Çarşamba, Ağustos 12, 2026

Haftanın En Çok Okunanları

Son Yazılar

Sessiz Şiddet: Zorbalık ve İstismarın Görünmeyen Yüzü

İstismar ve zorbalık, çoğu zaman yalnızca “bir olay” gibi görünür. Oysa gerçekte, görünenden çok daha derin, çok katmanlı ve çoğu zaman fark edilmeyen bir sürecin sonucudur. Bugün konuştuğumuz bu konu, sadece bireysel davranışları değil; toplumsal normları, güç ilişkilerini ve sessiz kalınan alanları da içine alır.

Örneğin son zamanlarda sosyal medyada sıkça gördüğümüz bir durumu düşünelim: Bir çocuğun okulda kilosu, dış görünüşü ya da konuşma şekli üzerinden sürekli alay edilmesi… İlk bakışta “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diye geçiştirilen bu durum, aslında zorbalığın en tipik örneklerinden biridir. Çünkü burada kasıt vardır, tekrar vardır ve en önemlisi bir güç dengesizliği vardır. Bir grup çocuğun bir çocuğu hedef alması ya da fiziksel olarak daha güçlü birinin daha zayıf birine yönelmesi gibi.

Ya da dijital dünyadan bir örnek: Bir ergenin fotoğrafının izinsiz şekilde paylaşılması, altına aşağılayıcı yorumlar yazılması, sahte hesap açılarak küçük düşürülmesi… Bu artık sadece zorbalık değil, aynı zamanda ciddi bir psikolojik travma ve hukuki bir ihlaldir. Çünkü siber zorbalık, anonimlik ve yayılma hızı nedeniyle etkisi katlanarak artan bir şiddet biçimidir.

Duygusal İstismar ve İlişkilerdeki Kontrol Mekanizmaları

İstismar ise çoğu zaman daha sessiz, daha görünmeyen bir alanda ilerler. Örneğin bir çocuğun sürekli “sen hiçbir şeyi beceremezsin” gibi ifadelerle büyütülmesi… Bu fiziksel bir şiddet değildir ama duygusal istismardır. Ya da bir ergenin partneri tarafından sürekli kontrol edilmesi, kimlerle konuştuğunun denetlenmesi, kıskançlık adı altında özgürlüğünün kısıtlanması… Bu da romantik ilişki içinde normalleştirilen bir istismar örneğidir.

Son dönemde özellikle dikkat çeken bir başka durum da şu: Sosyal medyada ifşa kültürü. İnsanların özel mesajlarının, görüntülerinin ya da geçmişlerinin izinsiz şekilde paylaşılması… Bu tür durumlar yalnızca “linç” değildir; aynı zamanda kişinin psikolojik bütünlüğüne ciddi zarar veren, utanç ve suçluluk duygularını tetikleyen travmatik deneyimlerdir. Ve çoğu zaman mağdur, yaşadığını ifade etmekte zorlanır çünkü suçluluk duygusu ona aitmiş gibi hissettirilir.

Normalleşme Tehlikesi ve Travmanın Kalıcı İzleri

İstismar ve zorbalığın en tehlikeli yönlerinden biri de burada başlar: Normalleşme.

“Şaka yaptık.” “Abartıyorsun.” “Herkes böyle büyüdü.”

Bu cümleler, aslında travmanın üzerini örten en güçlü mekanizmalardır.

Çocukluk döneminde maruz kalınan bu tür deneyimler, yalnızca o anla sınırlı kalmaz. Örneğin zorbalığa uğrayan bir çocuk, ilerleyen yıllarda ya daha içe kapanık, kaygılı ve düşük benlik saygısına sahip bir birey olabilir ya da tam tersi, öğrendiği bu güç modelini tekrar ederek zorba rolüne geçebilir. Aynı şekilde çocuklukta istismara maruz kalan bireylerin, yetişkinlikte sağlıksız ilişkilere yönelme riskinin arttığını biliyoruz. Çünkü kişi, bildiği ilişki biçimini “normal” zanneder.

Fark Etmek: Görünmeyen Yaraları İyileştirme Adımı

Bugün baktığımızda zorbalık ve istismar yalnızca okulda ya da evde değil; iş yerinde, sosyal medyada, ilişkilerde, hatta gündelik iletişim dilimizin içinde bile yer alabiliyor. Örneğin bir iş yerinde sürekli küçümsenen, değersiz hissettirilen bir çalışan… Bu bir mobbingdir. Ya da bir ilişkide sürekli manipüle edilen, suçluluk hissettirilerek kontrol edilen bir birey… Bu duygusal istismardır.

Tüm bu örnekler bize şunu gösteriyor: İstismar ve zorbalık, sadece “kötü insanların yaptığı şeyler” değildir. Bazen fark etmeden sürdürülen, bazen de sessiz kalındığı için büyüyen bir sistemdir.

Bu yüzden en kritik nokta fark etmektir. Bir davranışın şaka mı, zorbalık mı olduğunu ayırt edebilmek… Bir ilişkinin sevgi mi, yoksa kontrol mü içerdiğini görebilmek…

Ve en önemlisi şu soruyu sorabilmek: “Bu davranış karşımdaki kişiye zarar veriyor mu?” Çünkü görünmeyen yara, çoğu zaman en derin olandır.

Selin Sölek
Selin Sölek
Selin Sölek, Lisans eğitimini İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Sonrasında Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını bitirerek Uzman Klinik Psikolog ünvanını almıştır. Sas Metodu Yetkili Uygulayıcısıdır. Selin Sölek Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde Psikoloji alanında hizmet vermektedir. - Doç. Dr. Itır Tari Cömert tarafından yürütülen Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi almıştır - Dr. Cem Keçe tarafından yürütülen Cinsellik, Cinsel Terapi ve Cinsel Tedaviler Eğitimi almıştır - Psikoloji Akademisi tarafından yürütülen Çocuklarda Görülen Uyum-Davranış Bozuklukları ve Çocuklarla Görüşme Teknikleri Eğitimi almıştır - Psikoloji Akademisi tarafından yürütülen Çocuk ve Okul Odaklı Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Uygulama Eğitimi almıştır. -Elif Macit Eğitim Akademisi (Psk. Dan. ve Eğitmen Elif Macit) tarafınsan yürütülen Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitimini almıştır. - Psikoloji Akademisi tarafından yürütülen Çocuk Değerlendirme Testleri Uygulayıcı Eğitimine katılmıştır almıştır. - Vrpsiko Sanal Gerçeklik Terapi uygulayıcısıdır. - Psikoloji Akademisi tarafından yürütülen Çocuk Resim Analizi ve Çocuk Çizim Teknikleri Uygulayıcı Eğitimine katılmıştır almıştır. - Moxo Dikkat Testi Süpervizyon Eğitimine katılmıştır. - Çocukların psikolojik gelişimini takip etmek isteyen ''anne ve babalara'' ebeveyn danışmanlığı yapmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Yazılar