Cumartesi, Temmuz 4, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

KARNE HEDİYESİ Mİ, BAŞARI BASKISI MI?

Karne dönemi yaklaştığında pek çok evde benzer cümleler duyulur. “Takdir getirirsen bisiklet alacağım.” “90’ın üstüne çıkarsan telefon senin.” “Bu dönem teşekkür alırsan tatile gideriz.” İlk bakışta masum görünen bu cümleler, aslında çocukların başarıya bakışını farkında olmadan şekillendirebilir. Çünkü çocuk gelişimi ve eğitim psikolojisi alanındaki araştırmalar, ödülün yalnızca davranışı artırıp artırmadığıyla değil, hangi davranışı pekiştirdiğiyle de ilgilenir.

Ödül gerçekten işe yarıyor mu? Davranışçı öğrenme kuramına göre, bir davranışın ardından verilen ödül, o davranışın tekrar edilme olasılığını artırır. Ancak bunun etkili olabilmesi için ödülün davranıştan kısa süre sonra verilmesi gerekir. Bu nedenle eğitimde doğru zamanda verilen pekiştireçler, yeni davranışların kazandırılmasında önemli bir araçtır.

Fakat burada asıl soru şudur: Biz tam olarak neyi ödüllendiriyoruz? Çocuğun gösterdiği çabayı mı? Yoksa sadece ortaya çıkan notu mu?

Sorun ödül vermek değil, sonucu ödüllendirmek İçsel motivasyon üzerine yapılan araştırmalar, çocukların öğrenmeyi sevdikleri için değil de ödül almak için çalışmaya başladıklarında öğrenmenin ikinci plana düşebildiğini göstermektedir. Beklenen ödüller zamanla çocuğun dikkatini öğrenmeden uzaklaştırıp ödüle yöneltebilir.

Karne hediyelerinde de benzer bir durum yaşanabilir. Çocuk artık; “Bugün ne öğrendim?” diye düşünmek yerine, “Bu not bana hangi hediyeyi kazandıracak?” diye düşünmeye başlayabilir. Böylece öğrenme, amaç olmaktan çıkar, ödüle ulaşmanın aracı hâline gelir.

Süreç değil, sonuç önemli mesajı Karneye bağlanan ödüller çoğu zaman istemeden şu mesajı verir: “Takdir edilmeye değer olan şey emek değil, sonuçtur.” Oysa eğitim yalnızca ulaşılan puandan ibaret değildir. Bir çocuk aylarca büyük emek verebilir, düzenli çalışabilir, eksiklerini tamamlayabilir ve kaygısını yönetmeye çalışabilir. Ancak sınav günü yaşadığı yoğun heyecan nedeniyle beklediği puanı alamayabilir. Başka bir çocuk ise yeterince hazırlanmadığı hâlde sınav sırasında kopya çekerek yüksek not alabilir. Eğer aile yalnızca karneye bakıp ödül veriyorsa, çocuk şu sonucu çıkarabilir: “Nasıl yaptığım önemli değil. Yeter ki yüksek not getireyim.” İşte tam bu noktada ödül, çalışmayı değil; yalnızca sonuca ulaşmayı pekiştirmiş olur.

Davranışçı öğrenme kuramı bize ödülün davranışı güçlendirdiğini söyler. Ancak hangi davranışı güçlendirdiğimiz, en az ödülün kendisi kadar önemlidir.

Peki çocuk ne öğreniyor? Çocuk bazen farkında olmadan şu inançları geliştirebilir: “Başarılıysam değerliyim.” “Düşük not alırsam sevilmem.” “Takdir görmek için mutlaka kazanmalıyım.” Bu inançlar zamanla yalnızca okul başarısını değil, benlik algısını da etkileyebilir. Oysa not, çocuğun kişiliğini, karakterini, ahlakını ya da potansiyelini ölçmez. Karne yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansa ilişkin sınırlı bir geri bildirimdir.

Çocukların ihtiyacı olan şey Araştırmalar, çocukların seçim yapabildikleri, hata yapmaktan korkmadıkları ve çabalarının fark edildiği ortamlarda içsel motivasyonlarının daha güçlü geliştiğini göstermektedir. Belki de karne günü çocuğa verilebilecek en değerli hediye; “Bu dönem ne öğrendiğini birlikte konuşalım.” demektir. Eksiklerini birlikte değerlendirmek, gösterdiği emeği görmek, çabasını takdir etmek ve ona koşulsuz sevildiğini hissettirebilmektir.

Çünkü çocukların değeri not ortalamalarıyla değil; meraklarıyla, emekleriyle, karakterleriyle ve insan oluşlarıyla ölçülür.

Yeni yazılarda buluşmak üzere, PSk. Esra Taşkın.

Esra Taşkın
Esra Taşkın
Ben Esra Taşkın, 2025 yılında Balıkesir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Akabinde şu anda çalışmakta olduğum kurumda psikolog olarak göreve başladım. Lisans hayatım boyunca akademik olarak bir tübitak projesi, lisans bitirme tezi, ve çeşitli pilot çalışmalar yaptım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar