Perşembe, Ağustos 6, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Ruh Sağlığında Yeni Bir Paradigma: Yapay Zeka Temelli Psikoterapiler ve Tutumlar

Ruh sağlığı alanında bireylerin psikoterapi almasının önünde pek çok engel olabilir. Bunlar arasında sosyal damgalanma, yüksek maliyetler, fiziksel erişilebilirlik gibi konular yer almaktadır. Tam da bu noktada, söz konusu sorunları aşabilmek amacıyla geliştirilen yapay zeka teknolojileri 7/24 erişilebilir olması, coğrafi sınırları aşıp her yerde hizmet sunması gibi birtakım avantajlara sahiptir (Keung ve So, 2025). Öte yandan özellikle sosyal damgalanma korkusu yaşayan ve utanç verici deneyimlerini yüz yüze bir uzmanla paylaşmaktan çekinen bireyler için yapay zeka temelli psikoterapilerin sunduğu anonimlik, psikolojik yardım arama davranışını kolaylaştıran bir yerde durmaktadır (Aktan ve ark., 2022).

Peki son yıllarda adını sıkça duyduğumuz yapay zeka temelli psikoterapi tam olarak nedir?

Aslında yapay zeka temelli psikoterapiler, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında sıklıkla kullanılmaya başlanmış, çevrimiçi çalışma ve hizmet sunma eğiliminin artmasıyla birlikte gündeme gelmiştir. Bu süreçle beraber, geleneksel yüz yüze psikoterapiye ek olarak çevrimiçi ortamda ulaşılabilirliği daha kolay olan psikoterapi anlayışı gelişmeye başlamıştır. Dolayısıyla, bireylerin psikolojik destek ihtiyaçlarının sohbet robotları, mobil destekli dijital terapi uygulamaları ve fiziksel terapi robotları gibi uygulamalarla çevrimiçi ortamda karşılanması amaçlanmaktadır. Nitekim bu uygulamalar günümüzde giderek daha fazla kullanılmaktadır (Öztürk, 2025).

Bütün bunlara bağlı olarak, yapay zeka temelli psikoterapilere yönelik tutumların nasıl şekillendiği de merak konusudur. Alan yazın incelendiğinde, bu konuya ilişkin tutumların hem uzman olmayan kişiler hem de uzman olan kişiler tarafından değerlendirildiği görülmüştür (Öztürk, 2025). Uzman olmayan kişilerin tutumlarına bakıldığında, Aktan ve arkadaşlarının (2022) yaptıkları çalışmaya göre katılımcıların %55’i yapay zeka temelli psikoterapilere yönelik olumlu bir tutum sergilerken, cinsiyet ve yaşın da önemli bir yerde durduğu dikkati çekmektedir. Örneğin bu çalışmada erkek katılımcıların kadın katılımcılara kıyasla terapiye yönelik daha olumsuz tutumlar içinde olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde, Alanzi ve arkadaşlarının (2024) yaptıkları çalışmada ise 18-30 yaş arasındaki genç yetişkinlerin yapay zeka temelli psikoterapileri diğer yaş gruplarına göre daha güvenilir buldukları belirtilmiştir.

Uzmanların tutumlarına bakıldığında ise, çok daha karmaşık tutum ve görüşlerin olduğu heterojen bir tabloyla karşılaşılmaktadır. Çoğu uzmanın ilk tepkisi temkinli ve olumsuz olsa da bazıları bu konuda tam tersi bir görüşe sahiptir ve yapay zekanın psikoterapilerde kullanılmasını faydalı bulmaktadır (Öztürk, 2025). Ancak yapılan çalışmaların ortak paydası, bu teknolojilerin insan terapist kadar empatik olamayacağını ve insan terapistin yerini alamayacağını vurgulamaktadır (Doraiswamy ve ark., 2020; Gültekin ve Şahin, 2024). Bununla birlikte, yapay zeka danışanların tanılanmasına yardımcı olduğunda, belgeleri düzenlediğinde ve tıbbi kayıtları yönettiğinde yani bir “klinik asistan” olarak görev yaptığında daha faydalı olacağı düşünülmektedir (Doraiswamy ve ark., 2020). Sonuç olarak yapay zekanın psikoterapideki rolü hakkında uzmanlar arasında henüz tam bir fikir birliğine varılamadığı söylenebilir.

Sonuç

Özetle, yapay zeka temelli psikoterapiler ruh sağlığı alanında gittikçe daha önemli hale gelmektedir. Bir yandan geleneksel psikoterapinin önündeki engellerden olan sosyal damgalanma, yüksek maliyet ve erişilebilirlik, bu teknolojilerin sunduğu anonimlik ve ulaşılabilirlik ile aşılmaktadır. Her ne kadar avantajı olsa da dezavantajı da bulunan yapay zeka temelli psikoterapiler, uzman ve uzman olmayan kişiler tarafından farklı şekillerde değerlendirilmiştir. İnsan terapistin sağlayabileceği empati, terapötik ittifak gibi durumlar henüz bu teknolojiler tarafından tam anlamıyla karşılanamamaktadır. Bu konuda olumlu tutuma sahip olan bireyler olsa da yapay zeka temelli psikoterapiler, tanı koyma sürecini hızlandıran, terapistin yükünü hafifleten ve seans aralarında danışanı destekleyen bir klinik asistan olarak konumlandırılmalıdır. Özellikle gelecekte, yapay zeka temelli psikolojik müdahalelerin etik çerçevesinin net bir şekilde çizilmesi ve veri güvenliğine yönelik önlemler alınması olumsuz tutumların önüne geçilmesinde önemli bir yerde durabilir.

Kaynakça

  • Aktan, M. E., Turhan, Z. ve Dolu, İ. (2022). Attitudes and perspectives towards the preferences for artificial intelligence in psychotherapy. Computers in Human Behavior, 133, https://doi.org/10.1016/j.chb.2022.107273 Alanzi, T. M., Alharthi, A., Alrumman, S., Abanmi, S., Jumah, A., Alansari, H., Alharthi, T., Alibrahim, A., Algethami, A., Aburass, M., Alshahrani, A. M., Alzahrani, S., Alotaibi, B., Magadmi, T. ve Almasodi, M. S. (2025). ChatGPT as a psychotherapist for anxiety disorders: An empirical study with anxiety patients. Nutrition and Health, 31(3), 1111-1123.
  • Doraiswamy, P. M., Blease, C. ve Bodner, K. (2020). Artificial intelligence and the future of psychiatry: Insights from a global physician survey. Artificial Intelligence in Medicine, 102, https://doi.org/10.1016/j.artmed.2019.101753
  • Gültekin, M. ve Şahin, M. (2024). The use of artificial intelligence in mental health services in Turkey: What do mental health professionals think? Cyberpsychology: Journal of Psychosocial Research on Cyberspace, 18(1). https://doi.org/10.5817/CP2024-1-6
  • Keung, W. M. ve So, T. Y. (2025). Attitudes towards AI counseling: the existence of perceptual fear in affecting perceived chatbot support quality. Frontiers in Psychology, 16, 1538387.
  • Öztürk, B. (2025). Attitudes of artificial intelligence and artificial intelligence-based psychotherapies: A study involving three different fields. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Başkent Üniversitesi.
Bengü İMİRHOR
Bengü İMİRHOR
Bengü İMİRHOR, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2024 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisans döneminde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Rehber Klinik gibi çeşitli yerlerde stajlarını başarıyla tamamlayarak deneyim elde etmiştir. TÜBİTAK projesine katılarak akademik çalışmalara katkıda bulunmuştur. Şu anda yüksek lisans yapan yazar, eğitimler alarak kendini geliştirmeye devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar