccoby ve Martin’in (1983) bu ebeveynleri ilgisiz ve ihmalkar olarak nitelediğini görmekteyiz. Bu şekilde yetişen çocukların akademik anlamda diğerlerine göre başarısının daha düşük olabileceği ve dürtü kontrolünün zayıf olacağı düşünülmektedir (Kuzgun, 1991).
- Aşırı Koruyucu Tutum: Aşırı koruyucu tutumda ise çocuğun olgunlaşmasını engelleyecek bir düzeyde bağlılık ve bebekleştirme bireyin sosyal ilişkilerini zedelemektedir. Bu tutum sergileyen ailelerin çocuklarında düşük girişimcilik, daha az risk alma isteği ve kendine güvenden yoksunluk görülmektedir.
- Demokratik ve Dengeli Tutum: Yapılan birçok araştırma, otoriter bağlanma stilinin çocukta olumsuz sonuçlara yol açtığını, demokratik-denge stilinin ise olumlu etkileri olduğunu saptamıştır. Demokratik-denge stilinde özsaygınlık, özdenetim, sorumluluk duygusu ve kariyer gelişimine olumlu etkileri olduğu çalışmalarda görülmektedir (Buri, Louiselle, Misukanis ve Mueller, 1988; Spera, 2005; Gagnon ve diğerleri, 2014).
Çocuk yetiştirme stilleri ebeveyninin tutumu, geliri, eğitim düzeyi ve yaşanılan toplumun kültüründen etkilenmektedir (Spera, 2005).
Geçmişin Yükünü Taşımak: Ebeveyn Deneyimlerinin Dayatması
Tercih dönemleri her ailede olmasa da oldukça yaygın bir şekilde gergin ve stresli geçen süreçlerdir. Ailenin ekonomik yapısı, kültürel bakış açısı, öğrencinin gideceği şehir ve bu doğrultuda hayatının kalanını etkileyen faktörler masaya yatırıldığında kaygı dozu doğal olarak artar. Ancak bu süreçte en büyük risklerden biri, ebeveynlerin kendi bitmemiş işlerini veya geçmiş tecrübelerini gençlerin üzerine aktarmalarıdır.
Anne ve babaların geçmiş olumlu veya olumsuz deneyimlerini öğrencilere bir dayatma olarak aktarmaları, gencin kişilik gelişimi ve kariyer oluşumu aşamasında büyük zararlar vermektedir. Anne babaların çocuklarının kariyer gelişimlerine destek olabilmeleri için kariyer süreçlerini iyi bilmeleri gerekmektedir. Ebeveynler kariyer konusunda yeterli bilgi sahibi olmadıklarında çocuklarını yanlış yönlendirecek ve gerçek anlamda destek olamayacaklardır. Anne babaların öncelikle çocuklarını tanıması; ilgi, yetenek ve tutumlarını keşfetmeleri gerekmektedir. Günümüzde anne babalar çocuğun özelliklerini göz ardı ederek toplumsal değerlere ağırlık veren bir anlayışla kendi isteklerine göre yönlendirme yapabilmektedir (Kapkıran, 2016).
Kariyer gelişim süreci bireyin doğumundan itibaren başlayıp ölümüne kadar devam eden bir süreç olarak görülmesine (Ginzberg, Ginsburg, Axelrad ve Herma, 1951; Super, 1990) rağmen ortaöğretim öncesi dönemde kariyer gelişimine ilişkin çalışmaların ülkemizde oldukça sınırlı değişkenlerle yapıldığı görülmektedir. Bu eksiklik, tercih döneminde anlık ve kaygı temelli kararların alınmasına zemin hazırlamaktadır.
Tercih Sürecinde Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) ve Doğru Kararlar
Puan odaklı hengamenin içerisinde hem ailelerin hem de gençlerin sakin kalabilmesi için “bilinçli farkındalık” kavramı hayati bir rol oynar. Bilinçli farkındalık kavramı çok eski bir kökene sahip bir kavramdır. Bilinçli farkındalıkta dikkat, belli deneyimler doğrultusunda hassasiyet gösterdiğimiz odaklanma sürecidir (Germer, Siegel, & Fulton, 2013; Özyeşil, Arslan, Kesici, & Deniz, 2011).
Tanımlamaların ötesinde bilinçli farkındalık önyargı, dikkat, hatırlama ve nesnellik kavramlarına ek özellikler de barındırmaktadır. Germer, Siegel ve Fulton’a (2013) göre bilinçli farkındalığın sekiz özelliği bulunmaktadır. Bu özelliklere göre bilinçli farkındalık; kavramsal olmayan, şimdiye odaklı, yargılayıcı olmayan, kasıtlı, katılımcı gözlemi gerektiren, sözel olmayan, keşfe dayalı ve özgürleştiricidir.
Üniversite tercihi öğrencilerin geleceğini etkileyen önemli bir karar sürecidir. Bilinçli farkındalık ve kariyer ana temalarında yapılan araştırmalarda bilinçli farkındalığın iş yaşamında refah seviyesini arttırdığı bulunmuştur. Asthana (2021) çalışmasında işletme okullarında öğrencilere öğretilen iş analizi ve karar vermede bilinçli farkındalığın etkisini araştırmıştır. Tercih masasında yargılayıcı olmayan, şimdiye odaklanan ve özgürleştirici bir bilinçli farkındalık tutumu benimsemek; hem ebeveynin kaygısını düşürecek hem de gencin kendi potansiyeline uygun nesnel kararlar almasını sağlayacaktır.
Baskıdan Desteğe: Güvenli Bir Liman Olabilmek
Tercih dönemi, yalnızca bir sıralama listesi oluşturma süreci değil; gençlerin yetişkinliğe adım atarken kendi sorumluluklarını üstlenme sınavıdır. Ailenin ekonomik yapısı ve kültürel faktörler sınırları belirlese de bu sınırlar dahilinde çocuğa sunulacak kapsayıcı ve destekleyici bir rol, öğrenciyi yatıştıracak en temel unsurdur.
Kendi gerçekleşmemiş hayallerini çocuğun listesinde aramayan, geçmiş başarısızlıklarının kaygısını gençlere yüklemeyen, ilgilerini ve yeteneklerini objektif bir şekilde keşfetmelerine rehberlik eden ebeveynler; sürecin kriz yerine bir gelişim fırsatına dönüşmesini sağlar. Unutulmamalıdır ki tercih masasında sağlanan demokratik ve destekleyici tutum, gencin sadece doğru bir üniversiteye değil, hayatı boyunca kendi kararlarının arkasında durabilen özsaygısı yüksek bir bireye dönüşmesine hizmet edecektir.
Kaynakça
- Asthana, A. N. (2021). Effectiveness of mindfulness in business education: Evidence from acontrolled experiment. The International Journal of Management Education, 19(2), 1-13.Erişim adresi: https://doi.org/10.1016/j.ijme.2021.100492
- Bacanlı, F., Eşici, H., & Özünlü, M. B. (2013). Kariyer karar verme güçlüklerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 4(40), 198-211.
- Buri, J. R., Louiselle, P. A., Misukanis, T. M., & Mueller, R. A. (1988). Effects of parental authoritarianism and authoritativeness on self-esteem. Personality and Social Psychology Bulletin, 14(2), 271-282.
- Germer, C. K., Siegel, R. D., & Fulton, P. R. (2013). Mindfulness and psychotherapy. The Guilford Press.
- Ginzberg, E., Ginsburg, S.W., Axelrad, S., ve Herma, J. (1951). Occupational choice: Anapproach to a general theory. New York: Columbia Universty Press.
- Korkut Owen, F. (2008). Mesleki seçimleri etkileyen ana etmenler, (R. Özyürek Ed). Kariyer Yolculuğu, 1-23, Ankara: Ulusal Ajans
- Kapıkıran, Ş. (2016). Ebeveyn akademik başarı baskısı ve desteği ölçeğinin psikometrikdeğerlendirmeleri ve yapısal geçerlik: ortaokul ve lise öğrencileri. Ege Eğitim Dergisi,17(1), 62-83.
- Korkut-Owen, F., Kepir, D. D., Özdemir, S., Ulaş, Ö., & Yılmaz, O. (2012). Üniversite öğrencilerinin bölüm seçme nedenleri. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 8(3), 135-151.
- Kuzgun, Y. (1972). Ana-baba tutumlarının kendini gerçekleştirme düzeyine etkisi.(Yayınlanmamış Doktora Tezi). Ankara: Hacettepe Üniversitesi.
- Savickas, M. L., & Jarjoura, D. (1991). The career decision scale as a type indicator. Journal of Counseling Psychology, 38(1), 85.
- Spera, C. (2005). A review of the relationship among parenting practices, parenting styles, and adolescent school achievement. Educational psychology review, 17(2), 125-146.
- Super, D. E.,& Knasel, E. G. (1981). Career development in adulthood: Some theoreticalproblems and a possible solution. British Journal of Guidance and Counselling, 9(2), 194-201.Erişim adresi: https://doi.org/10.1080/03069888108258214


